Denizlerdeki Isınma Tehlikeli Boyutlara Ulaştı

Akdeniz’in ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı yaklaşık 28,4 dereceye ulaştı. (Fotoğraf: pexel, pixabay)

Akdeniz’de son yıllarda art arda kırılan deniz yüzeyi sıcaklığı rekorları, yaz sıcaklıklarının yanı sıra sonbaharda yaşanabilecek aşırı hava olayları açısından da endişe yaratıyor.

Akdeniz genelindeki ortalama sıcaklığın yaklaşık 28,4 dereceye çıktığı ve uzun dönem ortalamasının yaklaşık 2 derece üzerine ulaştığı belirtildi. Türkiye kıyılarındaki güncel ölçümlerde deniz suyu sıcaklıkları Antalya Körfezi’nde 31,2, Mersin’de 30,7 ve Konyaaltı’nda 30,8 derece kaydedildi. Uzmanlar, denizde biriken bu büyük ısı enerjisinin uygun atmosfer koşulları oluştuğunda sonbahardaki kuvvetli yağış ve fırtınaları besleyebileceğine dikkat çekiyor.

İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl, deniz yüzeyi sıcaklığının atmosferle deniz arasındaki ısı ve nem alışverişini belirleyen en önemli değişkenlerden biri olduğunu söyledi. Ayrıca bu nedenle iklim sisteminin mevcut durumunu anlamada kritik öneme sahip olduğunu belirtti.

Akdeniz’de dikkati çeken unsurun yalnızca yüksek hava sıcaklıkları olmadığını vurgulayan Tağıl, “Asıl önemli olan, denizin olağanüstü miktarda ısı depolamış olması. Denizde biriken bu enerji, atmosferi besleyen temel kaynaklardan biri.” dedi.

Tağıl, 2026’nın ilk yarısında Akdeniz genelinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının uzun yıllar ortalamasının oldukça üzerinde seyrettiğini belirterek şunları kaydetti:

“Akdeniz’in ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı yaklaşık 28,4 dereceye ulaştı. Bu değer uzun dönem ortalamasının yaklaşık 2 derece üzerinde. Özellikle Doğu Akdeniz’de tarihi seviyelere yaklaşan sıcaklıklar dikkati çekiyor. Doğu Karadeniz’de de deniz yüzeyi sıcaklıkları mevsim normallerinin yaklaşık 1 ila 2 derece üzerinde seyrediyor. Bu durum önümüzdeki günlerde hem Akdeniz hem de Karadeniz’de görülebilecek kuvvetli yağış ve fırtınalar için ilave enerji ve nem kaynağı oluşturuyor.”

“Akdeniz tarihinde görülmemiş sıcaklıklara ulaştı”

Akdeniz’deki olağanüstü sıcaklıkların tek bir yıla özgü olmadığını ifade eden Tağıl, son yıllarda denizel sıcak hava dalgalarının hem daha sık hem de daha uzun süre etkili olduğuna dikkati çekti.
Denizlerdeki sıcaklık artışının tek bir yılla sınırlı kalmadığını belirten Tağıl, 2023 yılından bu yana okyanuslarda ve Akdeniz’de sürekli rekorlar kırıldığını ifade etti. Temmuz ve ağustos aylarında Akdeniz’in tarihinde görülmemiş sıcaklıklara ulaştığını dile getiren Tağıl, bu ısınmanın temel nedeninin küresel iklim değişikliği olduğunu vurguladı.

Pasifik Okyanusu’nda gelişmesi beklenen güçlü El Nino olayına da değinen Tağıl, NOAA verilerine göre yıl sonuna kadar bu olasılığın yüzde 80 olduğunu belirtti. Ancak Akdeniz’deki ısınmanın doğrudan El Nino’ya bağlanamayacağını, bunun küresel iklim değişikliği üzerine eklenen bir sinyal olduğunu kaydetti. Kutup girdabının zayıflama olasılığına da değinen Tağıl, “Bu durum kış aylarında kuzey enlemlerinden gelen hava akımlarının daha etkili olmasına katkı sağlayabilir” diyerek, bunun doğrudan Türkiye’de karlı bir kış anlamına gelmeyeceği konusunda bilimsel bir uyarıda bulundu.

Çok güçlü bir El Nino gelişmesi halinde kutup girdabının zayıflamasını ve parçalanmasını destekleyebilecek atmosferik süreçlerin öne çıkabileceğini aktardı. “Bu durum kış aylarında kuzey enlemlerinden gelen hava akımlarının daha etkili olmasına katkı sağlayabilir. Ancak bunu doğrudan ‘Türkiye çok karlı bir kış yaşayacak’ şeklinde yorumlamak bilimsel olarak doğru değil. Atmosfer çok değişken bir sistem. Bununla birlikte bazı iklim projeksiyonları kutup girdabının parçalanma olasılığının artabileceğine işaret ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Şiddetli sağanakları, aşırı yağışları, sel ve taşkınlar ile fırtınaları besleyebilir”

Tağıl, deniz sıcaklıklarının yüksek seyretmesinin kıyı bölgelerinde gecelerin daha sıcak geçmesine, tropikal gece sayısının artmasına ve sıcak hava dalgalarının etkisinin uzamasına katkı sağlayabileceğini söyledi. Asıl riskin ise sonbaharda ortaya çıkabileceğini vurgulayarak “Eğer bu yüksek deniz sıcaklıkları sonbahara taşınır ve uygun atmosferik koşullarla birleşirse, şiddetli sağanakları, aşırı yağışları, ani sel ve taşkınlar ile kuvvetli fırtınaları besleyebilecek ilave enerji ve nem sağlayabilir. Özellikle ekim ve kasım aylarında bu risk daha belirgin hale gelebilir.” dedi.

Akdeniz’de zaman zaman görülen ve “medicane” olarak adlandırılan, bazı özellikleri tropikal siklonlara benzeyen sistemlerin gelişmesi açısından sıcak denizlerin önemli bir unsur olduğunu belirten Tağıl, şunları kaydetti: “Deniz sıcak diye mutlaka medicane oluşacak demek doğru değildir. Bunun gerçekleşebilmesi için uygun alçak basınç sistemi, atmosferik kararsızlık, yeterli nem ve uygun rüzgar koşullarının aynı anda oluşması gerekir. Ancak olağanüstü sıcak bir deniz, bu koşullar oluştuğunda sistemin gelişmesi için önemli bir enerji kaynağı sağlayabilir. 2023 yılında yaşanan süreç, bunun dikkati çekici örneklerinden biriydi.”

Kaynak: https://www.trthaber.comhttps://www.akdenizkoruma.org.tr

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.