
Fransa, laiklik tartışmaları ve İslami sembollerin kamusal alandaki yeri üzerinden yeniden dünya gündemine geldi. Ülkede son yıllarda çıkarılan yasalar, dini kıyafetlere yönelik sınırlamaları aşamalı olarak genişletti. Son tartışma ise belediye meclislerinde başörtüsü kullanımına odaklandı.
Fransa’da anayasal laiklik ilkesi, kamusal alanda dini sembollerin görünürlüğünü sınırlandırıyor. Bu ilke, özellikle kamu kurumlarında tarafsızlığı esas alıyor. Ancak uygulamanın kapsamı uzun süredir siyasi ve hukuki tartışmalara neden oluyor.
2004 yılında kabul edilen yasa, devlet okullarında dikkat çeken dini sembolleri yasakladı. Başörtüsü de bu düzenlemenin merkezinde yer aldı. Ardından 2010 yılında burka ve peçe, kamusal alanın tamamında yasaklandı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümeti ise 2023 yılında okullarda abaya kullanımını da yasak kapsamına aldı.
Ülkede özellikle bazı sağ siyasetçiler, başörtüsünün tüm kamusal alanlarda yasaklanmasından taraf oldu. Tartışmalar, mevcut yasalardaki gri alanların yeniden düzenlenmesi taleplerini gündeme getiriyor.
Fransa modern laiklik tartışmasının başlangıcı, 1989 yılında Creil kentinde üç öğrencinin başörtülerini çıkarmayı reddetmesi oldu. Olay, Fransa genelinde din ve eğitim ilişkisini yeniden gündeme taşımıştı. Mart 2025’te yayımlanan Institut CSA araştırmasına göre Fransızların yüzde 69’u, başörtüsünün sokaklar ve parklar dahil tüm kamusal alanlarda yasaklanmasını destekliyor.
Başörtüsü Tartışması Büyüyor
Son tartışma, Paris yakınlarındaki Ivry-sur-Seine Belediye Meclisi’nde gerçekleşti. Ulusal Birlik Partisi Meclis Üyesi Kevin Nader, toplantılar sırasında dini aidiyet gösteren kıyafetlerin yasaklanmasını önerdi. Teklif, başörtüsü kullanan iki meclis üyesini de hedef aldı. Belediye Başkan Yardımcısı Fenda Diarra daha önce belediye meclisinde başörtüsü takmaktan gurur duyduğunu açıklamıştı. Ancak belediyedeki Sosyalist ve Komünist çoğunluk, öneriyi oylamaya sunmadan reddetti.
Bunun üzerine Nader, çantasından küçük bir haç çıkararak mecliste “Selam Meryem” duasını okudu. Komünist Belediye Başkanı Philippe Bouyssou oturumu durdurarak daha sonra konuyu Val-de-Marne Valiliği’ne bildirdi. Olay, siyasi cepheleri yeniden karşı karşıya getirdi. Muhafazakâr siyasetçiler Nader’e destek verdi. Buna karşın sol partiler davranışı provokasyon olarak değerlendirdi.
Milletvekili Alexis Corbière, seçilmiş meclislerin ibadet veya dini propaganda yeri olmadığını söyledi. Ayrıca eski Sosyalist siyasetçi ve laiklik savunucusu Céline Pina, belediye meclisinde başörtüsü kullanılmasını Cumhuriyet ilkeleri açısından sorunlu gördüğünü ifade etti.