
Mahkemeye beyan verdiği esnada şekerinin yükselmesi sebebiyle fenalaşan Tanju Özcan yere düşerek bayıldı. Duruşmaya ara verildi.
Bolu Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk iddiaları kapsamında hakkında dava açılan, aralarında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da olduğu sanıklar ikinci kez hakim karşısına çıktı.
“İcbar suretiyle irtikap”, “irtikaba teşebbüs”, “rüşvet”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler Kanunu’na muhalefet” suçlamalarıyla yargılanan sanıklar ikinci kez hakim karşısına çıktı.
Ankara Sincan Cezaevi’nde bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
6 aydan uzun süredir tutuklu olduğunu, sürecin kendisi ve arkadaşlarına karşı bir operasyona dönüştüğünü söyleyen Özcan, beyanda bulunduğu sırada kan şekerinin yükselmesi sonucu baygınlık geçirdi.
Sağlık ekipleri tarafından ilaçları verilerek gerekli kontrolleri yapılan Tanju Özcan, sağlık durumunun göz önünde bulundurularak tahliyesini talep etti.
“Ben vatan haini miyim? Abdullah Öcalan’ın şartları benden daha iyi.”
Özcan ifadesinde, “İlk celsedeki iyi niyetli yönetiminiz için teşekkür ederim. Verilen ara karar bizim tarafımızdan beğenilmedi. Benim ve Süleyman Can’ın duruşma salonuna getirilmesi savunmamızı olumsuz etkiliyor. Şehir dışındasınız diyeceksiniz ama şehir dışında olmak da benim tercihim değildi. 6 ay 8 gün oldu tutukluluk durumu. Sayın İmamoğlu mu daha çok mağdur edildi yoksa ben mi daha çok mağdur edildim bunu tartışmak isterim. Davama hiçbir zaman siyasi bir dava dememeyi tercih ettim.
Benimle ilgili süreç çok farklı durumlara doğru gitmeye başladı. 28 Şubat’ta beni ve arkadaşlarımı gözaltına aldılar. İlk celsede tüm market yetkilileri dinlendi ve sonuç itibarıyla icbarın hiçbir unsuru olmadığı ortaya çıktı. Tüm karalamalara rağmen insanlar bana acıdı, ‘bir belediye başkanı öğrenciye burs verdi diye tutuklanır mı’ dediler.
Benimle ilgili genel bir süreç yürütülmüyor, herkeste yürütüldüğü gibi bir süreç yürütülmüyor. Bunlar beni çıkartmamak için yapılmış operasyonlar. Ben bunu görüyorum üzülüyorum ama en çok arkadaşlarıma üzülüyorum. Bolu Türkiye’nin en temiz şehriyse temizlik işleri müdürlüğü de en başarılı müdürlüktür. Sırf Tanju Özcan tutuklu kalsın diye temizlik işlerindeki arkadaşlarımızı da içeri almak nedir? Beni hain olarak mı görüyorlar? Ben vatan haini miyim? Abdullah Öcalan’ın şartları benden daha iyi. Terör örgütü üyelerinin şartları benden daha iyi.
“1 yılda 25 kilo verdim. Benim artık kilo verecek halim kalmadı.”
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın haksız soruşturmaları ruhsal ve fiziksel olarak beni çok fazla yordu. Benim şeker hastalığım kritik bir noktada, 18 saat boyunca 400’ün üzerinde seyrediyor. Sadece uyurken şekerim düşüyor. Kan testine bakılınca yeniden akut pankreatit hastalığı riski yeniden ortaya çıkıyor. Doktorlar böyle söylüyor. 1 yılda 25 kilo verdim. Benim artık kilo verecek halim kalmadı. Vücutta eriyecek yağ kalmadığı için kastan gidiyor. Kendimi acındırmak istemiyorum böyle bir duruma düşmek istemiyorum ama hakim bey sizin insafınıza bırakıyorum. Tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu.
Avukatların beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Tanju Özcan ile birlikte 3 sanığın daha tutukluluk halinin devamına hükmetti. Adli kontrol altında bulunan sanıkların mevcut tedbirlerinin sürmesine de karar verildi. Duruşma 19 Ekim’e ertelendi.