
İsrail hükümeti, 5 Temmuz’da medya düzenleyicisinin aldığı kararları tanımayacağını açıkladı. Hükümet, ülkenin en yüksek yargı organının önceki hükmünü eleştirdi. Muhalefet ise hükümetin tutumuna tepki gösterdi.
İsrail yasalarına göre, İkinci Televizyon ve Radyo Kurumunun karar alabilmek için belirli sayıda kurul üyesine sahip olması gerekiyor. Hükümet, kurulun bu yasal şartı artık karşılamadığını bildirdi. Bu nedenle kurulun karar alma yetkisini kaybettiğini belirtti.
17 Haziran’da İsrail Yüksek Mahkemesi, düzenleyici kurumun faaliyetlerini sürdürmesine karar vermişti. Ancak İletişim Bakanı Shlomo Karhi, hükümetin kararı oy birliğiyle aldığını duyurdu. Karhi, kurulun yasal çoğunluğu sağlamadığı sürece aldığı kararların geçerli sayılmayacağını ifade etti. Ayrıca mahkemenin açık yasal düzenlemeleri değiştirme yetkisi bulunmadığını söyledi.
Hükümetin bu kararı, bazı önemli medya dosyalarını etkileyebilir. Bunlardan biri, İsrail’in büyük ticari televizyon kanallarından Channel 13’ün satış süreci olacak. Kanalın, teknoloji girişimcilerinden oluşan bir gruba satışı değerlendiriliyor. Channel 13, Başbakan Binyamin Netanyahu‘ya yönelik eleştirel yayınlarıyla öne çıkıyor.
Öte yandan karar, Channel 14’e bazı düzenleyici kolaylıklar ve muafiyetler sağlayan mevcut yayın sınıflandırmasını da etkileyebilir.
Başbakan Yardımcısı ve Adalet Bakanı Yariv Levin, yasaları Knesset’in yaptığını söyledi. Levin, ayrıca mahkemelerin bu yasaları uygulamakla yükümlü olduğunu belirtti. Buna ek olarak hükümetin, kararı hukuki yollarla değiştirmeye çalışacağını sözlerine ekledi.
Buna karşın muhalefet lideri Yair Lapid, Yüksek Mahkeme kararlarının bağlayıcı olduğunu belirtti. Lapid, düzenleyici kurul üyelerinin görevlerinin sürdüğünü ve kararlarının geçerli olduğunu söyledi.
Ayrıca Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, mahkeme kararlarına uyulmamasının ülke birliğini zedeleyebileceğini belirtti. Herzog, mahkeme kararlarına uymamanın aşılmaması gereken bir sınır olduğunu ifade etti.
Son olarak Kabine Sekreteri Yossi Fuchs, hükümetin mahkeme kararına uymayacağını ilan etmediğini açıkladı. Fuchs, hükümetin kararı yalnızca eleştirdiğini ve hukuki yollarla değiştirmeyi hedeflediğini söyledi.