
AB dış politika şefi Kaja Kallas, 28 Ocak’ta tarihinde yaptığı konuşmada, Avrupa’nın savunma stratejilerinde daha bağımsız bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurguladı. Kallas, ABD’nin artık Avrupa’dan daha fazla uzaklaştığını belirterek, Avrupa’nın savunma kapasitesini artırması gerektiğini söyledi.
Kallas, “ABD ile kıtalar arası ilişkilerin güçlü olmasını istiyoruz. Ancak Avrupa, yeni gerçeklere de uyum sağlamalı” dedi. ABD’nin önceliklerini değiştirdiği ve Avrupa’nın savunması konusunda daha fazla sorumluluk alması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. “Büyük güçler tarih boyunca hayatta kalmak için hiçbir zaman savunmalarını dışarıya emanet etmediler” şeklinde konuştu.
ABD’nin yeni Ulusal Savunma Stratejisi, ABD’nin iç savunmasına ve Batı Yarımküresi’ne daha fazla odaklanacağını ortaya koydu. Pentagon, Avrupa’ya olan savunma desteğini sınırlayarak, Avrupa’nın kendi savunmasını sağlamak için daha fazla yatırım yapması gerektiğini belirtti. NATO, ABD’nin savunma harcamalarının, diğer müttefik ülkelerin savunma harcamalarına göre çok daha yüksek olduğunu kabul etti.
Kallas özellikle, Avrupa’nın kendi savunma kapasitesini artırması gerektiğini söyledi. Ancak bu sürecin NATO ile uyum içinde gerçekleşmesi gerektiğini de ekledi. “Avrupa, güçlü bir askeri yapı kurarken, NATO’nun desteğinden de yararlanmalı” dedi.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte 26 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Avrupa’nın savunmasını güçlendirmesinin önemli olduğunu vurguladı. Ancak ABD olmadan Avrupa’nın kendisini savunmasının mümkün olmadığını belirtti. Rutte, Avrupa’nın kendi nükleer kapasitesini oluşturma maliyetinin çok yüksek olacağını ifade etti.
Bu açıklamaların ardından AB, savunma harcamalarını artırmaya karar verdi. NATO, 2035 yılına kadar savunma harcamalarını gayri safi yurtiçi hasılalarının yüzde 5’ine çıkarma hedefi koydu. Bu hedef, Avrupa’nın savunma gücünü artırmaya yönelik ciddi bir adım olacak.
Avrupa’nın savunma harcamalarını artırması gerektiği açık. Ancak bu sürecin, ABD’nin desteğini kaybetmeden ilerlemesi gerekiyor. Avrupa’nın savunma gücü ne kadar artarsa artsın, ABD’nin nükleer şemsiyesi hâlâ önemli bir güvence.