Yıllar Önce Türk Bayanla Evlenen İsveçli Baba, Çocuğuna Ulaşmaya Çalışıyor

İsveçli Björn Hultin, Türkiye'deki çocuğu Antony

MALMÖ– İzmir’de 2003 yılında Defne Atakan adlı Türk bayanla evlenen İsveçli Björn Hultin, Türkiye’deki çocuğuna ulaşmaya çalışıyor. Türkiye’de gündem olan ve birçok televizyon kanalına konu olan Björn ve Defne’nin evliliği, 2006 yılında bitmiş. Boşanma sürecinde işleri de kötü giden Björn, Türkiye’den geride oğlunu da bırakarak ayrılmak zorunda kalmış. Şimdi 6 yaşında olan oğlunun bilgisayardaki fotoğraflarıyla yetinmek zorunda olan İsveçli baba, oğluna ulaşmaya çalışıyor.

Bir rüya gibi başlayan ve kendisini Türkiye’ye sürükleyen evlilik hikâyesinin başkalarına da örnek olmasını isteyen İsveçli Hultin, bugün olsa daha sağduyuyla hareket edeceğini söylüyor ve bu konularda en çok çocukların mağdur olduğunun altını çiziyor. Şu an 6 yaşında olan oğlu Antony’den geriye kalan tek fotoğrafı bilgisayarında sürekli sakladığını ve ona bakarak hasret gidermeye çalıştığını söyleyen Björn, “Başkaları benim yaşadıklarımı yaşamasın. Adalet sistemleri insanları ve çocukları mağdur etmesin.” çağrısında bulunuyor.

GAZETELERE ‘İSVEÇLİ DAMAT TÜRKİYE’DE’ DİYE HABER OLARAK BAŞLAYAN EVLİLİK

İsveçli Björn Hultin, 2003 yılında İzmir’e geldiğini ve Defne Atakan ile tanışarak evlendiğini, o günlerin çok güzel olduğunu söylüyor. Evlenmelerinin Türk basınında büyük yankı bulduğunu ve gazetelerde geniş yer aldığını söyleyen Björn, “O vakitler CNN Türk’ten daha birçok TV kanalına kadar hep haber olduydu, ‘İsveçli damat, İsveçli tenisçi Türkiye’ye geldi, Türk kızla evlendi’ diye.” şeklinde anlatıyor. Türkiye’ye gelmekle bambaşka bir dünyaya açıldığını vurgulayan Björn, “Orada çok iyi Türk arkadaşlarla tanıştım. Süper, harika bir Türk kültürü öğrendim.” şeklinde konuşuyor.

2006 yılında boşanma sürecinin başladığını ve ardından da bütün servetini, işini kaybettiğini ve bunun için de bir hukuk mücadelesi başlattığını söyleyen İsveçli Björn “Ben, Türk adaletine güveniyorum, güvenmek istiyorum. Burada da çok güzel Türk arkadaşlarım var ve Türklerin de zaten AB içinde yer almasını istiyorum.” diyor.

Boşanma süreci başlayınca halen eşi olan bayanın ve ailesinin ortak çocuklarını kendisine göstermediklerini ve onu çok özlediğini söyleyen Björn, “Çocuğumdan hiçbir haber alamıyorum ve çok üzülüyorum, adeta hayatımı kaybettim.” şeklinde duygularını aktarıyor. Çocuğunun çifte vatandaş olduğunu, 2010 yılında artık insanların birleşmesi gerektiğini ifade eden Björn, “Çifte vatandaş olan çocuğumun İsveç dilini ve kültürünü de öğrenmesini istiyorum. Çocuğumun buradaki Türk insanlarını tanımasını da istiyorum, burada iki kültürün ve iki milletin nasıl ortak ve bir arada yaşadığını çocuğumun da görmesini istiyorum. Fakat çocuğumdan hiç haber alamıyorum ve buna çok üzülüyorum. Bir de çocuğuma beni ve ailemi kötüleyip duruyorlar, bu beni daha da üzüyor.”

Boşanma sürecinin başlamasıyla meydana gelen sıkıntılarını da bir bir sıralayan Björn, eşinin ailesinin şirketine el koyduğunu ve şirket evraklarının kendisinden alındığını iddia ediyor. Bu durumu düzeltmek için bütün kanuni yolları denediğini ama ne barodan, ne de mahkemelerden net bir cevap alamadığını ileri süren Björn, “Avrupa Parlamentosunun hukuki kurumlarını dahi devreye soktum, telefonlarına, e-maillerine cevap veren olmuyor. Çocuğum şu an nasıl, hiç bir şey bilmiyorum.” diyor. Björn ayrıca, eşinin ailesi tarafından dövüldüğünü, darp edildiğini de söyleyerek şikâyet başvuruları yaptığını kaydediyor.

Türk adaletine güvenmek istediğinin bir kez daha altını çizen Björn, AB sürecine girmiş Türkiye’de adalet sisteminin AB standartlarında işlemesini umduğunu kaydediyor.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.