
Yemen’de Husiler, Babülmendep Boğazı’nın güney girişinde stratejik konumda bulunan Perim Adası’nın kontrolünü ele geçirdi. Husiler ve Yemenli yetkililer tarafından doğrulanan 11 Eylül hamlesi, son kazanımlarını daha da genişletti.
Mayyun Adası adıyla da bilinen Perim Adası, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki geçiş noktasında yer alıyor. Bu nedenle bölgedeki deniz ulaşımı açısından büyük önem taşıyor. Dünya ticaretindeki malların yaklaşık yüzde 12’si boğazdan geçiyor.
Ancak Husilerin gemilere yönelik saldırıları, bölgedeki trafiği önemli ölçüde düşürdü. 2023’ten bu yana Babülmendep’teki deniz taşımacılığı yaklaşık yüzde 60 azaldı. Suudi Arabistan, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğini aksatmasının ardından Babülmendep’i kullanıyor. Bu güzergâh, Suudi Arabistan’ın petrol ihracatında önem kazandı.
Husiler ayrıca bu hafta Babülmendep Boğazı’na yaklaşık 80 kilometre mesafedeki Mokha liman kentini ele geçirdi. Grup, Yemen’in Taiz kenti çevresinde ve Hudeyde çevresinde ilerleme sağladı.
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah Al-Zouba, gelişmelerle ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne mektup gönderdi. Yemen devlet haber ajansı SABA, mektubun içeriğini aktardı.
Perim Adası deniz taşımacılığını tehdit edebilir
Washington merkezli Institute for the Study of War, Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki yeni mevzilerine dikkat çekti. Husilerin özellikle Perim Adası’ndan insansız hava araçları ile gemilere yönelik yeni saldırılar yapabileceğini belirtti. Kuruluş ayrıca kısa menzilli dronlar ve zırh delici patlayıcılar konusunda uyardı. Husiler, böylece boğazdan geçen ticari gemilere baskı uygulayabilirler.
Husiler, Yemen’deki çatışmanın önemli taraflarından biri olarak öne çıkıyor. Grup, 2014’te başkent Sana’nın kontrolünü ele geçirdiğinden beri Yemen’in kuzeybatısında geniş bir bölgeyi yönetiyor. Suudi Arabistan ise 2015 yılında Husilere karşı savaşa katıldı.
Yemen’deki iç savaş, 2022’deki ateşkes sonrasında büyük ölçüde duruldu. Ancak çatışmalar son haftalarda yeniden yoğunlaşmaya başladı. Husilerin son ilerleyişi, ateşkes sonrasındaki en büyük kazanımlardan biri oldu.
ABD yönetimi, Husileri Mart 2025’te yabancı terör örgütü ilan etti. ABD ordusu, Mart 2025’te Husilere karşı hava saldırıları başlattı. Operasyon, Mayıs 2025’te ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı ateşkesle sona erdi.
Husiler, 20 Temmuz’da Suudi Arabistan’a karşı deniz ablukası ilan etti. Grup daha sonra, 23 Temmuz’da iki Suudi petrol tankerine yönelik saldırıları üstlendi. Saldırılar, Kızıldeniz’deki tanker trafiğine yönelik yeni tehdidi gündeme getirdi.
Trump, Husiler ABD’nin uluslararası deniz taşımacılığı tehdit edilirse müdahale edeceğini söyledi. Ayrıca, 12 Eylül’de Husilerin ABD ile savaşmak istemediğini kendisine ilettiğini açıkladı. Trump ayrıca Husilerin çoğu geminin boğazdan geçmesine izin verdiğini söyledi. Husilerin yalnızca Suudi Arabistan’a karşı tutum aldığını ancak Washington’un gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti.
Suudi Arabistan petrol hattını kapattı
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, 11 Eylül’deki saldırıların ardından Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı kapattı. Bakanlık, çok sayıda kişinin yaralandığı saldırıların, hattın güvenliği konusunda yeni endişelere yol açtığını bildirdi. Acil müdahale ekipleri, saldırıların ardından bölgeye sevk edildi. Bakanlık, saldırıların sorumlusunu ve hattın ne ölçüde zarar gördüğünü açıklamadı.
Doğu-Batı Boru Hattı, Suudi Arabistan’ın doğusundan Abkayk petrol sahasından Kızıldeniz kıyısına kadar uzanıyor. Boru hattı, petrol tankerlerini Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılardan korumak amacıyla 1980’lerde İran-Irak Savaşı sırasında inşa edildi.
Husiler, 9 Eylül’de balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla Suudi Arabistan’daki Abha, Hamis Muşayt ve Cizan kentlerini hedef aldı. Grup ayrıca Suudi Arabistan’ın petrol altyapısına ve Hamis Muşayt’taki bir hava üssüne saldırı düzenlendi.
Bu gelişmeler, Yemen’de çatışmaların yeniden tırmandığını gösteriyor. Perim Adası’nın ele geçirilmesi, bölgedeki stratejik dengeleri de etkiliyor.