Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Eleştiri Yağmuru

İHA
İHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen toplantıyla Adana, Ankara, Antalya, Balıkesir Bartın, Bingöl, Çorum, Erzurum, Kırıkkale, Kırklareli, Manisa, Siirt, Sinop, Şırnak ve Tekirdağ illerinden gelen muhtarlarla bir araya geldi. Bu toplantıyla birlikte 10 bine yakın muhtarın ağırlandığını belirten Erdoğan, konuşmasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ana gündemlerinden biri güneydoğuda yaşanan olaylar ilgiliydi.  Cumhurbaşkanı Erdoğan bölgede gelişen isyanların hemen tamamında da tahrik unsurunun dış güçler olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan; “ Tıpkı Ermeni teröristlerin diplomatlarımıza yönelik saldırıları gibi. Tıpkı, 1970’li yıllardaki sayısız karanlık olay gibi. Tıpkı PKK’nın 1984 yılından beri sürdürdüğü terör eylemleri gibi. Hiç kimse bu hadiselerin kendi tabi mecralarında geliştiğini öne süremez. Böyle bir şey yok. Buradan tüm vatandaşlarıma, özellikle de bölge halkına sesleniyorum. Bölge halkına soruyorum, herkesten ellerini vicdanlarına koyarak cevap vermelerini bekliyorum. Başlarını iki ellerinin arasına alıp düşünmelerini istiyorum. Geçtiğimiz yılın Temmuz ayından bu yana süren terör eylemlerinin ne bölge halkının, ne milletimizin tamamının ne de ülkemizin çıkarları, menfaatleriyle en küçük bir ilişkisi var mıdır?” dedi.

Bu terör eylemleri alenen Türkiye’nin ayağına çelme takma teşebbüsüdür.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu terör eylemleri alenen Türkiye’nin ayağına çelme takma teşebbüsü, Türkiye’yi yavaşlatma, dikkatini ve enerjisini başka yönlere teksif etme çabasının ürünü değil midir? Bu uğurda öldürülen ve bir kısmı da kendi vatandaşımız olan Kürt gençlerinin ne bölge halkına, ne milletimize, ne ülkemize en küçük bir faydası, katkısı olmuş mudur? Biz, terörle mücadele sırasında şehit verdiğimiz ve ülkemizin önemli değerleri olan askerimizin, polisimizin, korucumuzun her birinin adını tarihe altın harflerle kazıdık, kazıyacağız. Şehitlerimiz, namusları bildikleri vatanlarını müdafaa uğrunda hayatlarını kaybettiler?” diyerek, “ Peki, terörist sıfatıyla hayatını kaybeden bu Kürt gençleri ne uğrunda öldü?” diye sorduğundamuhtarlardan “Hiç” cevabı geldi.

Güneydoğudaki ölümler onlar için sadece birer istatistik

“Pek çoğunun mezarı dahi olmayacak bu gençlerin ölümü Kandil’deki terör baronlarının umurunda mı acaba?” diyen Erdoğan, “Kandil’deki terör baronlarını ülkemizdeki terör eylemleri için yönlendirenler bakımından bu ölümler sadece birer taktik, istatistik. Öte anlamı var mı? Yok. Evlerin bodrumlarında, sokaklara açılan hendeklerin dibinde kanalizasyon çukurlarında, örgütün kamplarında hayatları son bulan gençlerin ölümünün sadece aileleri için anlamı var. Başka anlamı yok. Zaten, terör örgütlerinin bir amacı da mümkün olduğu kadar çok gencin ölümünü temin ederek onların ailelerini kendi saflarında bu şekilde tutmaktır. Yani, onların bağı kandır, kan.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan çözümün ise terör örgütünü en küçük bir izi, zerresi dahi kalmadan bu topraklardan söküp attığımızda, birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlü şekilde tesis ettiğimizde gerçek çözümün bulunmuş olacağını ifade etti.

AP ilerleme raporu hakkında

Avrupa Birliği parlamentosunun 14 Nisan’da yayımlandığı Türkiye İlerleme Raporu’nu da Yeni Türkiye Vizyonuna yapılan bir saldırı olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan yapılan eleştirilerin  birlik ve beraberlik duvarına çarparak tuzla buz olacağını ifade etti. Raporun 17. maddesinde mega projelere karşı çevreci hassasiyetlerle belirtilen kaygılar için ise Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Vah, vah. Size bu kaygı bir yerlerden tanıdık geldi mi? Bana geldi. Anladınız değil mi? Bu talep bizim önümüze Gezi olayları sırasında da getirilmişti, aynı şekilde 17-25 Aralık darbe girişiminin hedeflerinden biri de Türkiye’nin mega hedeflerini gerçekleştiren iş adamalarıydı” dedi.

Akkuyu Nükleer Santrali eleştirisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını yine raporu eleştirerek sürdürerek Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili eleştirileri Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığından kurtulmasından duyulan kaygı olarak niteleyerek eleştirilere; “Avrupa ülkelerinde faaliyet gösteren 135 nükleer santrali ne yapacağız? Dünyada halen faal olan 444 nükleer santrali ne yapacağız? Halen inşa edilmekte olan 62 nükleer santral için aynı çağrının yapıldığını duyan var mı?” sözleriyle karşılık verdi.

Raporun bağlayıcılığı yok

Raporda  Kıbrıs konusunda, Ege’deki konularla ilgili aynı sakat yaklaşım. Yargı bağımsızlığı, basın ve ifade konularındaki eleştirilerde aynı sakat bakış açısı. Güneydoğu’daki şehirlerimizdeki olaylarla ilgili yalan yanlış ifadeler. Raporu yazanın akıl danesi HDP’liler olduğu için sonucun bu şekilde çıkması şaşırtıcı değil. Biz, bunları çok iyi biliriz. Bunlar, cibilliyetinin gereğini yapıyorlar. Hele bir de 1915 olayları faslı var ki tam evlere şenlik. Adeta ülkemizin ne kadar hasmı varsa bir araya gelip kafalarındaki ve gönüllerindekini rapora derç etmişler. Bu raporun herhangi bir bağlayıcılığı olmadığını elbette biliyoruz. Zaten arkadaşlar kendilerine iade ettiler. Türkiye’nin bu yılda raporu iade etme kararı alması gayet doğrudur.” dedi.

Paralel yapı hakkında

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP’nin Türkiye partisi olmadığını belirterek, Türkiye’nin ve insanların ne kadar kutsalı varsa HDP ve mensuplarının hedefinde olduğunu söyledi. Paralel yapının da PKK ve HDP’nin safında olduğunun söyleyen Erdoğan, paralel yapının simalarını Ermeniler, PKK ve HDP’lilerle birlikte Türkiye karşıtı eylem yaparken görünce içinin acıdığını söyledi.

 Özgürlükler konusunda çifte standart var

Cezaevindeki gazetecilere yönelik yapılan eleştirilere de cevap veren Erdoğan, “Hapisteki gazeteciler, bakıyorsunuz hiç birisi gazeteci değil. Gazeteci kabul edebileceklerimizin suçlarına bakıyorsunuz, casusluk, gizli belgelerin ifşası gibi kendi ülkelerinde çok daha ağır cezaların verildiği suçlar. ‘İfade özgürlüğü’ diyorlar bakıyorsunuz her türlü hakaretin, küfrün, iftiranın, aşağılık ifadelerin yer aldığı konuları bu şekilde değerlendiriyorlar. Geçenlerde Amerika’da Başkan Obama’yı tehdit etti, hakaret ve üç yıla mahkûm edildi. Aynı şekilde Merkel’e Almanya’da benzer bir şey yapıldı, o da iki yılı aşkın bir süre mahkûm oldu. Bizde buna benzer şeyler daha bugüne kadar olmadı. Demek ki böyle bir şey bizde olmuş olsa bunlar gök kubbeyi üzerimize yıkacaklar. Oysa kendi ülkelerini kişisel hak ve özgürlüklerin en ileri düzeyde uygulandığı yerler olarak görüyorlar, alakası yok. Aynı hakaretleri, küfürleri o ülkelerde yapanlar kendilerini anında mahkeme huzurunda bulunuyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı  Erdoğan; gösteri özgürlüğü, yargı bağımsızlığı, sosyal medyanın kısıtlanması eleştirilerine de cevap vererek bu konularda da çifte standart uygulandığını ifade etti.  Türkiye’nin de bu konularda elbette eksiklerinin olduğunu ifade ederek; “Terörle bu çapta bir mücadele edipte Türkiye kadar hak ve özgürlük çıtasını yüksekte tutabilen dünyada başka bir ülke yoktur” şeklinde konuştu.

  Milletvekili Dokunulmazlığı

Dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik sürece ilişkin konuşan ve HDP’yi eleştiren Erdoğan, “Unvanı milletvekili ama kendisi arabasında teröristlere silah taşıyor, unvanı milletvekili ama evini teröristlerin karargahı haline getirmiş, unvanı milletvekili ama devletin güçlerinden hakimine, savcısına, diğer görevlilerine yapmadık hakareti, terbiyesizliği, hatta makamında şehit ediyor. Unvanı milletvekili, kürsüden terör örgütünü savunuyor, onun ağzı ile konuşuyor, onun sembollerini taşıyor, niye? Çünkü dokunulmazlığı var. Böyle dokunulmazlık olur mu? Dokunulmazlığın amacı bellidir, kürsüden ifade ettiğiniz düşünceler konusunda dokunulmazsınız. Diğer soruşturma ve kovuşturmaların üzerinde baskı aracı olarak kullanılmaması için de suçüstü halleri dışında bu tür süreçler milletvekilliği süresince donduruluyor. Ama siz bu imkanı tutup da terör örgütünü desteklemek, terör örgütünün bir militanı gibi davranmak için kullanırsanız kusura bakmayın, eninde sonunda dokunulursunuz” ifadelerini kullandı.

TBMM’de dokunulmazlıklar konusunda sağlanan uzlaşmayı taktirle karşıladığını ifade eden Erdoğan, “Tabi önümüzdeki hafta bu işin Meclis süreci başlayacak ve kısa sürede mevcut dokunulmazlık dosyalarının tamamı yargıya intikal edecek. Dokunulmazlıkların kaldırılmasına en hararetli muhalefeti yapan, hatta sağı solu tehdit eden parti daha geçen yıl Türkiye’ye meydan okuyordu. O dönemde 80 milletvekili bulunan bu partinin tüm milletvekilleri dokunulmazlıklarının kaldırılması için Meclise dilekçe veriyorlardı. İşte şimdi dokunulmazlıklar kaldırılıyor, bu sefer niye itiraz ediyorsunuz. Bunların derdi hiçbir zaman üzüm yemek olmadı. Bunlar hep ellerine geçen her konuyu istismar ederek terör örgütüne destek vermenin çabası içindeydiler. HDP bırakın Türkiye partisi olmayı, bırakın benim Kürt kardeşlerimin temsili, bu coğrafyanın tüm insanlarına ve değerlerine düşmanlık üzere kurulmuş bir parti görünümünde. Ülkemizin, insanlarımızın ne kadar kutsalı varsa hepsi bu partinin ve mensuplarının hedefindedir. Bayraktan rahatsız olan, ezandan rahatsız olan, camiden rahatsız olan, İstiklal Marşından rahatsız olan, vatandaşlarımızın sakalından, kıyafetinden rahatsız olan bir parti bu toprakların partisi olamaz. Dünyanın neresine gittiysek Türkiye’ye, milletimize husumet besleyen herkesin bunları desteklediklerini, onlar adına ve onlarla birlikte bize karşı eylem yaptıklarını gördük” açıklamasında bulundu.

Erdoğan konuşmasının sonunda tek vatan, tek devlet, tek bayrak vurgusu yaptı, Türkiye’yi 2023 hedeflerine bu anlayışla ulaştıracaklarının altını çizdi.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.