2. Roma Türk Film Festivali Başladı

2. Roma Türk Filmleri Festivali başladı

Bu yıl ikincisi düzenlenen Roma Türk Film Festivali dün akşam kırmızı halı töreni ve açılış kokteyli ile başladı.

4 gün boyunca 15 farklı filmin gösterileceği 2. Roma Film Festivali’nin açılışı töreni AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Festival Onursal Başkanı Ferzan Özpetek, Nuri Bilge Ceylan, Roma Büyükelçisi Hakkı Akil, Serra Yılmaz, Ata Demirer, Nurgül Yeşilçay ve pek çok sanatçının katılımıyla Casa del Cinema’da gerçekleşti.

Gecenin sunuculuğunu genç oyuncu Elif Sönmez yaptı. Festivalin başlığı ise “Eyvah anneciğim Türkler geliyor. Bu sefer filmleriyle geliyorlar” oldu.

Kırmızı halı töreni ve kokteylin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Bağış, Türkiye’de ‘yasaklı filmler’ ve ‘yasaklı sanatçılar’ döneminin artık geride kaldığını ifade etti. Bakan Bağış. “Çünkü Türkiye, Avrupa Birliği yolunda reformlarla ilerlerken kendiyle, hatalarıyla, tarihiyle yüzleşmeye ve barışmaya başladı. Toplumsal sorunları filmlerinde işleyen yönetmenlerle devlet arasında duvar örme devri bitti, artık devletin en üst makamları bu sanatçılarıyla bir arada görünmekten onur duyuyor’ şeklinde konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı ve Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği’nin katkılarında gerçekleştirilecek bu önemli etkinliğin onur konuğu ise Uzak, Üç Maymun ve Bir Zamanlar Anadolu’da filmlerinin başarılı yönetmeni Nuri Bilge Ceylan. Nuri Bilge Ceylan onur ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmasında “Çok teşekkür ederim. Roma’ya ilk kez geliyorum. Çok eski dostum Ferzan bizi gezdirdi ve ne kadar güzel bir şehir olduğunu bize gösterdi. Ferzan’la 97 yılında Altın Portakal’da tanıştık. Ferzan birinci olmuştu o festivalde, ben de küçük bir ödül almıştım. Ancak dostluğumuz o günden beri hiç eksilmedi ve onu tanıdıkça çok daha fazla sevdim, o yüzden bu ödülü onun da elinden almak beni gerçekten çok mutlu etti dedi.

Bu yıl ikincisi düzenlenen Roma Türk Film Festivali’nin Onursal Başkanı Ferzan Özpetek, festivalin İtalyan arasında büyük merak uyandırdığını ifade etti.

Özpetek “Festival burada çok merak uyandırdı, çok güzel bir duygu. Çok çeşitli ve güzel filmler seçtik festival için. Eğer önümüzdeki yıllarda da bu festivali gerçekleştirebilirsek bazı yönetmenlerin üzerinde retrospektif yaparak 6-7 filmini göstermek istiyoruz’ dedi.

Türk komedi anlayışının İtalyan seyirci tarafından anlaşılıp anlaşılamayacağı sorununa Özpetek, “Ata Demirer, basın toplantısı sırasında karşımda oturuyordu, sadece yüz ifaleri ile bir sürü şey anlatabiliyor ve seni güldürebiliyor. Kültürler bir yerde birbirlerine çok benziyorlar, mesela benim filmim Tayvan’da ödül aldı, İtalya’da yaşayan bir Türk’ün filminden Bangkok’taki bir insan neden etkilensin? İnsanın duygularını anlattığın zaman her yerde anlaşılıyor, çünkü insan her yerde insan” cevabını verdi.

Ata Demirer ise “Ben İtalyan sinemasını çok severim. Bende iz bırakan filmlerin yönetmenlerinin memleketine kendim bir filmle gelmiş olmak hem ürkütücü hem de sevimli bir durum. Yarın ben de kendi filmimin gösterimine gideceğim. Evet mizahın dili bir ama o tarz bir mizah yapabilmiş miyiz onu anlayacağız” açıklamasında bulundu.

“Sinema birleştirici bir silah” yorumunda bulunan Demirer, “Umarım bizim filmlerimizle bizi daha iyi tanırlar. Birçok filmimiz geldi, bunların hepsi birer renk. Umarım bu renkleri algılarlar ve güzel bir kültür alışverişi olur’ dedi.

Türk ve İtalyan sinemasında önemli yere sahip olan oyuncu Serra Yılmaz ise, “Şu andaki konjonktür itibariyle Türkiye’ye ilgi çok arttı ve buna paralel olarak da Türk sinemasına da ilgi arttı, bu da bizi sevindiren birşey’ açıklamasında bulundu.

“Sinema salonlarına yapılan yardım çok az olduğu için salonlar kapanıyor ve yapılan filmler oynatılacak yer bulamıyor. Hala bir ulusal sinema merkezimiz yok ve sinemaya verilen destek çok yetersiz. Kültür Bakanlığı’nın bütçeden aldığı pay o kadar düşükken daha fazla birşey olması da çok zor” diyerek Türk sinemasının eksikliklerine değinen Yılmaz ekonomik kriz nedeniyle Fransa gibi ulusal sinemasına çok önem veren bir ülkenin dahi sinemaya olan desteğinin azaldığını, İtalyan sinemasının ise bu nedenlerden krizde olduğunu belirterek ‘Batı sinemasıyla Türk sinemasını karşılaştırdığımız zaman eskiden olduğu gibi bir uçurum yok ancak ne yazık ki bunun nedeni bizim çok iyileşmemiz değil, onların kötüleşmesi’ yorumunda bulundu.

Kırmızı halı töreninde İtalyan basın mensupları tarafından “Türk Monica Bellucci’si yorumunda bulunulan Nurgül Yeşilçay “Çok iyi yönetmenlerimiz var ve çok iyi festivallerde çok iyi filmlerimiz seyrettiriliyor yabancılara. Ferzan Özpetek’in bu festivale ön ayak olması da İtalyan izleyicileri Türk sinemasına dikkat çekmeye çağırıyor” dedi.

Festival, genç yönetmenlerin filmlerinden, ustaların kilometre taşı eserlerine, popüler sinema örneklerinden, festivallerden ödüllerle dönen yapımlarına geniş bir çerçevede sinema seyircisinin karşısına çıkarken, kısa filmlerle belgesellere de programında yer veriyor.

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde, T.C. Avrupa Birliği Bakanlığı ve Başbakanlık Tanıtma Fonu’nun desteğiyle, T.C. Roma Büyükelçiliği işbirliğiyle düzenlenen ve SRP İstanbul tarafından gerçekleştirilen 2. Roma Türk Film Festivali’nde izleyicilerle buluşacak filmler ise şöyle:

‘Ustalara saygı’: Nuri Bilge Ceylan
-3 Maymun
-Mayıs Sıkıntısı
-Uzak
-Kasaba

‘Filmleriyle geliyorlar’
-Yeraltı (Zeki Demirkubuz)
-Babamın Sesi (Orhan Eskiköy, Zeynel Doğan)
-Gelecek Uzun Sürer (Özcan Alper)
-Nar (Ümit Ünal)

‘Türkler neye gülüyor’
-Eyvah Eyvah (Hakan Algül)
-Vizontele (Yılmaz Erdoğan)

‘Belgeseller’
-Anlat Bana- Dövmeler/Ağıtlar/Hikayeler (Mehmet Sait Tunç, Uğraş Salman)
-Cennetteki Çöplük (Fatih Akın)

‘Kısa metraj filmler’
-Erik Zamanı (Sezen Kayhan)
-Gassal (Merve İnce)
-Sessiz (L. Rezan Yeşilbaş

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.