23 Nisan Kutlu Olsun

Mersin'de 23 Nisan kutlamaları. 23 Nisan 2026 (Fotoğraf: Aysel Özcan Yetiş)
Mersin’de 23 Nisan kutlamaları. 23 Nisan 2026 (Fotoğraf: Aysel Özcan Yetiş)

23 Nisan, yalnızca bir tarih değil, bir milletin kendi kaderine sahip çıkma iradesinin simgesidir. Bu anlamlı günün kökleri, Anadolu’nun işgal altında olduğu, umudun zayıfladığı ama inancın sönmediği günlere uzanır.

Milli Mücadele’nin ilk kıvılcımlarından biri olan Amasya Genelgesi, Türk milletinin kaderini değiştiren bir dönüm noktasıdır. “Vatanın bütünlüğü, milletin istiklali tehlikededir” sözleriyle başlayan bu çağrı, umutsuzluk içinde bile bir çıkış yolu olduğunu göstermiştir. Ardından gelen “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” ifadesi ise, bağımsızlığın ancak halkın kendi iradesiyle kazanılabileceğini tüm dünyaya ilan etmiştir.

Bu düşünce, Erzurum ve Sivas kongrelerinde daha da güçlenmiş, milli egemenlik fikri adım adım olgunlaşmıştır. Artık mesele yalnızca işgale karşı koymak değil, aynı zamanda yeni bir yönetim anlayışı kurmaktır. İstanbul’un işgali ve Osmanlı Mebusan Meclisi’nin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte, milletin sesini duyurabileceği yeni bir merkeze ihtiyaç doğmuştur.

İşte bu ihtiyaç, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla karşılık bulmuştur. 23 Nisan 1920’de, dualar ve büyük bir inanç eşliğinde açılan Meclis, sadece bir siyasi kurum değil; milletin iradesinin vücut bulmuş halidir. O gün atılan adım, bir devletin yeniden doğuşunun habercisi olmuştur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması, Kurtuluş Savaşı’nın en kritik aşamalarından biri olarak tarihe geçmiştir. Çünkü artık kararlar bir kişi ya da zümre tarafından değil, doğrudan millet adına alınacaktır. Bu durum, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu anlayışını somutlaştırmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi, milletin vicdanında yanan o “sönmeyen ateş”, karanlığı aydınlatacak güce sahiptir. Bu ateş, bağımsızlık, özgürlük ve gelecek umudunun kaynağıdır. 23 Nisan, işte bu ateşin kurumsallaştığı, millet iradesinin tarihe yön verdiği gündür.

Mustafa Kemal Paşa 29 Ekim 1923'te Büyük Millet Meclisi’nde Cumhuriyet'i ilan ediyor. (Fotoğraf: Uludağ Üniversitesi web sayfası)
Mustafa Kemal Paşa 29 Ekim 1923’te Büyük Millet Meclisi’nde Cumhuriyet’i ilan ediyor. (Fotoğraf: Uludağ Üniversitesi web sayfası)

TBMM, açıldığından bu yana milli iradenin yansımasının simgesi oldu. TBMM’nin ilk başkanı Mustafa Kemal Atatürk, 1 Mart 1920 tarihinde meclisin 4. toplantı yılının açılışında da bunun önemine dikkati çekti. Atatürk’ün sözleri tutanaklara şöyle yansıdı:

“Hep birlikte bakışlarımızı, vicdanımızın merkezi olan millete dikelim. Orada erdemin, vefa ve içten bağlılığın, yenileme arzusunun, egemenlik aşkının ve geleceğin sönmeyen ateşi yanmaktadır. Bu kutsal ateş, kendi içindeki bilgisizlik ve karanlığı yakacak ve bağımsızlığımızın önüne dikilecek olan bütün engelleri yıkacaktır. Efendiler, millet önünde, onun hak ettiği bağımsızlığın önünde, onun layık olduğu gelişme ve yenileme arzusu önünde, her kuvvet ancak milletin irade ve amaçlarına uymak şartıyla yaşayabilir. Milletin irade ve amaçlarına uymayanların talihi hüsrandır, çökmedir.”

Bugün 23 Nisan’a bakarken, sadece geçmişi hatırlamakla kalmayız; aynı zamanda o ruhu anlamaya ve yaşatmaya da çalışırız. Çünkü bu tarih, bir milletin “kendi kaderini kendi belirleme” kararlılığının en güçlü ifadesidir.

Bu yıl Mersin’de düzenlenen 23 Nisan törenine katıldığımda, tüm bu tarihsel birikimin yalnızca kitap sayfalarında kalmadığını, yaşayan bir ruh olarak hâlâ aramızda dolaştığını derinden hissettim. Meydanı dolduran çocukların coşkusu, dalgalanan bayrakların ritmi ve yankılanan marşlar, geçmişten bugüne uzanan görünmez bir köprü kuruyordu. O an, sanki yıllar öncesinin fedakârlıkları bugünün neşesinde yeniden hayat buluyor, bir milletin hafızası kalabalığın kalbinde atıyordu.

Mersin'de 23 Nisan kutlamaları. 23 Nisan 2026 (Fotoğraf: Aysel Özcan Yetiş)
Mersin’de 23 Nisan kutlamaları. 23 Nisan 2026 (Fotoğraf: Aysel Özcan Yetiş)

Gözlerimde beliren o ince sızı ve istemsizce akan gözyaşım, yalnızca bir törenin etkisi değil, geçmişe duyulan derin bir özlem ve o mirasa bağlı kalma sorumluluğunun sessiz bir hatırlatmasıydı. Çünkü anladım ki 23 Nisan, sadece kutlanan bir bayram değil, her neslin devraldığı, korumakla yükümlü olduğu bir emanettir. 17 Mart 1923 tarihinde Mersin Millet Bahçesi’nde, Mustafa Kemal Atatürk, “Mersinliler, Mersin’e sahip çıkınız!” demişti. Atatürk, şehrin ticari ve stratejik önemini vurgulayarak halkın kendi memleketini geliştirmesi ve koruması gerektiğini belirtmiştir. Şehir merkezinde üstgeçitte yazar Atatürk’ün vasiyeti ve milli bir görev niteliğindeki çağrısı… Umarım Mersin ve Türkiye bu çağrıyı göz ardı etmez!

Mersin'de 23 Nisan kutlamaları. 23 Nisan 2026 (Fotoğraf: Aysel Özcan Yetiş)
Mersin’de 23 Nisan kutlamaları. 23 Nisan 2026 (Fotoğraf: Aysel Özcan Yetiş)

Köyde doğdum ve büyüdüm. Günler öncesinden başlardı bayram telaşım. Ve ben her bayramda, görev alırdım. İzci takımı, folklor, şiir, yarışmalar. O vakit kendi hazırlığımızı kendimiz yapardık. Ödünç alınan şalvarlar, yazmalar, aksesuarlar… Ama güzeldi. Bugün hâlâ her 22 Nisan gecesi aynı heyecanla yine uyuyamam. Sabah törene giderim, içimdeki çocuk mutlu olsun diye. Her seferinde çeşit çeşit kıyafetler rengârenk çocuklar ve al bayraklarımız, izlerim. İzlerken yosun tutar gözlerim…

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.