Kurban Gösterişin Değil Samimiyetin İbadetidir

Bugün milyonlarca insan aynı niyetle bıçağa uzanıyor…

Ama asıl soru şu:

Kurban, gerçekten neyi kesmektir?

Kurban Bayramı, sadece bir ibadet değil, insanın kendi nefsine tuttuğu aynadır. Çünkü kurban, yalnızca bir hayvanın değil; içimizde büyüttüğümüz kibrin, hırsın, kötülüğün ve taşlaşmış vicdanın da Allah rızası için feda edilmesidir.

Önce gıybeti kesmeliyiz.

Sonra yalanı…

Kul hakkını yemeyi, haram lokmayı, kötü niyeti ve zehir gibi sözleri kesmeliyiz.

Sürekli mağdur olmayı, herkesi suçlamayı, manipülasyonu, sahte kırgınlıkları da kesmeliyiz. Çünkü insan bazen elindeki bıçaktan önce dilini ve egosunu kontrol etmeyi öğrenmelidir.

Bugün birçok sofrada et paylaşılacak. Ama mesele yalnızca eti bölüşmek değil, vicdanı paylaşabilmek, merhameti çoğaltabilmek, insan kalabilmektir.

Asıl kurban;

  • hasedi kesebilmektir,
  • öfkeyi kesebilmektir,
  • iki yüzlülüğü kesebilmektir.

Bıçağı sadece hayvana değil, içimizde büyüttüğümüz kibre, doymaz hırsa ve karanlık niyetlere vurabiliyor muyuz? İşte bayramın gerçek anlamı tam da burada başlıyor.

Çünkü Allah, kesilen etten önce niyete bakar.

Gösterişe değil samimiyete… Şekle değil kalbe…

Kurban, insanın Allah’a yaklaşma çabasıdır. Ve insan, Rabbine en çok, temizlenmiş bir kalple yaklaşır.

Bu vesileyle başta ülkemiz olmak üzere tüm İslam âleminin Kurban Bayramı’nı yürekten kutluyor, bu mübarek günlerin insanlığa merhamet, vicdan, bereket ve gerçek kardeşlik getirmesini diliyorum.

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.