
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Mart 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, ABD-İsrail ortak askeri operasyonunun İran’a yönelik saldırılarının dört ila beş hafta sürebileceğini belirtti. Trump, bu operasyonun amacının İran’dan gelen tehditleri ortadan kaldırmak ve ülkenin nükleer silah edinmesinin önüne geçmek olduğunu vurguladı.
28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail, İran’a yönelik büyük bir askeri operasyon başlattı. Bu operasyon, Amerika ile İran arasında yapılan nükleer müzakerelerin başarısız olmasının ardından gerçekleşti. Trump, operasyonun İran’ın deniz kuvvetlerini hedef aldığını ve büyük bir kısmını önemli ölçüde zayıflattığını açıkladı. Buna karşılık İran, İsrail ve komşu Körfez ülkelerine ABD ile İsrail askeri üslerini hedef alan saldırılar düzenledi.
Trump, New York Times’a verdiği bir röportajda, İran’ın geleceği ve liderliği hakkında bazı değerlendirmeler yaptı. İran’ın mevcut lideri Ali Hamaney’in ölümünün ardından ülkenin nasıl bir yönetim yapısına sahip olacağına dair çeşitli senaryolar üzerine konuştu. Ayrıca İran halkının kendi hükümetlerini değiştirme konusunda karar verme yetkisine sahip olduğunu söyledi. Ancak “Bu işi yapmamız için hâlâ çok erken,” diyerek, bunu yapmalarının zaman alabileceğini ifade etti.
Trump, operasyonun başarılı gittiğini ve planlarının hızla ilerlediğini söyledi. Ayrıca, İran’ın gelecekteki liderliği hakkında bazı adaylarının olduğunu belirtti. Ancak isim vermekten kaçınarak, “İşimizi tamamladıktan sonra bunları açıklayacağız,” dedi. Trump, İran’daki mevcut yönetimin yerine geçebilecek kişilerin, ülke halkı tarafından seçilmesi gerektiğini bildirdi.
İran’da da Venezuela’dakine Benzer Bir Durum Yaşanabilir
Trump, Venezuela’daki gelişmeleri örnek göstererek, İran’da da benzer bir durumun yaşanabileceğini söyledi. Venezuela’ya yapılan bir operasyonda, Başkan Nicolás Maduro ve eşi tutuklanmıştı. Bunun ardından kurulan geçici hükümet, ABD ile işbirliği yapma isteğini dile getirmişti. Trump, “Venezuela’daki senaryo mükemmel bir örnek olabilir,” dedi.
Ayrıca İran’da geçici bir yönetim kurulabileceğini ve bu liderlerin halkın iradesiyle seçileceğini ifade etti. Trump, İran’a yönelik yaptırımların kaldırılabileceğini de belirtti. Ancak bunun için İran’daki yeni liderliğin pragmatik bir şekilde Amerika ile işbirliği yapması gerektiğini vurguladı.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, 1 Mart 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, ülkesinde bir geçici yönetim kurulacağını duyurdu. Laricani, Hamaney’in ölümünün ardından yeni bir lider seçilene kadar bu geçici yönetimin ülkeyi yöneteceğini belirtti.
Sürgündeki İran Prensi Rıza Pehlevi, 1 Mart’ta CBS News kanalına verdiği röportajda, İran’ın demokratik bir geçiş süreci için hazır olduğunu söyledi. Ancak kendisinin seçimlere katılmayı düşünmediğini açıkladı. Pehlevi, “Ben bir geçiş lideri olarak güvenilen bir figürüm. Gelecekteki kral ya da başkan olmak gibi bir hedefim yok. Benim amacım, halkın özgür seçimler yapabileceği bir ortam yaratmak,” dedi. Pehlevi, İran’ın eski şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin oğludur. 1979’daki İslam Devrimi sonrası ülkesinden sürgün edilmiştir.
Trump’ın açıklamaları ve gelişmeler, dünya gündeminde büyük yankı uyandırdı. Bununla birlikte İran’ın geleceği hakkında belirsizlikler devam ediyor.