
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, şehit aileleri ve gazilerle Güvenpark’taki açlık grevi eyleminde bir araya geldi.
Türkiye’nin 81 ilinden Ankara’ya gelen er şehit yakınları ile erbaş ve er statüsündeki gaziler, yaklaşık üç haftadır Ankara-Güvenpark’ta oturma eylemlerini sürdürüyor. Gaziler, rütbeye göre değişen maaş ve sosyal haklardan doğan eşitsizliğin giderilmesini ve er-erbaş statüsündeki gazilerin diğer askerî personelle eşit haklara sahip olmasını istiyor.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, şehit aileleri ve gazilerle Güvenpark’taki açlık grevi eyleminde bir araya geldi. Özel, açlık grevine dönüşen eylemde gazileri ve şehit yakınlarının talepleri karşılanana kadar mücadelelerini destekleyeceklerini açıkladı.
Özel, burada yaptığı konuşmada:
“Şimdi beraberimde sizin de ben burada yokken sürekli andığınız Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu var. Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu ve göreve gelir gelmez – ki Milli Savunma Gölge Bakanımızdı bizim- Türkiye’de örgütlü oluşmuş gazi ve şehit ailelerinin, hem polislerin, hem askerlerin en üst üç yapısıyla sürekli temas kurdu ve biz bir araya getirdi defalarca. Türkiye’de 250’nin üzerinde derneği ziyaret etti. İstanbul’da bir çalıştay düzenledi, son günü ben de vardım. Sizler oradaydınız hepiniz; bütün dernekler, bütün vakıflar, bütün yapılar. Dört başı mamur bir hazırlığı, hep birlikte o salondan ‘Böyle olursa olur’ diye çıktık. Toplam net 19 talep ve toplam 18 kanunda değişiklik yapıyor. Bu yapıldığı takdirde ‘Herkes benim sorunum çözüldü’ diyordu. Biz öyle bir teklif hazırladık, bizzat ben de imzaladım. Bu hafta da YENİ Parti Genel Başkanı ve milletvekilleri olarak imzaladık. O gün Cumhuriyet Halk Partisi’nin başındaydık.
“Burada öyle bir şey olmadığı gibi, fevkalade düşük maaşları ifade ettiniz, biz utandık.”
Teklif biraz önce bahsettiğiniz ilgili komisyona ve komisyonlara gitti. Orada bekliyor iki yıldır. O teklif yasalaşsa Türkiye’de ne bir şehit ailesinin, ne bir gazinin artık bir beklentisi, eksik kalmış bir talebi kalmayacak. Öyle bir teklif. Bunu da herkes kabul ediyor, siz de kabul ediyorsunuz, bütün dernekler ve aileler de kabul ediyor. Yani biraz önce bahsettiğiniz bütün sorunların çözümü Meclis’te duruyor. 25 gün önce daha kötü bir noktadaydık şu açıdan. Sizin yarattığınız farkındalığın ve mücadelenin buna katkısı var.
O 19 maddeden üçünü ilgilendiren bir teklif, sanki sorunların tamamı çözülüyormuş havası verilerek, AK Parti tarafından hazırlandı ve bizim kapsamlı teklifimizden altı saat sonra verildi. Bunun iletişimini yapıyorlar. Eğri oturup doğru konuşmak lazım. Verilen teklif elbette sıfırdan iyidir. Ne oluyor? Bazı sorunları çözüyor. Ne çözüyor, ben söyleyeyim. Eksiğim varsa komutanım tamamlar, siz tamamlarsınız. Birincisi bizim hep söylediğimiz bir şey vardı ve diyorduk ki… Gazilerin ailelerinin ya da şehit olmuş erlerin nasıl rütbeli birini kaybettiğimizde, bir rütbeli asker şehidimiz olduğunda ailesi sanki şehit olmamış, devresi kıdem aldıkça, rütbe aldıkça maaşı yükseldikçe albaylığa kadar aynı maaşı alıyor.
Oysa burada öyle bir şey olmadığı gibi fevkalade düşük maaşları ifade ettiniz, biz utandık. 8 bin lira, 10 bin lira, 22 bin lira… Bizim bu noktadaki temel yaklaşımımız; ‘Bir er şehit olduysa ailesine uzman çavuş emsali maaş verilsin’ di. Yasada buna ‘bir asgari ücret kadar’ diye yazmışlar. Eskiden iyi, beklentinin altında. İkincisi ki biraz önce söylediniz. Düzenlemede gazi sayılmayanlara biz onur aylığı teklif ediyorduk düzenlememizde. Kendileri 17 bin ek gösterge gibi bir şey koymuşlar. Hiç yoktan iyi, beklentinin çok altında. Yine bir diğer tarafta yaralandığı halde maluliyet kabul edilmeyenlerle ilgili bizim düzenlemelerimiz vardı. O konuda da yine beklentinin çok altında bir düzenleme var. Şimdi bunlar hiç yoktan iyi ama beklentiyi asla karşılamıyor. Bunların düzgün hale getirilmesi önemli ama diğer 16 madde için fırsat var önümüzde.
“Gazilerin ve şehit ailelerinin sorunları çözülüyormuş gibi bir izlenim yaratmayı samimiyetsiz buluyoruz.”
Biraz önce söylediniz, bir çerçeve yasa var. Onunla ilgili dün imzalayan partiler… Teklif ettiler. Biz hukukçularla bir araya geldik. Bugün de çalışacağız, komisyonda da çalışacağız. Bizim temel yaklaşımımız şu; biz silahların tamamen susmasını, bir tek silahın dahi terör örgütünün elinde kalmamasını, geri dönüşümsüz olarak silahsızlanmayı ve Türkiye’de bir daha kan akmaması için bütün düzenlemelerin demokratik zeminde yapılmasını savunuyoruz.
Bu, bizim bin yıllık fikrimiz ve bunun Meclis’te konuşulmasını savunuyoruz. Bu sırada bir yandan sanki gazilerin ve şehit ailelerinin sorunları çözülüyormuş gibi bir izlenim yaratmayı samimiyetsiz buluyoruz. 19 maddelik kanun orada. Onun her bir aşamasını savunacağız. Burada er gazilerin ya da er iken şehit olanların ailelerinin beklentilerinin de hiçbir şekilde karşılanmadığını ve bu işin sonuna kadar takipçisi olacağımızı herkesin bir kez daha bilmesini isterim.
Zor günlerden geçiyoruz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nde seçilmişken bir darbeyle partimizin yönetiminden uzaklaştırılmış, partisi elinden alınmış, Cumhurbaşkanı adayı ve pırıl pırıl, gencecik belediye başkanları hapiste tutulan, hapisle tehdit edilenlerin bazılarının parti değiştirdiği, il başkanlarımızın – ki benim kendi ilimin kadın il başkanını bile Manisa’da aldılar ve şimdi getirdiler. Büyük bir zulüm görüyor partimiz. Bu şartlar altında, sizin bu itirazlarınız altında Türkiye’de terörün durdurulması, Suriye’de, Irak’ta, İran’da, Türkiye’de, Türkiye’nin ulusal çıkarları, güvenliği açısından önemli olacağının devlet kademelerinde değerlendirildiğinin ifade edildiği, rapor edindiği bir süreçte çok zorlu bir yerde, aslında ‘Lanet olsun yaptığınıza da yapacağınıza da’ dememiz gereken acıları çekiyorken ve zorlukları görüyorken Türkiye’de bir süreç yürüyor.
“5 bin 500 kişiye, aileye, yakınlarına, atılacak bir imzanın maddi yükümlülüğü ne olacak?”
Bu şartlarda emin olun meseleyi sizin kadar dikkatli takip ediyoruz, bütün hassasiyetleri dikkatli takip ediyoruz. İlk gün nasıl hassas bir yerdeysek bugün de aynı noktadayız. Her zaman söyledim. Biz şehit ailelerinin, gazilerin yanına varamayacağımız, gözüne bakamayacağımız işlerin içinde hiçbir zaman olmayız. Türkiye’nin geleceği açısından, terörün bitmesi açısından, bir daha gazilerin olmaması, şehitlerimizin olmaması açısından, terörün durdurulması ve demokratik meselelere de doğru bir yerden yaklaşıyoruz. Buradan bir kez daha ifade edeyim, en önemli konudur. 5 bin 500 kişiden bahsediyoruz burada. 5 bin 500 kişi.
Mademki bundan sonra terör olmayacak, mademki bundan sonra kan akmayacak, çatışma olmayacak… Zaten artık askerlik bu dönemdeki gibi o 33 erimizin şehit olduğu, kurtulan gazimizi de kaybettik, Allah gani gani rahmet eylesin. O gün olduğu gibi 18 yaşını toplayan vatan evlatları eline kına yakılıp götürülüp de daha sonra orada zorunlu askerlikle hayatını kaybedenler yerine; şimdi terörle mücadelede olanların da neredeyse tamamının profesyonel ordu düzeyinde olduğu yerde artık mademki er gaziler olmayacak, er şehitler olmayacak. Ya bu kadar önemli bir süreçte kolunu vermiş, bacağını vermiş, gözünü vermiş, canını vermişlerin, geride bırakanlara ya da kendilerine bu sorunun artık çözülmesi lazım. El insaf.
5 bin 500 kişiye aile, yakına atılacak bir imzanın maddi yükümlülüğü ne olacak? Devlet için bu nedir? Bunu arkadaşlarımız, ilgili komisyonlarda, biz dilimiz döndüğünce, size daha önce de söz verdiğim ve yaptığım gibi bundan sonra da dile getirmeye devam edeceğim. Hepinizi bir kez daha kucaklıyorum, saygıyla selamlıyorum.”

“Er Gaziler ve Şehit Yakınları Güvenpark’ta Açlık Grevinde.”
Salona girişlerine izin verilmeyen gaziler ve şehit yakınları, duruma tepki göstererek komisyon salonunun önünde eylem başlattı. Gaziler, askerlik görevini er veya erbaş olarak yaparken şehit olanların yakınları ile gazi olanların bazı haklardan eşit şekilde yararlanamadığını savunuyor. Bu kişilerin, farklı askerî statülerde görev yapan personele göre daha sınırlı haklara sahip olmasına itiraz ediliyor.
Gazilerin talepleri yalnızca maaşlarla sınırlı değil. Gaziler, sağlık hizmetlerine erişim, tedavi ve protez gibi ihtiyaçlarının karşılanmasında yaşadıkları sorunların da giderilmesini talep ediyor. Özellikle uzuv kaybı yaşayan gaziler, ihtiyaç duydukları protez ve tıbbi destek konusunda diğer askerî statülerdeki gazilerle eşit haklara sahip olmak istediklerini belirtiyor.
Yıllardır devam eden bu farklılıkların özellikle geçim ve sağlık alanında ciddi sorunlara yol açtığını belirten gaziler, aldıkları maaşların yetersiz kaldığını, buna sağlık ihtiyaçları ve diğer sosyal giderlerin de eklendiğini belirtti.