
ABD 9. Temyiz Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın Kaliforniya Ulusal Muhafızları üzerindeki kontrolünü yasal buldu. Mahkeme, Trump’ın Los Angeles’taki isyanlara karşı federal asker konuşlandırma kararını onayladı.
Kaliforniya Valisi Gavin Newsom’un açtığı dava sonucunda federal alt mahkeme, kontrolü geçici olarak eyalete geri vermişti. Ancak temyiz mahkemesi, bu kararı geçersiz sayarak, Trump lehine bir geçici durdurma kararı verdi. Mahkeme, ABD Başkanının 10 U.S. Code § 12406 maddesine göre yasal yetkisini kullandığını belirtti.
Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden kararı “BÜYÜK ZAFER” olarak nitelendirdi. “Şehirlerimizde güvenlik sağlanamıyorsa, gereken desteği federal olarak biz veririz.” dedi.
Trump, 7 Haziran’da Los Angeles şehir merkezindeki şiddet olayları üzerine 2.000 Ulusal Muhafız askerini görevlendirmişti. Trump, olaylar sonrası ek 2.000 asker daha gönderdi. Şu anda toplam 4.000 Ulusal Muhafız askeri, Los Angeles sokaklarında görev yapıyor.
Göstericilerin resmi kurumlara ait binaları hedef alması, mahkeme kararında etkili oldu. Polis raporlarına göre, bazı göstericiler resmi araçlara saldırdı, memurlara beton parçaları ve şişeler attı.
Mahkeme açıklamasında ayrıca, “Federal hükümetin böyle olayları önlemedeki çıkarı büyüktür” ifadesine yer verildi. Buna ek olarak, “Göstericiler, federal memurları etkisiz hale getirmiş, araçları tahrip etmiş ve kamu düzenini bozmuştur.” denildi.
Vali Newsom, karardan duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi. Ancak mahkemenin Trump’ın yetkisiz ve açıklamasız hareket etmesini reddetmesini memnuniyetle karşıladı. “Başkan kral değildir, hukuk üstü davranamaz.” dedi. Newsom, yasal mücadeleye devam edeceklerini duyurdu.
Bu karar, federal ve eyalet yetkileri arasındaki sınırları yeniden gündeme getirdi. Uzmanlara göre, bu tür yetki tartışmaları seçim sürecinde daha da önem kazanabilir.
ABD Yetki Tartışmaları Gündemde
Anayasa hukukçularına göre karar, eyalet ve federal yetki çatışmalarında özellikle kritik bir dönüm noktası oluşturuyor. Nitekim mahkeme, federal müdahalenin belirli ve istisnai koşullarda meşru olabileceğini açıkça vurguladı. Dolayısıyla bu durum, benzer olaylarda Washington’un nasıl hareket edebileceğine dair geleceğe yönelik yasal bir çerçeve sunuyor.
Sivil toplum kuruluşları karara tepki gösterdi. Sivil toplum kuruluşları, Ulusal Muhafızların protestolara müdahale ettiğini ve bu yolla ifade özgürlüğünü tehdit ettiğini söyledi. Kuruluşlar, bu kararın demokratik hakları gelecekte zayıflatacağını öne sürdü.
Kararın ardından kamuoyu, olası itiraz başvurusu için Yüksek Mahkeme’yi izlemeye başladı.
Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.