Çin ve Hindistan ABD’nin Baskısıyla Yakınlaşıyor

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, 31 Ağustos 2025'te Çin'in Tianjin kentinde Çin Devlet Başkanı ve ÇKP Genel Sekreteri Sayın Xi Jinping ile görüştü.(Fotoğraf: Wikimedia)
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, 31 Ağustos 2025’te Çin’in Tianjin kentinde Çin Devlet Başkanı ve ÇKP Genel Sekreteri Sayın Xi Jinping ile görüştü.(Fotoğraf: GODL-India, Wİkimedia)

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 31 Ağustos’ta Hindistan Başbakanı Narendra Modi’yi Tianjin’de ağırladı. Liderler, Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi öncesinde, iki ülke arasındaki siyasi gerginliği azaltmak amacıyla bir görüşme gerçekleştirdi.

Görüşmede öncelikle Xi, sınır anlaşmazlıklarının ilişkileri etkilememesi gerektiğini vurguladı. Çin, Hindistan ile stratejik ortaklık kurmak istediğini net şekilde ifade etti. Modi ise sınırda barış ve istikrarın, ilişkilerin temelini oluşturduğunu belirtti.

2020’de Galwan Vadisi’nde yaşanan çatışmalar, ikili ilişkileri ciddi şekilde zedelemişti. En az 20 Hint askeri yaşamını yitirmiş, Çin asker kayıplarına dair net bilgi vermemişti. Bu olay, iki ülkenin karşılıklı güvenini ciddi biçimde sarstı.

Ancak zamanla ilişkilerde yumuşama işaretleri görüldü. Örneğin Ekim 2024’te iki ülke, sınır devriyesi anlaşmasına vardı. Ardından Temmuz 2025’te Hindistan Dışişleri Bakanı Pekin’i ziyaret etti. Bu ziyareti, Çinli diplomat Wang Yi’nin Yeni Delhi ziyareti izledi.

Modi’nin dünkü Çin ziyareti, kritik bir döneme denk geldi. Çünkü ABD, Hindistan’ın Rus petrolü alımına tepki olarak aldığı bir kararla, Hindistan’a %25 ek gümrük vergisi uygulamaya başladı. Bu artışla birlikte ABD’nin uyguladığı toplam tarife oranı %50’ye ulaştı.

Hindistan’dan ABD’ye Tepki: Dış Politikada Bağımsızlık Vurgusu

Hindistan, bu yaptırımı “haksız” ve “mantıksız” bulduğunu açıkladı. Modi, Çin ile ilişkilerin üçüncü taraf ülkeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Hindistan’ın bağımsız dış politika anlayışına bağlı kaldığını vurguladı.

Hindistan, Çin ile ticaret ve yatırım ilişkilerini geliştirmek istiyor. Ancak bu süreçte özellikle ikili ticaret açığı büyük bir problem olarak görülüyor. 2023-2024 mali yılında bu açık 99,2 milyar dolara ulaştı.

Aynı dönemde Çin, Hindistan’ın en büyük ticaret ortağı haline geldi. Bu durum, Hindistan’ın ABD ile ticaretinin zayıflamasıyla daha da önem kazandı. Hindistan, ekonomik dengeyi sağlamak için yeni stratejiler arıyor.

Çin Güney Yarımküreyi Kendi Eksenine Çekmeyi Hedefliyor

Bu gelişmelerin arkasında Çin’in daha geniş bir jeopolitik hedefi bulunuyor. Uzmanlara göre Pekin, Güney Yarımküre ülkelerini ABD’ye karşı kendi eksenine çekmek istiyor. Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformları bu amaçla kullanıyor.

Çin, ABD’ye karşı ortak cephe kurmak için dünya çapında ekonomik iş birliklerini öne çıkarıyor. Özellikle ticaret ve altyapı projeleri üzerinden etkisini artırmayı hedefliyor. Pekin, bu stratejiyi Güney Yarımküre ülkelerinde yaymak istiyor.

Öte yandan Hindistan, yeniden bağlantısızlık politikasına yöneldi. Bu yaklaşım, ülkeye diplomatik manevra alanı kazandırdı. Böylece Hindistan, hem ABD hem Çin ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor.

Sonuç olarak Çin ve Hindistan, ilişkileri yeniden şekillendirmek istiyor. Ancak sınır sorunları, ticaret açığı ve küresel baskılar süreci karmaşıklaştırıyor. Buna rağmen iki ülke lideri, diyaloğu sürdürme konusunda istekli görünüyor.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.