İBB Davası’nda 76. Gün: Selim İmamoğlu Savunma Yaptı

İBB Davası’nda 76. gün Selim İmamoğlu savunma yaptı. (Fotoğraf: Ekrem İmamoğlu.com)
İBB Davası’nda 76. gün Selim İmamoğlu savunma yaptı. (Fotoğraf: Ekrem İmamoğlu.com)

Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Selim İmamoğlu İBB Davası’nda savunma yaptı. Davanın 76. gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alınmaya devam ediyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediliyor.

Davanın 76. gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alınıyor. Tutuklu sanıklar, saat 11.10’da jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirildi. Heyetin de yerini almasının ardından duruşma 11.20’de başladı.

Selim İmamoğlu’nun savunmasının ardından mahkeme başkanı, “Hırvatistan’daki şirketin aktif mi?” diye sordu. İmamoğlu, “Evet şu an inşaat devam ediyor” dedi. Sorgunun ardından Selim İmamoğlu’nun avukatı Sezen Yılmaz söz aldı.

Yılmaz, müvekkilinin spor ve eğitim için ikinci el bir tekne satın aldığını ve bu teknenin tatil amaçlı kullanılmasının mümkün olmadığını vurguladı. İmamoğlu’nun Hırvatistan’daki ticari faaliyetiyle ilgili istihbari bir durum yaratıldığına vurgu yapan avukat Yılmaz, “Ticaret Ateşeliği’ne sorulsa her şey öğrenilebilirdi” dedi.

Selim İmamoğlu, kürsüdeki yerini almak üzere tutuklu sanıkların yanından geçerken babası ile sarıldı. Selim İmamoğlu “Soyadım İmamoğlu olmasaydı burada olmayacaktım” dedi. İmamoğlu, ailenin 3. nesli olarak yurtdışına açılmayı düşündüğünü ancak babasının “Siyaseten uygun olmaz” dediğini belirtti.
İmamoğlu, “Yurt dışında bir projeye ortak olmak istediğimi babama ilettim. Babam ise bu konuya pek sıcak bakmadı. Çünkü siyaseten tartışmalara yol açabilecek bir konu olduğunu söyledi. Bunun üzerine ben de tamamen aile şirketinden bağımsız ve bana ait bir şirketle bu süreci ilerleteceğimi söyledim” diye konuştu.

Ailesinden aldığı borçlar nedeniyle şüpheli durumda olduğunu ifade eden Selim İmamoğlu, hakkındaki yurtdışına çıkış yasağıyla ilgili “Annem buradayken, babam zulüm altındayken kaçacağımı düşünmediniz herhalde” ifadelerini kullandı.

“MASAK’ın yaptığı bu hatanın kötü niyetle yapılmadığına inanmak istiyorum”

Projeye ortaklık kapsamında İş Bankası üzerinden Hırvatistan’daki Kent Bank’a yaklaşık 390 bin Euro transfer ettiğini belirten İmamoğlu, banka hareketlerinin MASAK raporunda mükerrer yazıldığını ve gerçekte gönderilen miktarın iki katının transfer edilmiş gibi gösterildiğini söyledi:

“MASAK’ın yaptığı bu hatanın kötü niyetle yapılmadığına inanmak istiyorum. Ancak bunun yanlış şekilde medyaya sızmasına izin verilmemesi gerekirken bu engellenmedi ve medyada yalan haberler yapıldı. Takdir edersiniz ki bir yanlış, bir sorun düzeltilse bile o yanlışın kamuoyunda yarattığı zarar, yanlış algı kendiliğinden ortadan kalkmıyor.”

Hırvatistan’daki projeye ilişkin ortağını Temmuz 2025’te trafik kazasında kaybettiğini anlatan İmamoğlu, yurt dışına çıkış yasağı nedeniyle cenazeye katılamadığını söyledi.

Bu ölüm üzerinden bir gazetecinin kendisine yönelik “katil yakıştırması” yaptığını savunan İmamoğlu, söz konusu kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, takipsizlik kararı verildiğini ve açtığı tazminat davasının sürdüğünü anlattı.

“Babamdan borç alarak aldım.”

Çocukluğundan itibaren sporla ilgilendiğini anlatan İmamoğlu, üniversite yıllarında yelken sporuna başladığını ve Türkiye Yelken Federasyonu’ndan lisans alarak yarışlara katıldığını söyledi. Bosphorus Cup’ta da yarıştığını belirten İmamoğlu, 2024 yılında yarış amaçlı ikinci el, 2009 model bir yelkenliyi 772 bin liraya satın aldığını anlattı.

İmamoğlu, “Bedelini de babamdan borç alarak banka havalesiyle aldım. Sahibi olduğum bu yelkenli şu an yelken kulübünde eğitim amaçlı da kullanılmaktadır. Yani günün sonunda bu iki konuda hesabını veremeyeceğim bir durum asla yoktur” dedi.

Akademik çalışmalarına da değinen İmamoğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde inşaat mühendisliği eğitiminin yanında fizik mühendisliği de okuduğunu, daha sonra fizik alanında yüksek lisansa başladığını söyledi.

Yüksek lisans mezuniyet koşullarından birinin uluslararası konferansta çalışma sunmak olduğunu belirten İmamoğlu, Alman Fizik Topluluğu tarafından düzenlenen konferansa yaptığı başvurunun kabul edildiğini ancak hakkında getirilen yurt dışına çıkış yasağı nedeniyle konferansa katılamadığını anlattı.

İmamoğlu, yalnızca konferans tarihlerini kapsayacak şekilde yasağın geçici kaldırılmasını da istediğini ve dönüş biletini mahkemeye sunduğunu ancak olumlu yanıt alamadığını söyledi.

‘Türkiye’nin bu mahkeme salonlarını değil, başka bir geleceği hak ettiğini düşünüyorum’

Hakim Hırvatistan’daki şirketi sordu

Savunmanın ardından Mahkeme Başkanı, Selim İmamoğlu’na Hırvatistan’daki şirketine ilişkin sorular yöneltti.

Mahkeme Başkanı, şirketin tek ortaklı olup olmadığını sordu. İmamoğlu, “Evet” yanıtını verdi.
Başkanın, “Kim, kiminle birlikte kurdunuz?” sorusuna İmamoğlu, “Tek başıma kurdum” dedi.
Şirketin faaliyet alanını da “inşaat ve yatırım” olarak açıklayan İmamoğlu’na Mahkeme Başkanı, “Oraya gönderilen 388 bin 303 euro, öyle mi?” diye sordu. İmamoğlu, “Evet” yanıtını verdi.

Proje devam ediyor

Mahkeme Başkanı, İmamoğlu’nun şirketinin Hırvatistan’da faaliyet alanı kapsamında yürüttüğü bir proje olup olmadığını da sordu. İmamoğlu, şirketinin Hırvatistan’daki ana firmaya yüzde 20 ortak olduğunu belirterek “Şu an 150 haneye yakın büyük bir projede faaliyet göstermektedir o bölgede” dedi.

Mahkeme Başkanı’nın projenin devam edip etmediği yönündeki sorusuna ise İmamoğlu, “Tabii devam ediyor. İki bloğunun kabası yeni bitti daha” yanıtını verdi.

Savunmasının sonunda gençlerin hayal kurabilmesi ve bilimsel çalışmalar yapabilmesi gerektiğini söyleyen İmamoğlu, “Bilim literatürüne küçük de olsa bir katkıda bulunmak benim için çok değerli ve bunun için çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, savunmasının sonunda şu ifadeleri kullandı:

“Ben ve benim gibi tüm gençler hayal kurabilmek, kurduğumuz hayalleri gerçekleştirebilmek istiyoruz. Fakat adaletsizliklerle karşılaştığımız bu ortamda sadece vakit kaybediyoruz. Bize bu yaşatılanlar kısa vadede birilerini rahatlatabilir ancak böyle devam ederse uzun vadede hepimizi zan altında bırakacak bir süreci yaşıyoruz. Haliyle yaşanılan hiçbir şeyin aslında hiç kimseye bir faydası yok. Bu yüzden tüm bu yanlışlıklardan geri dönülmeli ve herkesin huzurlu ve mutlu olduğu bir ülkeye sahip olmalıyız. Birbirimizin elinden tutmaya, omuz omuza vermeye ihtiyacımız var. Ülkemizin ortak değerlerini beraber yaşatmalıyız. Birbirimizi kırarak ve dökerek hiçbir yere varamayız.

Etrafımız yangın yeriyken güçlü olmalıyız, birlik olmalıyız. Ülkemizde adil ve eşitlikçi bir ortam sağlandığında bizi uzun vadede kurtaracak yegane şeyin bilim ve teknoloji olduğuna inanıyorum. Türkiye artık üzerindeki ölü toprağını atsın, bitmeyen kavgalardan kurtulsun. Türkiye’nin geleceği biraz da gençlerinden aldığı güçle yola koyulsun. İlim bizim ışığımız olsun. Türkiye’nin bu mahkeme salonlarını değil, başka bir geleceği, başka bir hayali hak ettiğini düşünüyorum.”

Konuşmasının sonunda hesaplarındaki tedbir ve yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep eden İmamoğlu, “En önemlisi sevgili babam Ekrem İmamoğlu ve tüm yol arkadaşlarımın tahliyesini talep ediyorum” dedi.

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.