En Güzel Protesto

Çin Konsolosluğu Önünde Protesto Gösterisi Yapıldı

Çin Konsolosluğu önünde protesto Fotoğraf: Semra Şener (Epoch Times)

Çin Hükümeti tarafından  Doğruluk Merhamet Hoşgörü ilkelerine dayanan  Falun Dafa uygulamasının  yasaklanmasının  ve  Çin’de Falun Dafa uygulayıcılarına çeşitli yöntemlerle işkence yapılmasının 13 . yılında,  Türkiye’deki  uygulayıcılar Çin Konsolosluğu önünde protesto gösterisi düzenlediler.

20 temmuz 2012 tarihinde sabah saatlerinde yapılan protesto gösterisinde Falun Dafa uygulayıcıları   ellerinde ‘ Falun Dafa İyi, Zulmü , İşkenceyi  Durdur , Canlı Organ Alımını Durdur’  gibi sloganların olduğu  pankartlarla ve zulüm nedeniyle canlı canlı organları alınarak öldürülen uygulayıcıların resimleriyle Çin Konsolosluğu önüne geldiler.

Falun Dafa  uygulayıcılarınn  yapılan işkenceyi   protestolarının  tüm dünyada olduğu gibi  son derece sessiz bir şekilde , sadece Falun Dafa’nın müziği eşliğinde yapılması  , çevreden geçen ve bu tip bir protestoya alışkın olmayan halkın ilgisini çekti.

Basının ilgi gösterdiği protesto gösterisi basın bildirisi dağıtıldıktan sonra yine sessiz bir  şekilde sona erdi. Falun Dafa Derneği tarafından hazırlanan basın bildirisinde Falun Dafa’nın ne olduğu ve Çin’de neden yasaklandığı şöyle anlatılıyor:

Çin Konsolosluğu önünde protesto Fotoğraf: Semra Şener (Epoch Times)

 Falun Dafa nedir?

Falun Dafa ilk olarak 13 Mayıs 1992 tarihinde Bay Li Hongzhi tarafından halka tanıtılmıştır. Sağlık üzerinde sağladığı mucizevî gelişmelerin daha fazla insanın uygulamayı öğrenmesinde ve yapmasında güçlü etkisi oldu ve kısa zamanda Çin’de ve dünya çapında büyük bir hızla yayıldı.

Günümüzde Amerika, İngiltere, Almanya, Avustralya, İsveç başta olmak üzere dünyanın 100’den fazla ülke ve bölgesinde 100 milyondan fazla insan tarafından uygulanmaktadır. Falun Dafa şimdiye kadar başta Birleşmiş Milletler olmak üzere dünya çapındaki birçok örgüt, kuruluş ve ülkeden 1045 ödül ve 2890’dan fazla destek mektubu almıştır. Ayrıca Falun Dafa’nın kurucusu Bay Li Hongzhi, 2000, 2001 ve 2002 yıllarında 3 kez üst üste Nobel Barış ödülüne ve Sakharov Özgürlük Ödülüne aday gösterilmiştir.

Falun Dafa uygulamasının, nötrofil fonksiyonları geliştirip gen sistemini düzenlediği ve bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıkların iyileşmesinde ve yaşamın süresinin uzamasında etkili olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

 

Uygulama herkese açık, ücretsiz, üyelik ve hiçbir dinsel form içermediği gibi tamamen serbesttir. Tüm dünyada açık alanlar ve parklarda yapılmakta olan uygulamayı, öğrenmek isteyenlere egzersizler yerel gönüllü uygulayıcılar tarafından öğretilmektedir.

 

Çin Konsolosluğu önünde protesto Fotoğraf: Semra Şener (Epoch Times)

Falun Dafa Çin’de Neden Zulüm Görüyor?

 

Falun Dafa’nın Çin içinde ve dışında kısa sürede hızlı bir şekilde yayılması iktidardaki Çin Komünist Partisini (ÇKP) rahatsız etti. Bu rahatsızlığın en önemli nedenlerinden biri de 1998 yılında Çin’de Falun Dafa’yı uygulayan insanların sayısının Komünist Partinin üye sayısından çok daha fazla olması ve rejimin bu kadar insanı kendine tehdit olarak algılamasıdır. Hâlbuki bu insanların istedikleri tek şey sağlıkları için bu kadar faydalı bir uygulamayı yapmak ve daha iyi birer insan olmaktı.

1992–1999 yılları arasında devletinde desteği ile Çin’in her bölgesinde Falun Dafa uygulaması yapan insanlar görülebiliyordu. Fakat 20 Temmuz 1999’da devlet inanılmaz bir değişim göstererek tüm Falun Dafa uygulayıcılarını tutuklamaya, radyo ve televizyonlarda karalama kampanyaları yayınlamaya başladı.

Hiçbir suç işlememiş masum insanlar evlerinden zorla alınarak tutuklandı, birçok çocuk yetim kaldı ve aileler dağıldı. Uygulayıcılar çalışma kamplarında zorla beslendi, acımasızca işkence gördü, kadınlar tecavüze uğradı, vücutlarına bilinmeyen ilaçlar enjekte edildi, beyin yıkama kamplarına gönderildiler, aileleri taciz edildi ve hatta canlı uygulayıcılardan organları toplanarak fahiş fiyatlara satıldı.

Bu vahşete iştirak eden ÇKP yetkilileri hakkında birçok ülkede soykırım davaları açıldı. İşlenen bu insanlık dışı suçlar Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Komitesi, Dünya Psikiyatri Birliği, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları İzleme Komisyonu raporlarında ve dünya çapındaki medya kuruluşları tarafından belgelenmiş durumdadır.

Bugüne kadar yaşanan zulümde 3,574 uygulayıcının işkence ve kötü muamele sonucu öldürüldüğü doğrulandı. Bu, bilinen sayı ya bilinmeyen rakam! Binlerce uygulayıcı hala çalışma kamplarında ve gözaltında işkence görmekte ve yüzlerce uygulayıcı evinden ayrılmak zorunda kaldı.

Bizler, tüm vicdan sahibi insanlara ve dünya çapında insan haklarına destek veren bütün kuruluşlara gerçeği anlatarak, bu zulmü durdurmaya yardım etmeleri çağrısında bulunuyoruz. Ancak bu şekilde zulmü durdurabileceğimizi biliyoruz.

Ayrıntılı bilgi için lütfen, www.falundafatr.org ve www.tr.clearharmony.net adreslerini ziyaret ediniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.