
Güvenlik krizi derinleşiyor: İran nükleer programı, son gelişmelerle yeniden küresel gündeme oturdu. İsrail’in askeri operasyonlarının ana hedefi olan bu program, Amerika’nın da sürece dahil olması durumunda daha da kritik bir hâl alabilir. Özellikle hassas nükleer tesislerin bombalanması olasılığı tartışılıyor.
Ancak İran’ın nükleer programının kapsamı hâlâ net değil. İran’ın silah üretip üretmediği konusu, uluslararası camiada büyük bir tartışma yaratıyor. İsrail’in yakın müttefikleri bile bu konuda hemfikir değil.
İran, yıllardır uranyum zenginleştirme faaliyetlerini gizlilik içinde yürütüyor. Bu gizlilik, programın asıl amacını belirlemeyi zorlaştırıyor. İran, aynı zamanda sivil enerji ve tıbbi araştırmalar için nükleer faaliyetlere ihtiyaç duyduğunu söylüyor.
İran’ın nükleer geçmişi 1957 yılına uzanıyor. O dönem ABD Başkanı Eisenhower, İran şahı ile bir nükleer araştırma anlaşması imzalamıştı. 1967’de Tahran Araştırma Reaktörü devreye alındı. Bu reaktör tıbbi izotop üretimi için kullanıldı.
1979’daki devrim sonrası yeni rejim, nükleer programı yeniden şekillendirdi. ABD, rejime uranyum sağlamayı durdurdu. Bu durum, İran’ın nükleer tesislerini yıllarca atıl hâle getirdi.
1989’da İran, gizli bir nükleer silah programı başlattı. Pakistan ve Kuzey Kore üzerinden yasa dışı santrifüj teknolojileri temin etti. Bu faaliyetler, 2002’de İranlı bir muhalifin açıklamalarıyla ortaya çıktı.
Uluslararası baskılar sonucu İran, nükleer silah üretmeyeceğini duyurdu. Aynı zamanda tesislerine denetçilerin girişine izin verdi. Ancak son 23 yılda İran, zenginleştirilmiş uranyum üretmeye devam etti.
İran, nükleer silah üretmediğini ve sadece sivil amaçlarla çalıştığını iddia ediyor. Ancak dini lider Hamaney, ülkesinin nükleer silah geliştirme hakkını saklı tuttuğunu belirtiyor.
İsrail Başbakanı Netanyahu, İran’ın nükleer silah geliştirdiğini ve bunun İsrail’e “varoluşsal tehdit” oluşturduğunu söyledi. Yetkililer, bu açıklamayı saldırının gerekçesi olarak sundu.
ABD İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ise farklı bir tablo çizdi. Mart ayında Kongre’ye verdiği ifadede, “İran nükleer silah üretmiyor ve Hamaney 2003’te askıya aldığı programı yeniden başlatmadı.” dedi.
Güvenlik Krizi Derinleşiyor İran’ın Uranyum Seviyesi Alarm Veriyor
2025 Tehdit Değerlendirme Raporu’na göre İran, nükleer silah üretmiyor. Ancak İran, yüksek derecede uranyumu zenginleştirdi. Bu da İran’ı nükleer silah üretmeye çok yaklaştırıyor.
Rapora göre, rejim içindeki baskılar Hamaney’i zorluyor. Sertlik yanlısı gruplar, silah programını yeniden başlatması için baskı yapıyor. İran yönetimi ise bu programı pazarlık aracı olarak kullanmak istiyor.
İran’ın nükleer programı aynı zamanda diplomatik bir koz olarak da kullanılıyor ve bu durum bölgedeki güvenlik krizini daha da derinleştiriyor. Dünya, bu denklemde hâlâ net bir çözüm arıyor.
Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.