Vakıf Havuzlarının Makus Talihi
Bugüne kadar Mersin’deki Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfına (TSKGV) ait tesisler ile ilgili çok şey yazılıp çizildi.
Bu yazıların büyük çoğunluğu haklı bir serzeniş ile kaleme alınmıştı çünkü olimpik standartlarda inşa edilen yüzme ve atlama havuzlarının bulunduğu tesislerin atıl durumda bırakıldığı ve kullanılamaz hale geldiği ile ilgiliydi.
Olayın tarihsel arka planını da vererek bu konu ile ilgili bir şeyler söylemek ihtiyacı hissediyorum çünkü bu konu rahmetli babam Tekin Koçman’ı da ilgilendiren çok önemli bir konu.
Vakıf tesislerinin hayata geçmesinde Mersin’de rol oynayan çok önemli kişiler var. Bunlardan belki de en önemlileri rahmetli babam Tekin Koçman ile yakın arkadaşı Mircan Fırat’tır. Onlarla birlikte kentin çok önemli isimleri bu tesislerin yapılması ve hizmete sunulması için önemli çabalar ve emekler harcadı.
Bu kişilerin arasında kimler yok ki… Tuğamiraller Varol Atalay ve Salim Dervişoğlu, dönemin valisi ve belediye başkanı A. Nazif Demiröz, kentin önemli iş adamlarından Mustafa Sözmen, Kayhan Boro, Kiper Ulusoy, Hilmi Öztemir, Remon Kumdereli gibi… Bu kişilerin isimleri de havuzların bulunduğu bölümdeki mermer bir levha üzerine altın harfler ile yazılıydı.
Bu çaba ve emekleri görebilmek için 1980’li yıllara gitmek gerek… Türk Deniz Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TDKGV) Türkiye’deki bir ilki Mersin’de gerçekleştirmek için kolları sıvar. Babam ve Mircan Bey’in de içinde yer aldığı TDKGV İçel İl Yönetim Kurulu, Türkiye’de ilk defa Vakıfa gelir getirecek bir tesisi Mersin’de hayata geçirme kararı alır. Tesis için ihale yapılır ve kazanan firma şimdiki mevcut projeyi sunar. Projenin üzerine yapılacağı alan Mersin Belediyesi ve Milli Emlak’tan 49 yıllığına kiralanır ve projenin yapımı başlar.
Mersin’de, Türkiye’de bir ilk olacak bu tesisi bitirmek için çalışma başlar. Proje tamamen bağışlarla yürümektedir. Hem rahmetli babam Tekin Koçman hem de sevgili büyüğümüz Mircan Fırat, çalışmaları ile çok ciddi bağışlar toplar. Bu bağışlarla proje bitme noktasına gelir ama son aşamada kasada sadece 10.000.000 TL kaldığı için durmak zorunda kalırlar.
Sakıp Sabancı Mersin’e geliyor
Ne yapalım diye düşünürken TDKGV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sakıp Sabancı dönemin kuvvet komutanı ile Mersin’e gelir. Durum kendilerine aktarılır ve Sakıp Sabancı 4 taksitte ödenmek üzere 200.000.000 TL’lik bir bağış ile tesislerin bitirilmesini sağlar. 1985 yılında da tesislerin açılışı yapılarak halkın kullanımına sunulur.
1987 yılında tüm ordu vakıfları birleşip Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfına (TSKGV) dönüştürülünce buranın kullanımını da TSKGV üstlenir. Uzun yıllar bu tesisler Vakıf tarafından işletilir. Her sene Kabotaj Bayramı’nda yüzme ve yağlı direk yarışları düzenlenir. Pek çok Mersinli yüzmeyi burada öğrenir. Benim de buradaki yarışlarda kazandığım bir madalyam var.
2000’li yıllara gelindiğinde Vakıf tesislerinin işletilmek üzere kiraya verilmesi için karar alınır. Bu kararın üzerine de tesis bugüne kadar farklı işletmeciler tarafından yönetilir. 2015 yılına gelindiğinde, havuzun demirbaşları (su pompaları, devridaim sistemleri, yosun önleme makinaları vs.) artık kullanım süresini doldurduğu ve yenileme masrafları yüksek olduğu için bu bölüm kira kontratından çıkarılır.
Havuzlar Artık Kullanım Dışı
O tarihten beri de havuzlar kullanım dışı. Uzmanlar, havuzlar doldurulmadığı ve betonlar ile üzerindeki fayanslar gevrediği için su kaçaklarının olması gerektiğini söylüyorlar. Bunun yanında atlama kulesinde dışarıdan da görülebilen ciddi bir deformasyon var. Büyük bir ihtimalle tribünün kolonları da aynı durumda ve tekrar hizmete alınması için ciddi bir çalışma gerekiyor. Tahminen buraya o inanılmaz emekleri veren kişilerin adlarının altın harflerle yazılı olduğu mermer levha da artık dökülüyordur.
Burayla ilgili başka bir sorun da tesis yapılmaya başlandığı zamanda mevcut olmayan Kıyı Kenar Kanunu. Bu kanun 1990’da çıkıyor ve bu nedenle tesisin özellikle havuz bölümünün bir kısmı, bu hattın içerisinde kalıyor. Eğer tesisi yenilemek için yıkmaya kalkarsanız tekrar yapamıyorsunuz. Ancak olduğu gibi restore edebiliyorsunuz.
Bütün bunların yanı sıra Milli Emlak buranın mülkiyetini sonradan Gençlik ve Spor Bakanlığına vermiş. Şu anda tesisin bulunduğu yerin mülkiyet hakları Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Mersin Büyükşehir Belediyesinde. Buna ek olarak TSKGV’nın kontratı da 2032 yılında bitiyor. Sonrası ise meçhul…
Şimdiye kadar havuzlar için yapılan hiçbir girişim sonuç vermedi. TSKGV’nın ilk eseri olan, kamu-sivil toplum-iş insanları iş birliğiyle kente kazandırılmış ve kent belleğinde çok önemli bir yeri olan bu tesisin geri kazandırılması için yetkilileri göreve çağırmayı, önce Türk milleti sonra da babam ve çok değerli arkadaşları adına bir borç biliyorum.