Duvarlar Sakem ile Daha Renkli

Dünyada ve ülkemizde sokak sanatları giderek artan bir şekilde ilgi görüyor. Özellikle ABD ve Avrupa’da sokak sanatçıları, hak ettikleri değeri uzun bir zamandan bu yana görüyor. Türkiye bu konuda biraz geride kalmış olsa da genç sanatçılar kendilerini geliştirmeye ve işlerini sergilemeye devam ediyorlar.

Sakem de Mersinde yaşayan ve duvarları süsleyen bir isim. Mersin’de son dönemlerde yaptığı işlerlerle dikkatleri üzerinde topluyor. Bu şehirde graffiti sanatının tanınmasını ve sevilmesini sağladığı için onunla konuşmak ve sizlere bu genç yeteneği tanıtmak istedik.

[001807]

 ET: Merhaba Sakem. Bize kendinden bahseder misin?

Sakem: Merhaba. 1990 yılında Mersin’in Silifke ilçesinde doğdum. Graffiti, karakalem çizimler, kaligrafi çalışmaları ve dövme yapıyorum.

ET: Graffitiyle tanışman nasıl oldu?

Sakem : Orta okulda okuduğum dönem, Silifke’de orta köprünün altında bir graffiti çalışması gördüm.Çalışmadan çok etkilenmiş  ve onu dakikalarca izlemiştim: O an içimden benim hayatım da böyle olmalı diye geçirdiğimi hatırlıyorum..

1052318_434526486654795_623927879_o

ET:  Peki bu konuda kendini nasıl geliştirdin ?

Sakem: 5 yaşından bu yana çizim yapıyorum. Çizim yapabilmek için bir eğitim almadım. Fakat çok çalıştım ve kendimi çizim yaparken hiçbir zaman için yeterli görmedim. Sürekli  daha iyiye gidebilmek için çalıştım.

IMG_0318 (2)

 ET: Graffiti yaparken ne gibi zorluklarla karşılaştın ?

Sakem: Buralara gelmek hiç te kolay olmadı aslında. En başta ailem çok tepki gösterdi. Arkadaşlarım arasında da olumsuz tepkiler alıyordum. Özellikle babam çok baskı yaptı graffitiyi bırakmam için, dayak yedim babamdan bir çok kez……hatta bir keresinde evden bile kovdu beni.  Fakat bu durum, bu işi yapmam konusunda beni daha da çok hırslandırdı…

ET: Biz daha çok senin yaptığın işe odaklanmak istiyoruz. Sence Türkiye’de grafiti sanatı ne durumda… hala duvarları kirleten bir şey olarak görülüyor mu?

Sakem: Graffiti’nin bir sanat olduğunu kabullendi Türkiye. Tabii bunun bir de kabullendirme süreci oldu. O dönemlerde çok tepki alıyorduk, yani bu işe başladığım senelerde. Siyasi bir şey zannedenler bile oluyordu. Hiçbir şey bir anda kabullenilmiyor elbette. İnsanlar zamanla alıştılar. Şimdilerde ise çok olumlu tepkiler alıyoruz..

1486043_644603975590439_520168484_o

ET: Sanıyorum bu sprey boyalar bizim bildiğimiz boyalardan daha farklı..

Sakem: Evet kullandığımız boyalar bu iş için üretilen boyalar. Bu boyalar Türkiye’ye 2006 senesinde geldi, daha önceleri sanayi boyalarıyla boyuyorduk. O zamanlar en iyisi Akçalı’ydı ve benim yaşadığım yerde Akçalı bile yoktu.

ET: Yaptığın çalışmaların, insanlar üzerinde nasıl bir etki yaratmasını istiyorsun?

Sakem: İnsanların yaptığım çalışmalardaki renk uyumundan etkilenmesini isterim. Ben bu işe başladığımda sen satanistmisin, neden böyle yazılar yazılar yazıyorsun diyenler bile oluyordu (gülüyor)… o yüzden insanların böyle düşünmemeleri için çalışmalarımda hep tatlı renkler ve birbirleriyle uyumlu olan renkleri de kullanıyorum.

ET: Peki çalışmalarının hangi yöne doğru kaymasını istiyorsun…geliştirmek istediğin bir stil var mı?

Sakem: Geliştirmek istediğim bir stil var aslında. Göktürk alfabelerini kullanarak graffiti yapmaya çalışıyorum. Bu denenmemiş bir şey. Harfler çok estetik olmadığı için zor da bir iş ayrıca. Ama ben deneysel çalışmalar yapmaya başladım. Annemle babamın başharflerini Göktürkçe kullanarak kendime bir logo tasarladım. Zahmetli bir iş ama uğraşmaya değer.bf8d80e7086064c184b2cb2defcd38a2_big_r

Daha önce Arapça graffiti’de yaptım. Onlar da çok tutmuştu ama Göktürkçe grafiti konusunda ısrarcıyım..

ET: Galiba senin kazandığın bir ödül de var..

Sakem: 3. Uluslararası Arapça Yarışmalarında ilk kez Arapça graffiti dalında yarışma yapılmıştı. Orada 1. olmuştum. Üstelik katıldığım ilk yarışmaydı.

ET: Peki, günün hangi saatlerinde kendini yaptığın işe daha çok verebiliyorsun? Gün içerisindeki ışık senin için önemli mi? Yoksa bu, belirleyici bir unsur değil mi?

Sakem: Benim için saat değil, çizim yaptığım mekan önemli. Çalışma yerimi değiştirdiğim zaman olumlu sonuçlar alıyorum. Değişiklikler beni çok besliyor. Yeni ortamlarda sadece bir kağıt kalem bile yeterli benim için. Yani yeni bir şeyler karalamam için.

ET: Bu aynı zamanda senin mesleğin ve bu işten para da kazanıyorsun, öyle değil mi?

Sakem: Sadece Graffiti’den değil, karakalem çizimlerden ve dövmeden de kazanıyorum. Kısacası, hayatımı çizim yapmaktan kazanıyorum.

ET: En beğendiğin graffiti sanatçıları kimler?

Sakem: Türkiye’den Turbo ve Semi…..bu isimleri çok beğeniyorum. Bu kişiler Türkiye’de Graffitinin tanınmasını sağlayan kişiler. Yurt dışından da Cowboy69, Can2, Daim, Dran, Does, Smug, Belin, Rasko gibi isimleri elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum. Şöyle bir şey de var. Avrupa’da bu iş çok saygı görüyor fakat onların aslında bizim kültürümüzden beslendiğine inanıyorum. Biz kendi kültürümüzü baz olarak alıp yeni tarzlar ortaya çıkarabiliriz. Ve zamanın geçmesiyle, graffiti sanatı giderek daha fazla saygı görebilir ülkemizde. Çok zengin bir altyapımız var ve her konuda olduğu gibi, bu işte de bu zenginlikleri kullanabiliriz.

ET: Peki ne tarz müzikler dinliyorsun?

Sakem: Ben genelde orta asya müzikleri dinliyorum; Arslanbek Sultanov, Altai Kai gibi. Bunlar dışında dinlediğim arkadaşlarımın yaptığı Türkçe rap müzikleri de dinliyorum. Almanya’da Türklerin yaptığı Türkçe ve Almanca rap yapan müzisyenleri de çok beğeniyorum. Çünkü kullandıkları soundlar bizim kültürümüzden. Etkileyici işler çıkıyor ortaya..

ET: Bizler de senin başarılı olmanı ve şehrin kirli duvarları renklendirmeni umut ediyoruz.

Sakem: Teşekkürler. Ben de gücümün yettiği kadar boyamaya devam edeceğim.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.