
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, kurulması gündemde olan yeni partiye ilişkin açıklamalarda bulundu.
CHP’de mutlak butlan kararıyla genel başkanlığa Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesinin ardından Özgür Özel yeni parti hazırlıklarına ilişkin Sözcü TV yayınında konuştu.
CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, Sözcü TV’de katıldığı 15 Temmuz Liderler Özel programında, CHP’nin 15 Temmuz 2016’daki tutumunu değerlendirdi. “15 Temmuz’u o gün nasıl tanımladıysak bugün de aynı noktadayız” diyen Özel, darbe girişimi gecesi CHP’nin demokrasinin ve seçilmiş Meclis’in yanında durduğunu söyledi. Özel, darbe girişimi gecesi CHP’nin demokrasinin ve seçilmiş Meclis’in yanında durduğunu söyledi.
“Temmuz sonu veya ağustos başında resmi bir adım atılabilir”
Özgür Özel yeni parti için “Temmuz sonu Ağustos başı adım atılır. İsim ve logo çalışıyoruz. Genel kabul gören isim belli. Şimdilik ‘Yeni Parti’ diyelim” dedi. Yeni bir isim olana kadar ‘yeni parti’ diyelim” yanıtını verdi.
“Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nde birkaç hukuki mücadele veriyoruz ama hepsini bir hafta, 10-15 günlük işleri var. İşte imzaların gereğini yapmadılar. Götürdüğümüz o imzalara rağmen kurultayı yapmıyorlar. Bunun bir mahkeme süreci var. Biraz önce konuştuğumuz Yargıtay süreci var. Bir de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduğumuz, Parti Meclisi’nin düştüğü ve 40 gün içinde kurultay yapılması ile ilgili bir süreç var. Bunların hepsi bir hafta, 10-15 günlük işler.
Ondan sonra Merkez Yönetim Kurulu’nu toplayıp bir karar vereceğiz. İl başkanlarıyla, bu atanmış butlancılarla değil, seçilmiş il başkanlarımla konuşacağım. Parti Meclisimiz ile konuşacağız. Ona göre koordineli, eş zamanlı birkaç işi birlikte zaten yürütüyoruz. Bir yandan bir grup arkadaşımız yeni parti kurulumu ile ilgili, bir grup arkadaşımız mevcut bir siyasi partinin hazırda bulundurulması ile ilgili her ihtimale karşı… O zaman da anlatmıştım, bir hazırda parti lazım, baskın seçim olursa seçime girmek için. Görüşmeler falan yapıldı, o konudaki hazırlıklar yapılıyor. Bu konudaki hazırlıklar yapılıyor. Yani tüzük yazılıyor, program yazılıyor, kurucular kuruluna karar veriliyor, birtakım hazırlıklar falan yapılıyor. Temmuz ayının bitimi, ağustos ayının başlangıcıyla birlikte bu konuda resmi adımlar atılır.”

15 Temmuz darbe gecesi neler yaşandı?
Özel, 15 Temmuz akşamı Ankara’da nöbetçi Grup Başkanvekili olarak bulunduğunu anlattı. Akşam saatlerinde önce uluslararası bir ajansın muhabirinden Ankara üzerindeki F-16 hareketliliğine ilişkin telefon aldığını, kısa süre sonra da Genelkurmay Başkanlığı önünde asker ile polisin karşı karşıya geldiği bilgisinin kendisine ulaştığını belirtti. Televizyonda Boğaziçi Köprüsü’ne ilerleyen tankları gördükten sonra Ankara’daki CHP milletvekillerini genel merkeze çağırdığını söyledi.
Darbe girişiminin siyasi hedeflerinden birinin TBMM olduğunu düşündüğünü ifade eden Özel, bu nedenle Meclis’in açık tutulmasının kritik olduğunu savundu. AK Parti yöneticileriyle ve dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman’la iletişime geçerek Meclis’in toplanmasını önerdiklerini belirten Özel, “Darbeler Meclis’i kapatır. Biz de darbeye Meclis’ten direnelim istedik” dedi.
Özel, Meclis’in açılması yönündeki ilk çağrının CHP’den geldiğini, İsmail Kahraman’ın da bu öneriye destek vererek Meclis’i toplama kararı aldığını söyledi. Kahraman’ın da daha sonra bu durumu doğruladığını aktaran Özel, Meclis’in açılmasının ardından farklı partilerden milletvekillerinin kısa sürede TBMM’de toplandığını ifade etti.
CHP’li milletvekilleri Uğur Bayraktutan, Tufan Köse ve Bülent Tezcan’ın, parti çağrısından önce Meclis’e giden ilk isimler olduğunu belirten Özel, daha sonra genel merkezde yapılan değerlendirmenin ardından hep birlikte TBMM’ye geçtiklerini anlattı.
“O gece tarihin doğru tarafında yer aldık, bugün de aynı yerdeyiz.”
Özel, Meclis’in yeniden açılmasının ardından darbecilerin TBMM’yi hedef aldığını ve bombardımanın başladığını söyledi. Genel Kurul salonundaki avizelerin sallanması üzerine güvenlik gerekçesiyle milletvekillerinin sığınağa indirildiğini belirten Özel, geceyi burada geçirdiklerini ifade etti. Ayrıca CHP’nin 15 Temmuz gecesi sergilediği tutumun bugün de değişmediğini vurgulayarak, “Tarihsel tutarsızlığa sahip olmayı istemezdim. O gece tarihin doğru tarafında yer aldık, bugün de aynı yerdeyiz.
Ben o gece Meclis’e koşarak geldim. O gece buraya gelen bütün milletvekilleri canları pahasına buraya geldiler. Biz, canımız pahasına neyi savunmaya geldik? Benim canım pahasına savunmaya geldiğim şey Cumhuriyet’in en büyük kazanımı olan seçme, seçilme hakkı, sandık ve demokrasi. Yani ülkeyi seçilmişler yönetsin diye Atatürk bu ülkeyi bir tek adamı rejiminden kurtardı, getirdi bir Meclis kurdu, kurulan Meclis kurumsallaştı, çok partili rejime geçildi. Ve bütün eksikliklerine rağmen bir parlamenter demokrasi yerleşti. Onu savunmak için geldik. Çünkü eğer seçimle gelenin seçimle gittiği bir düzeniniz yoksa bugün ülkede bir iktidar vardır ve yarın darbeye açıktır. Bugün ülkede bir refah vardır, yarın yoktur. Hiçbir şeyin garantisi yoktur. Her şeyin garantisi, hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığıdır, demokrasidir. Milleti memnun olmadığını gönderebilmesidir.
O gün seçilmişlere darbe yapanların uzaklaştırmaya çalıştıkları, bugün seçilmişlere darbe yapıyorlar. O gün darbeye karşı, darbeye muhatap olan iktidar partisinin gözünün içine baktığımda 23 yıl boyunca seçim kazandığında seçim sonuçlarını baş tacı eden, ilk seçim kaybettiğinde sonucu hazmedemeyen bir anlayış görüyorum” ifadelerini kullandı.
“Bir cumhurbaşkanı adayını siyasetten menetmeye çalıştıklarını görüyorum”
15 Temmuz gecesi canı pahasına savunduğu şeyin Cumhuriyet’in en büyük kazanımı olan seçme, seçilme hakkı, sandık ve demokrasi olduğunu ifade eden Özel şunları söyledi.
“Şimdi ben o gün darbeye muhatap olan iktidar partisinin gözünün içine baktığımda, 23 yıl boyunca seçim kazandığında seçim sonuçlarını baş tacı eden, ilk seçim kaybettiğinde sonucu hazmedemeyen bir anlayış görüyorum. Ben, iktidar partisini yönetenlere baktığımda ya da onun atadıklarına baktığımda seçim sonuçlarına saygı duyan değil, ‘İstanbul’u kazanan, Türkiye’yi kazanır’ diye söyleyip sonra İstanbul’u üst üst üste üç kez kazanan, matbaası iptal edilmesine rağmen tekrar seçimde açık farkla kazanan, sonra 1 milyonun üzerinde farkla beş yıl yönettikten sonra kazanan birisini alıp hapse koymalarını, yani bir cumhurbaşkanı adayını siyasetten menetmeye çalıştıklarını görüyorum. Yani karşılarındaki rakibi hapse attıklarını görüyorum. CHP’nin başarılı belediye başkanlarını hapse attıklarını görüyorum. CHP’nin kendi seçimlerine müdahale ettiklerini, CHP’ye seçilmiş değil, atanmış bir yönetim getirdiklerini görüyorum. Ve yapılacak seçimlerde karşılarındaki bir sonraki iktidar partisini adaysızlaştırmaya, kurumsuzlaştırmaya, kuralsızlaştırmaya, lidersizleştirmeye çalıştıklarını görüyorum.”
Özgür Özel’e, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “FETÖ’nün Özgür Özel ve arkadaşlarını desteklediğini mi düşünüyorsunuz?” sorusuna “Evet, destek veriyorlar. YouTuber’lara bakın, hepsi destek veriyor” açıklaması da soruldu.
Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözlerine şöyle konuştu: “Kemal Bey buna bir kere kalkıştı. Bayramlaşmada o topladıkları kalabalığa hitap ederken, orada bir FETÖ iması yaptı. Cevabı Balyoz mağduru, içeride yıllarca yatmış, Askeri Casusluk mağduru, Ergenekon mağduru, o günlerde her ihtiyaç duyduklarında yanlarında Özgür Özel’i, Veli Ağbaba’yı, Nurettin Demir’i, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu konudaki Cezaevi Komisyonu üyelerini, Siyasi Davaları Takip Komisyonu üyelerini görenler, o günlerde işte Ali Tatar’ın kardeşi Sevgili Ahmet Tatar’ın başkanı olduğu Kumpas-Der, kumpaslara karşı kurulmuş olan Kumpas-Der’den, dönemin Genelkurmay Başkanından ve bütün FETÖ mağdurlarından aldılar. Kemal Bey’e en sert eleştiriler o günlerde ‘Herkese FETÖ’cü diyebilirsiniz de, Özgür Özel ve arkadaşlarına diyemezsiniz. FETÖ’nün en acımasız döneminde yanımızda bir tek onlar durdu’ dediler. Bunun üzerine SZC Televizyonu’nda yapılan geri almayı, telafiyi, ‘Ben onu demek istememiştim. Kendi FETÖ’cü danışmanlarım vardı onları ayıklayamamışım, onları kastettim’ gibi bir özeleştiriyi aldık, kabul ettik.
“Kemal Bey yıllarca kendisine yapılan bu ithamı döndürüp bana mı yapacakmış”
Ona bakarsan şimdi YouTuber’ların hepsi, YouTube’da yayın yapanların hepsi Kemal Bey’in karşısında. Bunların yüzde 99’u normal bağımsızken, içlerinde yüzde 1 tane, yüzde 2 tane yurt dışından yayın yapan YouTuber varsa, o da öyle bir değerlendirme yapmışsa, bu bana destekle ve benimle ilişkiyle olacak diye bir şey olabilir mi? Ona bakarsanız yıllarca Kemal Bey’e bu suçlamayı AK Parti yöneltiyordu. ‘Yurt dışındaki FETÖ’cü YouTuberlar iktidara karşı, muhalefeti desteklemeye kalkıyorlar. Kemal Bey’i destekliyorlar’ diyorlardı, ‘Bunlar FETÖ’cü’ diye. Şimdi Kemal Bey yıllarca kendisine yapılan bu ithamı döndürüp bana mı yapacakmış? Olacak şey mi? Ben bu bahçede ‘Kemal Bey’i FETÖ’cüler destekliyor, yurt dışından YouTuberlar destekliyor’ iddialarına cevap vermekle geçti benim ömrüm.
“FETÖ’cülerin hedefi olan, FETÖ’cülerin saldırısına uğrayan birisine bu attıkları çamur yapışmaz“
Çok net bir şey söyleyeyim. Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk‘ta dimdik duran, buna karşı sekiz tane kitap yazan bizim ekibimiz, bunun üç tanesi Cumhuriyet Yayınları’ndan ISBN numarası olan kitaplar. Darbe gecesi burada net duran, darbeden sonraki süreçte de her fırsatta FETÖ’cülerin hedefi olan, FETÖ’cülerin saldırısına uğrayan birisine bu attıkları çamur yapışmaz. O konuda biz teflonuz, bizde durmaz. Üstünde duran varsa kendisini sorgulayacak. Üstüne yapışan varsa kendini sorgulayacak. Bize yapışmaz.” ifadelerini kullandı.
Kemal Kılıçdaroğlu’na yaptığı çağrıyı yineleyen Özel, “Arınacaksak, en büyük arınma için milletin hakemliğine başvuralım. Gidelim 2 milyon üyemize. Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel yarışsın, kaybeden siyasetten çekilsin, partiyi salsın. Yarıştık, yüzde 90’ın altında oy alırsam siyasetten tamamen çekileceğim” ifadelerini kullandı.