Dokuz Kırmızı

‘Dokuz Kırmızı’ uzman hekim Ünal Kılıç’ın ilk öykü kitabı. 2021 yılı Berikan Yayınevi basımı. 304 sayfalık kitapta dokuz öykü yer almış. Yazar Ünal Kılıç, öykülerinin başlıklarını kırmızı renginden seçmiş. Kırmızıyla yazar arasında, her okurun çözemeyeceği bir ilişki var. Bu gizemli ilişkinin tam boyutunu ben de çözemedim, ama fark ettim. Yazar da böyle bir mesajın varlığından söz etti; fakat nedir, ne değildir, şu aşamada açıklamak istemedi.

Ünal Bey benim bu ayrıntıyı fark eden ikinci okur olduğumu söyledi. Tabii bu benim dikkatli okur olduğumun kanıtıdır. ‘Dokuz Kırmızı’da bir devir anlatılıyor. Bilhassa gençlerde ulus bilinci tesis etmek amaçlanıyor. Yazar, kendi deneyimlerini de öykülere katarak, yeni kuşakların benzer hatalara düşmemeleri isteniyor.

‘Dokuz Kırmızı’ bana göre birbirini takip eden, birbirini tamamlayan ve okuyucuyu aynı hedef doğrultusunda bilinçlendirme misyonu taşıyan hikayelerden oluşan bir kitap. Öyle ki ‘Dokuz Kırmızı’, dokuz ayrı hikâyeden tek bir roman çıkacak malzeme ve kurguya sahip diyebilirim.

Ünal Kılıç, genç kuşak yazarlar dairesine dahil olmasına rağmen, Osmanlı Türkçesi sözcüklere sık sık yer vermiş kitabında. Osmanlı Türkçesi geçmişle bağ kurmamızda önemlidir ve belleklerde kalması gerekir. Kitabın ana fikrinden yola çıkarak, yazarımızın Osmanlı’nın son döneminden başlayarak Balkan savaşı, 1. Dünya savaşı ve Kurtuluş Savaşını içine katarak, imparatorluğun son yıllarından Cumhuriyet’in kurulmasına ve oradan 12 Eylül ihtilaline uzanan, içinde Teşkilat-ı Mahsusa’nın, Jön Türklerin, İttihat ve Terakki’nin, saltanat yanlılarının bulunduğu ve oradan genç cumhuriyete, yakın tarihe uzanan bir çizgide, istihbarat, millî mücadele konularını içeren, polisiye karışımı, kapsamlı eser ortaya çıkartacak bir potansiyel taşıdığı fikri oluştu bende.

Elbette geniş yelpazede, coğrafyada ve tarihî süreçte bu kolayca altından kalkılabilecek bir çalışma olmayacaktır; ama yazarda bunu başarabilecek şuur, birikim ve isteğin buluştuğu kanaatindeyim.

Yazarımız aynı zamanda sıkı bir okurdur. Türkçü ve toplumcudur. Türk milletinin içine düşürülmek istenen oyunların farkındadır. O, ülkücü idealist önderlere, kendi hayatlarını vatanı için ortaya koyan isimsiz kahramanlara minnet ve sevgiyle yaklaşır. Hikâyelerinde ülkü devlerini gençlerle buluşturur ve onlara rehberlik etmelerini işler.

Yazar gerçek hayatta olmasını dilediklerini, kurgusal bir dille bizlere anlatmak niyetindedir. Hikâyelerinde idealist gençler, okuyan, sorgulayan öğrenciler başroldedir. Dostluk, arkadaşlık, dayanışma ve tabii sevgi tüm hikâyelerinin temel unsurudur.

Hikayeler beni, yaşım itibariyle seksen öncesine götürdü. Köyüme, öğrencilik yıllarıma, yatılı yurduna, kantine, yemekhaneye, çay ve kitap kokusuna götürdü. İnsanlığın daha sahici ve dayanışmacı olduğu bir zaman dilimine..

Elbette hiçbir şey tozpembe değildir hayatta. Her dönem kendi sıkıntıları ve açmazları ile vardır. İşte o dönem de sağ – sol ve mezhep ayrışmasının yaşandığı dönemlerdir. Emperyalizmin Anadolu halkını birbirine düşürme emellerinin sahnelendiği zaman aralığıdır.

Peki buradan nasıl çıkıldı? Türk milletinin feraseti ve dindirilemez vatan sevgisi tüm oyunları bozdu. Tabii bedeller de ödendi. Yiğit vatan evlatları hiçbir ikbal kaygısı taşımadan kendilerini öne attı.

Ünal Kılıç, öykülerinde tarafına ve amacına sıkı sıkıya bağlıdır. Geçmişle hikayeleri aracılığıyla hesaplaşırken, kendince bir sorgulama yaparken, asla kimseyi ötekileştirmez. Herhangi bir kesimi şeytanlaştırmaz. Bilakis empati yeteneğini hakkıyla konuşturur.

Hekimlik mesleğinin verdiği tecrübeyle öykü kahramanlarının sağlık sorunları ve psikolojik durumları da yer bulmuş yaşam kesitlerinde. ‘Dokuz Kırmızı’ yazarın ilk kitabı ama o, yazın yolculuğunu sürdürmek ve yeni hikayeleriyle bizlerle buluşmak istiyor.

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.