
ABD ile İran, 6 Şubat’ta İstanbul’da nükleer program hakkında görüşmelere başlayacak. Reuters’a göre görüşmelere, ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi katılacak. Görüşmelerin detayları hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Bu adım, İran’daki geniş çaplı protestolar ve ABD Başkanı Donald Trump’ın sert açıklamalarının ardından geldi. İran’dan üst düzey bir yetkili, ABD ile nükleer müzakerelere sıcak baktıklarını belirtti. İran, yalnızca ABD ile doğrudan görüşmek istediklerini duyurdu.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Dışişleri Bakanı Aragkçi’ye uygun bir ortam oluşursa müzakerelere başlanma talimatı verdi. Pezeşkiyan, bu müzakerelerin “onurlu, dikkatli ve hızlı bir şekilde” yapılacağını belirtti.
Bununla birlikte Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) temsilcisi Enver Gargaş, ABD ile İran arasında uzun vadeli bir çözüm bulunmasının önemini vurguladı. Gargaş, bölgedeki istikrarsızlıkların önlenmesi gerektiğini söyledi. BAE adına, özellikle nükleer meselelerin doğrudan çözülmesi gerektiğini savundu.
ABD, İran’ın nükleer programını sınırlamak için baskı yapmaya devam ediyor. ABD Başkanı Trump, İran müzakere masasına oturmazsa, bölgedeki askeri varlıklarını güçlendireceklerini söyledi. Trump ayrıca, ABD’nin İran’a yönelik daha fazla askeri müdahaleye hazırlandığını belirtti.
Daha Önce Neler Olmuştu
2018’de Donald Trump, İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan çekilmişti. O günden bu yana İran’ın nükleer faaliyetleri, uluslararası toplumun gündeminde yer almaya devam etti. İran, nükleer faaliyetlerinin barışçıl amaçlarla olduğunu savunurken, ABD ve diğer Batılı ülkeler buna şüpheyle bakıyor.
Bu süreçte, İran’ın nükleer programını sınırlamak için çeşitli müzakereler gerçekleşti. Ancak İran, Avrupa ülkelerinin bu süreçte rol oynamasını istemiyor.
ABD’nin İran’a karşı daha sert tutumu, bölgedeki ülkeleri de endişelendiriyor. Özellikle Suudi Arabistan ve Mısır gibi ülkeler, görüşmelere katılacaklarını belirtti. Bu görüşmelerin, Orta Doğu’daki gerginlikleri azaltma noktasında kritik bir adım olduğu düşünülüyor.
İran’ın nükleer programı, yalnızca İran’ın değil, tüm bölgenin güvenliği için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle bölgedeki ülkeler, ABD ve İran arasındaki doğrudan görüşmelerin bir an önce sonuca varmasını istiyor.