Şafak Pavey’den Engin Ardıç’a Cevap

Fotoğraf:Semra Şener, The Epochtimes

Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenen “Cumhuriyet Söyleşileri”nde konuşan CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey,  Engin Ardıç‘ın “hem özürlü, hem CHP‘li” sözlerine “ben bunlarla hiç ilgilenmiyorum. Hem engelliyim, hem CHP’liyim. Ben bunu iltifat olarak aldım” diye cevap verdi.

2003 ve 2010 yılları arasında, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği için Cezayir, Sahra, Mısır, Yemen, Lübnan, Suriye ve Irak’ ta insani yardım görevlisi olarak,  İran ve Afganistan’da sözcü olarak görev yapan Şafak Pavey, Ortadoğu ve İran’ın konuşulduğu söyleşide  şunları söyledi: “Ben  Arap Baharı sözcüğünü optimistik buluyorum. Artık vazgeçmeliyiz. Burada yumuşak karın kadındır. İran ve Arap hareketi başlangıç noktası olmuştur. İran’da benim de dostluklar kuruduğum insanlar var ve onların isteği Müslüman Kardeşlerin isteğine ters  bir istek. Göçteki halk kullanılarak Ahmedi Nejat’ın seçilmesi çok şaibeliydi. İnsanlar barışçıl amaçlarla sokaklara döküldüler. Karşı çıkanlar, barışçıl haklarını kullandığı için  şeriat kanunlarına göre 1 ayda 66 kişi halkın gözleri önünde idam edildi. 24 saat içinde infaz kararı verildi.  Bunlardan 3 tanesine ben şahit oldum. İkisi idam, 1’i recm, kadının taşlanmasıydı. İlginç olan, toplu idamlarda en ön sıralarda kadınlar alkış tutuyordu.

İran’da Meydan kültürü olmadığı için, sosyal özgürlük olmadığı için bu tip olaylar halk tarafından alkışlanıyor. Kadınlar, o zaman meydanlara çıkabiliyor .

Eğer bu durum ekonomik eşitsizlik üzerinden olsaydı,  Mozambik dünyadaki en fakir ülke fakat dünyadaki en eşit ülke. Öte yandan Katar dünyanın en zengin ülkesi, kadın erkek eşitsizliği konusunda en son ülke. Konuya ekonomik değil de kültürel olarak bakmak gerekiyor.

Şu anda İran’da bilgi akışı yok. Yahoo e-postalara girilemiyor. BBC yazdığımızda karşımıza şeytan sayfası çıkıyordu. İran’lı halkın tek çıkış  yolu  iki ülke arasında Atatürk ve Şah zamanında yapılmış bir anlaşmaya göre yılda 3’er ay vizesiz girip çıkabilmeleri.

Dünya kupasında her evin üzerinde, çatılarda adamlar vardı. Her türlü anteni topluyorlardı. O sene İran da katılmıştı. İran Devlet Televizyonundan yayınlar 5 dakika gecikmeli olarak, sansürlenerek veriliyordu.

Bir gün bir takside giderken şoföre sordum “bu günün Şah döneminden ne farkı var” diye. Şoför: “İran’ı bir tepsi pilav olarak düşünürsek Şah çatalla yiyiyordu, dökülen tanelerden nasibimize alıyorduk. Ama bunlar kaşıkla yiyorlar  bize hiçbir şey kalmıyor.”

İranlı halk bu kadar zengin bir ülkenin Cumhurbaşkanının neden bu kadar kötü giyindiğini merak ediyorlar. Üzülüyorlar. Petrol zengini bir ülkede kendilerine  bir pirinç tanesi bile düşmüyor.

Bütün Arap hareketlerinde Türkiye ve  İran önde geliyor. İlginç olan şu ki iki ülke de Arap kökenden gelmiyor. Arap hareketi Türkiye’den etkilenmiyor. Türkiye Arap hareketinden etkileniyor.  Biz kendimize Cezayir modelini uygun gördük.

İran rejimi sol bir devrimdir. Türkiye eğer gerçekten liderlik etmek istiyorsa insanlara yapılan  haksızlara karşı çıkması gerekiyor. Ne İran ne Türkiye lider olabilir. İran dünyadaki tek Şii devlettir. Türkiye  bu liderlik  konusunu  kendi kendine konuşuyor, dinleyeni de yok.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.