Schröder: Türkiye’de tarihi şeyler yapılıyor, ABD’nin kararı Ankara-Erivan yakınlaşmasına zarar verir

KÖLN(CİHAN)- Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder, Almanya’daki Türk üniversitelilerin kurduğu Türk-Alman Akademisyenler Platformu (TD-Plattform) tarafından, Türkiye’nin AB’ye yaklaşmasına yaptığı hizmetlerden dolayı Plattino ödülüne layık görüldü. Köln Ticaret Odası’nda (IHK), 500 civarında kişinin katıldığı törenle ödülünü alan Schröder burada önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin mutlaka Avrupa Birliği (AB) üyesi olması gerektiğini söyleyen Schröder, “Bu üyelik iki taraf için de çok önemli. Çünkü bu Avrupa’nın refah ve güvenliği için gereklidir. Sanki üyelik Türkiye’ye bir lütuf. Hayır. AB’nin bugünkü haliyle bununla direkt ilgisi var. Büyüme ve güvenlik. Türkiye, sakin olmayan bir bölgede, istikrarın sembolü. Türkiye’nin üyeliği kazanılabilirse fundamentalist olmayan İslam ile Avrupa’nın aydınlanmasını sağlayan değerler bir araya gelmiş olacak. Tabii ki bu hemen olacak bir şey değil, iki taraftan da çok sabır gerektiren bir şey” dedi. Yapılması gerekenlere değinen Schröder, “Derin reformların sürmesi lazım. Türkiye’deki insanlar için daha fazla özgürlük, demokrasi ve refahın kapıları açılacak. Uzun süredir devam eden reformlar bunun ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Katılaşmış yapıları kırmak ne kazar zor bu şimdilerde bir daha iyi görülüyor Türkiye’de. Bu nedenle daha fazla demokrasi için Türkiye’deki gayretler desteklenmeli. Arkadaşım Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Türkiye’de Avrupa’ya olan ilgi, gelişmeye ilgi desteklenmeli. Türkiye çok cesaretli bir reformu sürecini yürütüyor. Ve bunun sonunda AB’ye gelinmiş olacak” dedi.ABD’DE ‘SÖZDE’ SOYKIRIMIIN KABULÜ TÜRKİYE-ERMENİSTAN YAKINLAŞMASINA ZARAR VERİR

Lisbon sözleşmesine göre AB’nin Türkiye’yi alma yeteneğine sahip olmadığı savının doğru olmadığını kaydeden Schröder, “Türkiye güçlü bir aday. Politik ve ekonomik potansiyelini güçlendiriyor. Türkiye, Başbakan Erdoğan yönetiminde, 10 yıl önce kimsenin hayal edemeyeceği kadar büyük bir değişim geçirdi; demokratikleşti, modernleşti. Bakın bu kelimeyi sık kullanmam, şu anda yapılanlar ‘tarihi’ diye nitelendirilecek karakterdedir. Kürt politikası da aynı şekilde. Ermenistan’la başlatılan anlayış süreci de öyle. Bu barış süreci bu bölgenin anlaşmazlık ve çatışmalardan arınması sürecini başlatmıştır” dedi.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) sözde Ermeni soykırımı ile ilgili kararın ise bu sürece zarar verdiğini bildiren Schröder, “Bu iyi olmadı” dedi. AB’nin reform sürecindeki Türkiye’yi yoğun şekilde desteklemesi gerektiğini vurgulayan Schröder, “Türkiye’de AB üyeliğine ve reformlara karşı çıkan, nasyonalist, ulusalcı bir politika güdenler gelişmeye karşı direniyor. Ya Avrupa’yı hedef alan, ülkeyi modernleştiren bir hükümet. Ya da ülkeyi izole eden ve geriye atacak olan ulusalcı bir pozisyon. Bu nedenle AB’nin, Türkiye’nin adaylığını yapıcı olarak ilerletmesi önemli. Bu Almanya hükümeti için de geçerlidir. Ben şahsen yeni Dışişleri Bakanı’nın Ankara’da yaptıklarını doğru buluyorum, doğruları takdir etmek lazım” dedi.

İSLAM, AVRUPA’DAKİ TÜM TOPLUMLARIN BİR PARÇASI OLMUŞTUR

Türkiye’nin hem İslam dünyasında büyük bir değeri olduğunu, hem de seküler, modern Müslüman bir ülke olarak model fonksiyonu olduğunu kaydeden Schröder, “Bu bizim için de, Müslüman ülkelerin demokratik ve modernleşmesi için önemli” dedi. 11 Eylül saldırılarından sonra Avrupa’da yaşayan Müslümanlara bakışın değiştiğini, kendisinin bunu tehlikeli bulduğunu bildiren Schröder, “İslam, Avrupa’daki tüm toplumların bir parçası olmuştur. Avrupa’da 16 milyon Müslümanın yaşadığını Avrupalılara sürekli hatırlatmak lazım. Burada yaşayanların buradaki hukuk ve demokrasi kurallarını kabul etmesi gerek. Ancak uyum, asimilasyon demek değildir” diyerek bunun daha önce de Başbakan Erdoğan tarafından Köln’de söylendiğini ve Almanya’da büyük tartışmalara neden olduğunu hatırlatarak, “Ama o zamanda bu doğruydu. Çünkü uyum, kültürel ve dini farkı yok etmek anlamına gelemez. İslam ülkelerinde diğer dinlere karşı tutumlarda sorunlar olabilir ama bu aşırı sağın yaptığı gibi burada gerekçe olamaz. Din özgürlüğü çok önemli. Bu nedenle minare yasağı, Avrupa projesi açısından bir kırılmadır” dedi. Türkiye ile AB’nin yakınlaşması ve Almanya’daki Türklerin uyumu için model insanlar ve kendisine ödül veren sivil toplum kuruluşları gibi kuruluşların önemli olduğunu kaydeden Schöder, Plattino ödülü için teşekkür etti.

PLATTİNO ÖDÜLÜ GEÇEN YIL CEM ÖZDEMİR’E VERİLMİŞTİ

Plattino ödülü geçen yıl, uyuma katkısı ve model kişiliğinden dolayı Alman Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir’e verilmişti. TD Plattform Başkanı Sadettin Tüzün’ün konuşmasıyla başlayan tören TD Plattform Danışma Kurulu Başkanı, Şahirler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin, Köln Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkanı Elfi Scho-Atwerpes, Köln Ticaret Odası’ndan (IHK) Victor Vogt, Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası (TD-IHK) Başkanı Dr. Rainhardt Freiherr von Leoprechting birer konuşma yaptı. Türk kabaretist Aydın Işık’ın Baran O. Bala adıyla oynadığı ve 2013’te aday olacağını belirterek “Almanya’nın Türk Başbakanı” adlı oyun izlendi. Video gösterisi şeklinde izlenen oyun başta Schröder olmak üzere izleyicileri kahkahaya boğdu. Sponsorlara da ödüllerin verildiği geceye Türkiye’nin Köln Başkonsolosu Mustafa Kemal Basa, Düsseldorf Başkonosolosu Fırat Sunel, DİTİB Genel Müdürü Mehmet Yıldırım, UETD Genel Başkanı Hasan Özdoğan gibi davetliler katıldı.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.