Schengen Vizelerine Haziran Ayı Müjdesi

Fotoğraf: İHA
Fotoğraf: İHA

AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, bu hafta sonunda tamamlanacak müzakerelerin olumlu seyir ettiğini belirterek, vizelerin Haziran ayında kaldırılabileceğini söyledi.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır AK Parti Gaziantep İl Başkanlığı binasında kentteki sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıya, Bakan Bozkır ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Avrupa Birliği Bakan Yardımcısı Ali Şahin, AK Parti Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer, AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, AK Parti Gaziantep Milletvekili Abdulkadir Yüksel, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Mehmet Eyup Özkeçeci ve partililer de katıldı.

Başmüzakereci Bozkır, vize uygulamasının askeri darbelerin mirası olduğunu söyledi. Vizelerin en büyük engelinin iş adamlarına olduğunu vurgulayan Bakan Bozkır, vizelerinin kalkmasından sonraki süreçte ise Türkiye’nin büyük ekonomik hedeflerine kolaylıkla ulaşabileceğini anlattı. Hedeflenen ihracat ve milli gelir rakamlarına ulaşıldığında hiç bir ülkenin Türkiye’yi geçemeyeceğini savunan Bakan Bozkır, ihracatın 500 milyon dolar olacağını, milli gelirinde 2 trilyon dolar, kişi başına düşen milli gelirin ise 25 bin dolar olacağını kaydetti. Bakan Bozkır, “Böyle bir Türkiye’yi dünyada hiçbir ülke geçemeyecek. Herkes bu durumu kıskançlıkla izleyecek” dedi. Türkiye dünyada sözü geçen bir ülke olacak. Vize uygulaması Türkiye Cumhuriyetinin 36 yıldır kabul etmediği bir uygulama. 36 yıldır bununla yaşıyoruz. Askeri darbelerin bize bıraktığı en kötü miraslardan bir tanesi de vizedir. O dönemde uygulanan otoriter uygulamalar, insanlarımıza işkenceler, baskılar, birçok insanımızın yurt dışına kaçıp siyasi ilticada bulunmasını zorunlu kıldı ve çok sayıda göç başlayınca bu vize konuldu. 36 yıldır da bununla beraber yaşamak zorunda kaldık” dedi.

“VİZE UYGULAMASI HAZİRAN’DA KALDIRILABİLİR”
AB’nin Türkiye’ye vize uygulamasının kaldırılması için yürütülen müzakerelerde belli bir noktaya geldiğini belirten Bozkır, vize uygulamasının Haziran ayında kaldırılabileceğini ifade etti. Müzakerelerin hafta sonunda tamamlanacağını anlatan Bozkır, “AB ile müzakerelerimiz belli bir noktaya geldi. Bu hafta sonu müzakereler tamamlanıyor. Eğer bizim verdiğimiz öneri paketi kabul olursa, Haziran ayında vizeler kalkacak” dedi.

“YENİ KİMLİKLE PASAPORT İHTİYACI DA KALMAYACAK”
Bozkır, yeni dağıtımına başlanan kimlik uygulaması ile önümüzdeki dönemlerde pasaporta da ihtiyaç kalmayacağını vurguladı. Avrupa Birliği’nin bazı beklentileri olduğunu da hatırlatan Bozkır, “Geceli gündüzlü çalışarak, bu beklentileri yerine getirmek için çabalayacaklarını ifade ederek, “İleri ki yıllarda da yeni dağıtımına başladığımız, biyometrik verili kimlik kartlarıyla pasaporta da ihtiyaç olmadan, yurt dışına gidebileceğiz. İnşallah, Haziran ayında bu gerçekleşir. Tabi bizimde yerine getirmemiz gereken bazı beklentiler var. 72 beklenti, tabir edilen. Bunları da 1 Mayıs’a kadar tamamlamamız lazım. Bunlar da 6 kanun, 10 uluslararası sözleşme, yönetmelikler ve operasyonal işlemler. Geceli-gündüzlü çalışarak, inşallah eksiklerimizi tamamlayacağız” diye konuştu.

“GENERALLERLE PAZARLIĞI YAPAN BENDİM”
Bozkır, AB müktesebatının dünyadaki en iyi standartları saptadığını vurgulayarak, bu müktesebatın devamlı kendini yenileyen bir standart olduğunu kaydetti. Buna rağmen süreci çok zor koşullarda yürüttüklerini anlatan Bozkır, Avrupa Birliği standartlarına sağlanan uyumla Türkiye’nin daha demokratik, daha insan haklarına saygılı bir ülke haline dönüştüğünü ifade etti. Süreçte 2 bin yasa değiştirildiğini vurgulayan Bozkır, değişimin ise AB süreci ile mümkün olduğunu kaydetti. İlk dönemlerde kanun değişikliği tartışmalarını Genelkurmay’da yaptıklarını hatırlatan Bozkır, “Biz, Avrupa Birliği standartları içinden bize yararlı olduğunu düşündüklerimizi, oturup yeni baştan, sıfırdan düşünmeye gerek kalmadan alıyoruz, ülkemize uyguluyoruz. Türkiye de 2 bin yasa değiştirdik, Avrupa Birliği süreci olmasa değiştiremezdik. Çok açık söylüyorum. Ben 15 yıldır bu işin içindeyim herhangi bir kanun değişikliğini gidip genelkurmayla tartışıyorduk ve generallerle pazarlığı yapan bendim. Ve nerelerden geliyoruz. Türkiye çok daha demokratik, çok daha insan haklarına saygılı bir ülke haline geldi. Bütün bunlar Türkiye’nin kazanımlarıdır. Burada AB sürecinin çok önemi vardır. O günlerde ‘üyeliği önleyen kurum olmayı kabul ediyor musun’, sorusunun karşısında durmayı hiç kimse göze alamadı. Çünkü çocuklarına, torunlarına bunun cevabını veremeyecekti. AB üyeliği için hiçbir ülke bu kadar uzun süre dayanamazdı. Bu bizim sabırlı, kararlı olduğumuzun göstergesidir” ifadelerini kullandı.

SÜRECİN UZAMASINDAN CHP’Yİ SORUMLU TUTTU
AB sürecinin uzun sürmesini de uzun uzun açıklayan Bozkır, Türkiye’nin milli değerlerinden taviz vermeden süreci yürüttüğünü ifade etti. 1970 yılında başlayan ve günümüze kadar devam eden süreci anlatan Bozkır, sürecin başladığı 1970 yılında Türkiye’nin Yunanistan ile birlikte Avrupa Birliği’ne müracaat ettiğini hatırlattı. Yakalanabilecek bir AB üyeliğinin dönemin iktidarı CHP ve Başbakanı Bülent Ecevit’in yüzünden kaçırıldığını savunan Bozkır, “O dönemlerde istenen koşullar, belliydi. O dönem bir fırsattı. Siyasette bir fırsatı kaçırdığınız zaman o fırsat tekrar önünüze geldiğinde başka şartlarla gelir. Biz 70’li yılların sonunda Yunanistan ile aynı sepette Avrupa Birliğine üye olma noktasındayken, o dönemin iktidarı CHP ve rahmetli Ecevit, birden bire, ‘biz Avrupa Birliğinden vazgeçiyoruz’ dedi. Vazgeçince Yunanistan üye oldu, biz olamadık. Halbuki biz o sepette kalsaydık ya ikimizde olamayacaktık ya da ikimizde olurduk. Ve Yunanistan bunu gayet güzel değerlendirdi, ve üye oldu” ifadelerine yer verdi.

“KIBRIS’I VERSEYDİK AB’YE GİRERDİK”
Türkiye’nin AB’ye girmek için yeniden girişimde bulunduğunu belirten Bozkır, bu süreçte ise 12 komünist blok ülkesinin bir yılda alınmasına rağmen Türkiye’nin halen birliğe üye yapılmamasını anlattı. Türkiye’nin Kıbrıs’ı Rum kesimine vermesi halinde bu ülkeler gibi kısa sürede AB’ye alınabileceğini ifade eden Bozkır, Türkiye’nin uzun süre devam eden süreçte Milli değerlerinden taviz vermeden AB’ye çok yaklaştığını ifade etti. Bozkır, “O dönemdeki fırsatı kaçırınca Türkiye, bu sefer başka bir sepette yıllar sonra AB için bu müzakerelere başlama mecburiyetinde kaldı. O sepette de 12 ülke eski komünist blok ülkeler vardı. Bunlar 45 sene komünizmin mezalimi altında yaşamak zorunda kalan ülkeler. Dolayısıyla, bunlar tekrar bu duruma düşmemek için, AB’nin her şartını kabul etti. Türkiye bunlar gibi değil, AB’nin her dediğini yapmıyor. Türkiye’nin de kendi doğruları var. Bunlardan geri adım atmıyor. Mesela biz Kıbrıs’ı versek bizde girerdik ama bu mümkün değil, çünkü Türkiye milli değerlerinden asla taviz vermez” dedi.

İHA

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.