
İsrail hükümeti Batı Şeria’daki arazi alım süreçlerini değiştiren yeni kararları onayladı. İsrail Güvenlik Kabinesi tarafından kabul edilen karar, mülkiyet ve arazi kayıt sistemlerinde kapsamlı değişiklikler içeriyor. Yetkililer düzenlemenin idari süreçleri sadeleştireceğini savunurken, bölgedeki siyasi ve hukuki tartışmaları yeniden alevlendi.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich kararı sosyal medya hesabından kamuoyuna duyurdu. Smotrich açıklamasında yerleşimleri güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bakan, arazi kayıtlarının uzun süredir kapalı tutulduğunu ve bu durumun belirsizlik yarattığı ifade etti.
Hükümete göre piyasa güvenliğini artıracak yeni düzenlemeyle birlikte arazi kayıtları erişime açık olacak. Böylece İsrail içindeki uygulamalara benzer şekilde arazi alım işlemleri daha şeffaf hale gelecek.
Güvenlik Kabinesi ayrıca Ürdün döneminden kalan bazı yasaları da yürürlükten kaldırdı. Bu yasalar Yahudilerin arazi satın almasını kısıtlarken ayrıca satışlar için karmaşık izin süreçleri gerekiyordu. Yeni kararla bu izin mekanizmaları sadeleşti.
Batı Şeria’nın Siyasi ve Güvenlik Durumu
Uluslararası hukukta işgal altındaki topraklar olarak kabul edilen Batı Şeria, 1967 yılından bu yana İsrail kontrolü altında. Buna karşılık İsrail’in güvenlik gerekçelerini öne sürmesi nedeniyle bölgenin statüsü uzun süredir anlaşmazlık konusu. Yeni karar bu tartışmaları daha da derinleştirdi.
1995 Oslo II Anlaşması, Batı Şeria’yı üç idari bölgeye ayırdı. A Bölgesi Filistin yönetiminin tam kontrolünde. B Bölgesi sivil olarak Filistin, güvenlikte İsrail kontrolünde, C Bölgesi ise tamamen İsrail yönetiminde yer alıyor. İsrail yerleşimlerinin çoğu C Bölgesi’nde yer alıyor.
Yeni düzenlemeler öncelikle C Bölgesi’nde uygulanacak, ancak denetimler A ve B bölgelerinde de artırılacak. Su kaynaklarının ve çevre denetimlerinin genişletilmesi, ayrıca arkeolojik alanların korunması da planlar arasında yer alıyor.
Bunları ek olarak Hebron’daki Yahudi yerleşimlerinde planlama yetkileri yeniden düzenlendi. Hizmetlerin hızlanacağı gerekçesiyle, inşaat ruhsatı yetkilerini İsrail Sivil İdaresi aldı. Bu önlemlerde hedef, yerel yönetimlerin daha etkin çalışması.
Ayrıca Rahel’in Mezarı çevresinde özel bir belediye yönetimi kurulacak. İsrail tarafı bu kararın kamu düzeni için gerekli olduğunu, bakım ve güvenlik hizmetlerini iyileştirileceğini belirtti.
Filistin yönetimi resmi WAFA ajansı aracılığıyla yaptığı açıklamayla karara sert tepki gösterdi. Açıklamada Filistin, kararların ilhak anlamına geldiğini ve uluslararası hukukun ihlal edildiğini bildirdi. Ayrıca Oslo ve Hebron anlaşmalarının çiğnendiğini belirtti.
Son olarak birçok Arap ve Müslüman ülke de iki devletli çözümün zarar gördüğü vurgulayarak kararı kınadı. Gelişmeler bölgedeki siyasi gerilimi yeniden artırdı.