Özgür Özel Son Kez CHP Grup Toplantısında Konuştu

Özgür Özel son kez CHP Grup toplantısında konuştu. (Fotoğraf: CHP arşiv)
Özgür Özel son kez CHP Grup toplantısında konuştu. (Fotoğraf: CHP arşiv)

Seçilmiş CHP lideri Özgür Özel, “Tarihi konuşmayı seçim akşamında hep birlikte yapmak üzere tarihe emanet ediyorum” dedi.

CHP Lideri Özgür Özel, genel başkan seçildiği kurultaylara yönelik ‘mutlak butlan’ kararı sonrası ‘Yeni Parti‘ tartışmaları sürerken partisinin Meclis grup toplantısında ‘veda’ konuşması yaptı. Kürsüye alkışlar eşliğinde çıkan Özgür Özel, seçilmiş 74 il başkanının, sendika ve meslek örgütü temsilcilerinin katıldığı Meclis grup toplantısında, iktidar hedefini yineledi. Özel, “Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım. Tarihe emanet edilen cümleleri bırakan samimi, açık bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı ilk seçim akşamında hep birlikte yapmak üzere tarihe emanet ediyorum” dedi.

“Her son bir başlangıçtır. Bu kürsüye vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Bugün buradan tarihi bir konuşma, bugün buradan çok sıra dışı bir konuşma yapmıyorum. Bugün buradan tarihe not düşen, hatırlatan, tarihe emanet edilen cümleleri bırakan samimi bir konuşma, açık açık bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı ise yapılacak ilk seçimin akşamında hep birlikte yapmak üzere tarihe emanet ediyorum.”

Konuşmasında Kemal Kılıçdaroğlu’na seslenen Özel, “İster yarıştığımız kongrenin delegesiyle, ister son kongrenin delegeleriyle, ister 2 milyon üyemizin her birisiyle sandığı koyalım ortaya, karar versinler genel başkana. Yüzde 90’ın altında oyu güvensizlik sayarım, partinin önünü açarım. Hodri meydan, var mısın” ifadelerini kullandı.

Özel, konuşmasında şunları söyledi:

Değerli arkadaşlarım, yol arkadaşlarım. Kasım 2023’ten bu yana hep beraber yaşadıklarımızın siyasi tarihimizde çok önemli bir yer tutacağından, yıllar geçse de hatırlanacağından, unutulmayacağından hiçbirimizin şüphesi yok. Yıllar geçse de tarih sayfaları her siyasi başarıyı, her hukuksuz saldırıyı, her acıyı, her sevinci yazacak. Emrihak vaki olduktan sonra bile, bizler bu dünyadan göçtüğümüzde bugünlerdeki tutumlarımızın, bazı tutumların, bazı kumpasların ve bazı onurlu duruşların evlatlarımıza, torunlarımıza miras kalacağını hepimiz görüyoruz. Zaten bugün bu salonun atmosferinden de uğradığımız o büyük haksızlıklardan sonra darlanıp daralıp çıktığımız sokakta karşılaştığımız herkesle kurduğumuz diyaloglardan da bunu görüyoruz. Tüm il başkanlarımızın, tüm ilçe başkanlarımızın, illerinden, ilçelerinden, beldelerinden, üyelerinden, mahallelerinden, ailelerin akşam sohbetlerinden gelen her şey bu memlekette bir şeyler olduğunu, bir şeylerin değiştiğini, bir şeylerin yeniden kurulduğunu ve bir milletin kendi önüne yeni bir rota koyduğunu gösteriyor.

Bunun farkında olarak bugün buradayız. Hep birlikte göz gözeyiz, gönül gönüleyiz. Size söz veriyorum. Her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız. Her şey bitecek ama hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutumlarımızdan, bugüne kadarki duruşlarımızdan, bugüne kadarki yaptıklarımızdan birileri gelir geçer, unutulur, biter diye düşünülse de bunun da üstünden yıllar geçer, bu işler unutulur, yapanın yaptığı yanına kâr kalır sanılmasın. Bir takım kişilerin, bir takım yapıların bugünlerdeki sorumluluklarının üstünden rüzgâr eser, sel geçer diye kimse düşünmesin. Size söz veriyorum; her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız. Her şey bitecek ama hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutumlarınızdan, bugüne kadarki duruşlarımızdan birileri gelir geçer, unutulur, yapanın yaptığı yanına kâr kalır diye kimse düşünmesin. Her son bir başlangıçtır. Zalimi zalim, mazlumu mazlum olarak, sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanı birer kahraman olarak, dost olanı dost, olmayanı bugünlerdeki tutumunu unutmayarak bizzat anacağız. Tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak!

(Fotoğraf: CHP arşiv)

“Biz bir bütünüz, bu bütünü asla bozamazlar.”

Yarıştık, kazandık, tarihte ilk kez mevcut genel başkanı bir yarış sonu seçimle değiştirdik. İşte biz değişmeyen aktörleri millete dayatan, düzenin tekellerine ilk çomağı birlikte soktuk. O gün partide genel başkan değişti, yöneticiler değişti. Ama esas o gün partide ve ülkede, bir yönetim anlayışı değişti. O gün ‘tıpış tıpış oy verecekler’, ‘benim dediğimi yapacaklar’, ‘CHP’liler zaten, başka nereye gidecekler’ diyen bir ankayış yerine; sokağı dinleyen, il başkanını dinleyen bir anlayış partide yönetime geldi.

Biz demokrasiyi milletin gerçek gücü, adaleti devletin temel vasfı ve umudu bu milletin evlatlarının en büyük hakkı olarak görüyoruz. Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş Parti Meclisimiz ve MYK’mızla, ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Yeni partimizi, milletimizin seçtiği ve yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz. Teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni kuracağımız partimiz, hiç şüpheniz olmasın ki açık ara Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ana muhalefet partisi oluyor.

Bugün bu kürsüye, Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ancak artık ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin, iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz.

Partinin adı değişir, partinin logosu değişir, gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizi bölemezler. Biz bir bütünüz, bu bütünü asla bozamazlar. Çünkü bu bütün, 103 yıllık bir gelenekle birbirinden ayrı durmayan, düşünmeyen bir bütündür.

“İki emekli öğretmenin evladı, 10 yaşından beri yatılı okulda arkadaş satmamış Özgür Özel olamazdı, olmadı, olmayacak.”

Belediye başkanlarımıza art arda operasyonlar başladı. Partinin adaysızlaştırılma, kurumsuzlaştırılma ve lidersizleştirilme sürecinin düğmesine Recep Tayyip Erdoğan tarafından basıldı.

Arkadaşlarımıza yapılan kumpaslara karşı ‘Bağımsız yargıya güvenimiz tamdır. Yargı süreçlerinin tamamlanmasını bekleyeceğiz, arkadaşlarımızın aklanması lazım, partimizin bunlardan arınması lazım’ diyecek genel başkan; iki emekli öğretmenin evladı, 10 yaşından beri yatılı okulda arkadaş satmamış Özgür Özel olamazdı, olmadı, olmayacak!

Kurultayı kaybedip hazmedemeyenler ile yerel seçimleri kaybedip hazmedemeyenlerin, büyük kurguyu yapıp içinde bir memur çocuğuna, bir parasız yatılı öğrenciye, arkasında lobilerin olmadığı, arkasında çıkar gruplarının olmadığı, geçmişinde bağlantıları, geleceğe yönelik taahhütleri olmayan birine yarının iktidarını verecek miyiz yoksa derin devletin kirli hesabına uyacak bir işbirliği mi yapacağız sorusuna cevaptır bizim yürüyüşümüz.

(Fotoğraf: Özgür Özel X hesabı)
(Fotoğraf: Özgür Özel X hesabı)

“Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz.”

Eski nesil siyaseti geride bırakıyoruz. Yeni nesil siyaseti, yeni bir rekabet ahlakını, özgür ve onurlu insanların ülkesini kurmak için yola çıkan ve bu konuda kararlılıkla yürüyen bir anlayışı hayata geçiriyoruz. Ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin, iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz. Kimseyi geride bırakmayacağız, kimseden ayrı ya da uzak değiliz. Şu kadarını söyleyeyim: ‘Ben yeni partide yokum. Özgür Özel‘le arkadaşlarıyla birlikte değilim’ diye kulağınızla duymadığınız herkes emin olun ki bizimle birliktedir.

Artık partimiz butlanla, yargı kollarıyla, Saray duvarları arasına sıkışmış bir esaretin ve bir işgalin altındadır. İşgal altındaki İstanbul’da saray kuklası bir paşa olmak yerine; ölümü gözü alıp, Anadolu’ya geçip kurtuluş mücadelesini veren Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yol, bizim yolumuzdur.

Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz.

Milletvekillerimiz ile birlikte yeni partiyi kuruyoruz. Yeni kuracağımız partimizle açık ara farkla TBMM’nin anamuhalefet partisi oluyoruz. CHP grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ancak artık ana muhalefet grup kürsüsüne veda etmenin, iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın gününü sayıyoruz.

(Fotoğraf: Özgür Özel X hesabı)
(Fotoğraf: Özgür Özel X hesabı)

“Atatürk’le sorunu olmayan, Misak-ı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan, cumhuriyetle sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye ittifakında kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bu davetin sahibiyiz.”

Kuruluş kodlarına, ülkenin kuruluşundan beri benimsediğimiz partimizin ideallerine elbette sahibiz. Ancak bununla birlikte biz büyük bir çağrının da sahibiyiz. Atatürk‘le sorunu olmayan, Misakımillî sınırlarıyla sorunu olmayan, Cumhuriyet’le sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye İttifakı’nda kucaklamaya ve birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bu davetin sahibiyiz.

Ayrıca milletvekillerimiz bu büyük yürüyüşün ilk adımını atarken doğru tasarlanmış, doğru hazırlanmış, doğru takvimlenmiş, riskleri doğru analiz edilmiş bir şekilde elbette büyüyeceğiz, güçleneceğiz, hep birlikte olacağız.

“Atatürk’le sorunu olmayan, Misak-ı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan, cumhuriyetle sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye ittifakında kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bu davetin sahibiyiz.”

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.