Küreselciler Arzı Mevud’a Karşıdır
“Hiç kimse, görmek istemeyen biri kadar kör değildir.”
Günümüzde at izi it izine karıştı. Her kafadan her kurumdan farklı, çelişkili sesler yükseliyor. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Peki ama neden böyle? Neler oluyor? Öncelikle, dünyadaki ilişkiler çok girift, çoklu menfaat odakları, işbirlikleri ve tabii aşırı rekabet ve düşmanlıklar da var. Dünya hiç olmadığı kadar küçüldü ve ilişkiler çoğalarak çeşitlendi.
Üretim, iletişim ve imkanlar bakımından ülkeler eşitlenmeye doğru gidiyor. Artık Batı medeniyeti tek güç ve üretici değil. Dünya halkları tüm olan bitenden anında haberdar oluyor. Kitleleri eskisi kadar yönlendirmek pek mümkün görünmüyor.
Resmi ağızların söylediklerine, gençlik çok itibar etmiyor. Elindeki alete daha çok inanıyor gençler. Ulus devletler vatandaşları kolayca denetime tabi tutamıyor. Yüksek rakımlı tepeler ile sokak farklı tellerden çalıyor. Gençlik küreselcilerin pençesinde. Devletler ve aileden fazla sosyal medya etkisi var üzerlerinde..
Küreselcilik çok konuşuluyor da çoğu insan bunun ayrımını yapamıyor. Küreselciler kim, ulusalcılar kim, Siyonistler kim, elit küreselci krema Yahudiler, zenginler kim? Karıştırıyor. Çoğu vakit hepsini aynı sepete koyuyor.
Küreselci dediğimiz, buna ideolojik küreselciler demek daha doğrudur; millet, din, aile, ulus devlet, cinsiyet ayrımına karşı, melezleşmiş halklardan oluşan, ulus devletleri aşan tek dünya devleti amaçlayan, bunu da çeşitli insani değerler öne sürerek -çevre hassasiyeti, çocuk, kadın, hayvan, insan hakları, serbest cinsiyet seçimi, demokrasi, eşitlik, özgürlük, din ve aile karşıtlığı vb.- gerçekleştirmeye çalışan ultra zengin ve seçkin bir sınıfın dayatmasıdır.
Bu uğurda teknolojiyi, dijital çözümleri kullanmak istiyorlar. Göçmen akınlarını teşvik ederek ülkeleri melezleştirmek, ulus devletleri zayıflamak, daha çok ulus üstü kurumlarla BM, AB, IMF, Dünya Sağlık Örgütü vb.. kitlelere,devletlere nizam vermek peşindeler ki geleneksel medya ve finans da bunların elinde..
Ulusalcılar; maneviyat sahibi, aileden, milli devletten yana, dinî ve kültürel değerleri önceleyen, göçmen akınına karşı duran, daha çok sağ siyasete meyilli kesim ki ulus devlet yönetimi, bürokrasi, asker, polis kesimi ve muhafazakar halk kitlesi bunlardan oluşuyor ağırlıkla.
Siyonistler ise Filistin ve çevresinde bir İsrail devleti kurma ve bu devleti adım adım arzı mevud sınırlarına taşımak isteyen siyasi akımdır. Yahudiler’den oluşur ki Yahudi olmayan diğer dinden insanların da desteğine sahiptir. Fakat Yahudi olup da Siyonist olmayanlar da vardır.
İdeolojik Küreselci Yahudiler örneğin Siyonizme karşıdırlar. Onlar Siyonistleri toprakçı ve köylü kafalı bulurlar. Zira onlar toprağa değil, insan zihnine taliptir. ‘İnsanı ele geçirdiğinde toprak zaten senindir’ düşüncesiyle hareket ederler.
Örneğin Avrupa Birliği küreselci zihniyet ile yönetilir. AB’nin iki lokomotif ülkesi Almanya ve Fransa’dır. Fakat bu iki ülkede de milliyetçi, küreselci karşıtı partiler iktidar olmak üzeredir. Almanya ve Fransa milliyetçi hükümetler tarafından yönetildiğinde AB fikri bitecektir.
İşte tam da burada yazının can alıcı ve belki de komplo teorisi sayılabilecek bir iddiasına geldi sıra. Küreselciler Almanya ve Fransa’daki gelişmeler karşısında, AB’nin tarihe gömüleceği varsayımından hareketle, ön alıp bir sahte bayrak operasyonu ile Rusya’yı Avrupa’ya saldırmış gibi gösterip, Avrupa’da bir savaş çıkarmak istemekteler. Avrupa’da yaşanacak bir savaş onların düşüncesine göre, gelecek yıkım ile beraber milliyetçi hareketler zayıflayacak, böylelikle AB fikri devam edebilecek.
Yani AB’yi seçimlerle kaybetmektense, küçük çaplı bir savaşla iktidarlarını sürdürmek istemektedir küreselciler. İşte o yüzdendir ki mevcut AB iktidarları Ukrayna savaşını bitirmiyorlar. Küreselci entrikaları ve planları bizlerce ‘üst akıl’ diye de tarif edilir.
Girişte dediğim gibi biraz ihata ederek bakmakta yarar var. Aynı haber kanalları kurşun asker yetiştirir sadece..