
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 25 Mart’ta aldığı kararla, Afrika kökenli insanların köleleştirilmesini insanlığa karşı en ağır suç olarak tanımladı. BM’nin ayrıca devletlere tazminat çağrısı yapması, kölelik tazminatı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Oylamada 123 ülke karara destek verirken, ABD, İsrail ve Arjantin karşı oy kullandı. Öte yandan AB’ye üye 27 ülke ile birlikte Birleşik Krallık, Fransa ve İspanya çekimser kaldı.
Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama, ülkesinin sunduğu tasarıya tam destek verdi. Mahama, milyonlarca Afrikalının yüzyıllar boyunca köleleştirildiğini belirtti. Ayrıca bu durumun tarihsel bir sorumluluk doğurduğunu ifade etti.
Karar, devletlerin uluslararası hukuka göre sorumluluk taşıdığını ve bu nedenle zararların giderilmesi gerektiğini belirtiyor. BM ayrıca tazminatın çeşitli yollarla sağlanabileceğini ifade ediyor.
ABD’nin BM temsilcisi Dan Negrea karara karşı çıkarak, geçmişte yasal olmayan bir durum bulunmadığını iddia etti. Ayrıca suçlar arasında sıralama yapılmasına itiraz etti.
Genel Kurul kararları bağlayıcı nitelik taşımamakla birlikte uluslararası tartışmalar üzerinde etkili oluyor. Bu nedenle BM kölelik tazminatı konusu diplomatik gündemde yer alıyor.
Birleşik Krallık temsilcisi açıklama yaparak köleliğin ağır sonuçlarını kabul etti. Bununla birlikte metnin bazı yönlerine katılmadığını belirtti. Ayrıca tarihi olayların tek taraflı yorumlandığını ifade etti. Birleşik Krallık geçmişte köle ticareti yaptı; ancak 1807 yılında köle ticaretini yasakladı. Buna rağmen köleler 1838 yılına kadar tamamen özgürleşmedi.
Son olarak Avrupa Birliği adına konuşan temsilci, denge vurgusu yaparak, kararın tarihsel olayları tek yönlü ele aldığını belirtti. BM kölelik tazminatı konusu uluslararası tartışmalarda yerini koruyor.