Hayata Dair Düşünceler: Hoşgörünün Erdemi

Günlük hayatımızda bazı insanların çabuk sinirlenen, her an patlamaya hazır bir öfkesi vardır. Bazı insanlar ise son derece nazik, kibar, hoşgörülü, saygılı ve yüksek bir tevazu sahibidir. Erdemleri yeşertmek kalbi geliştirmekten önce gelmeli. Öfkeyi kontrol etmek ise sağlığımız için büyük bir önem taşımaktadır.
Bazıları, “Gülmek, öfke, üzüntü ve mutluluk hayatın birer parçasıdır. Dünyadaki bunca çatışmanın ortasında yaşayıp da öfkelenecek bir şeyle karşılaşmayan kim var ki?” diyebilir. Ancak öfke, hem sağlığa hem de insanın kişisel gelişimine ciddi zararlar verir.
Eski Çin’de insanlar, “Hoşgörülü olmakla huzur ve sakinlik kazanır, mütevazı olmakla yeni bir ufka ulaşırsınız” derlerdi. Eğer bir kişi cömert ve hoşgörülüyse, yanlış anlaşıldığında bile tartışmaya girmiyorsa çatışmalardan uzak kalır; endişe duymadan, özgür ve kısıtlanmamış bir hayatın tadını çıkarır.
Konfüçyüs’ün Lunyu (konuşmalar) adlı eserinde, Weilinggong bölümünde şöyle denir: “Küçük rahatsızlıklara tahammül edememek, büyük planları mahveder.” Sima Qian ise Şiji (Tarih kayıtları) adlı eserinde, “Küçük bir sabırsızlık, büyük bir stratejiye zarar verir” demiştir. Halk arasında da şu atasözleri nesilden nesle aktarılır: “Hoşgörü birçok nimeti getirir, uyum ise muazzam bir şansa kapı açar” ve “Çalışkanlıkla her türlü zorluğun üstesinden gelinebilir, hoşgörülü olmakla en üst düzeyde uyum sağlanabilir.”
Tang Hanedanlığı döneminde Zhang Gongyi tarafından kaleme alınan “Yüz Hoşgörü Şarkısı”nda ise şu ifadelere yer verilir:
“Merhametli bir insan, sıradan insanların tahammül etmekte zorlandığı şeylere göğüs gerer.
Bilge bir insan, sıradan insanların katlanamadığı şeylere sabreder.
Çalışkanlıkla zorluklara göğüs germek bolluk getirir;
yalnızlığa ahlaktan ödün vermeden katlanmak ise sağlık bahşeder.”
Qing Hanedanlığı’nın imparatorluk elçisi Lin Zexu da büyük salonuna “Öfke Kontrolü” yazılı bir tabela astırmıştı. Bu durum, eski Çin halkının öfkenin zararlarını çok uzun zaman önce fark ettiğini açıkça gösterir.
Guangdong ve Guangxi eyaletlerinin valiliğini yapan Lin Zexu, bir gün ilgilendiği bir iş yüzünden sinirlerine hâkim olamayarak öfkeyle bir çay fincanını yere fırlattı. Tam o sırada duvarda asılı olan “Öfke Kontrolü” yazısını görünce yine hata yaptığını anladı. Hizmetçilerin temizlemesine izin vermeyerek, duyduğu pişmanlığın bir göstergesi olarak yerdeki parçaları kendi elleriyle topladı.
Öfkeye kapılmak, kişinin öz denetim eksikliğinin bir göstergesidir
Günlük hayatta insan ilişkilerinde kolayca öfkeye kapılmak, kişinin öz denetim eksikliğinin bir göstergesidir. Öfke sorunu yaşayanlar, Lin Zexu’nun bu davranışından ders çıkararak öz farkındalık kazanmalı, kendini geliştirmeli, öfke yönetimine dikkat etmeli, sakin kalarak başkalarını mantık yoluyla ikna etmeyi öğrenmelidir. Asla öfkeye yenik düşmemelidir, çünkü öfke hem başkalarına hem de insanın kendisine zarar verir.
Eski Çin tıbbı da “öfke” üzerine derinlemesine açıklamalar sunar. Bu öğretiye göre öfke, hayal kırıklığından beslenir, öfke ile hayal kırıklığı adeta ikiz kardeş gibidir. Hayal kırıklığı, öfkenin patlamasına yol açar. Öfkenin “yaşam enerjisini (çi) tüketeceği”, “karaciğerde yüksek hararete” neden olacağı ve doğrudan “karaciğere zarar vereceği” Çin kültüründe bilinen bir gerçektir.
Nitekim günlük hayatta öfke yüzünden hayatını kaybeden birçok insan vardır. Eski bir atasözünde dendiği gibi: “Bir kase pirinç karnı doyuramaz ama haksızlığa uğrayıp kendini kanıtlayamamak insanı patlatıp öldürebilir.” Üç Krallık döneminde Zhuge Liang’ın, rakibi Zhou Yu’yu üç kez hayal kırıklığına uğratarak alt etme hikayesini herkes bilir. Zhou Yu, yaşadığı büyük hayal kırıklığı ve öfke nedeniyle kan kusarak ölmüştür.
Hayatınızdaki tüm canlılara minnettar olun
Birçok insanın öfkesi; komşular arasındaki sürtüşmeler veya sokaktaki yabancılarla yaşanan tartışmalar gibi küçük kazançlar, kayıplar, açgözlülük ve bencillikten kaynaklanır. Eğer kişi şöhreti ve kişisel çıkarları hafife almayı başarabilirse, öfkesi de doğal olarak azalacak, küçük meseleler için fevri çıkışlar yapmayacaktır.
İnsan hayatı boyunca her zaman can sıkıcı ve sinir bozucu durumlarla karşılaşacaktır. Ancak öfkeli zihniyetimizi minnettar bir bakış açısına dönüştürebilirsek, öfkeyi uyuma çevirebilir ve bilgece bir mertebeye ulaşabiliriz.
Size zarar veren kişiye minnettar olun, çünkü o sizin iradenizi törpülemiştir.
Sizi tökezleten kişiye minnettar olun, çünkü o sizin gücünüzü artırmıştır.
Sizi aldatan kişiye minnettar olun, çünkü o sizin zekanızı ve farkındalığınızı geliştirmiştir.
Sizi azarlayan kişiye minnettar olun, çünkü o size sabretmeyi öğretmiştir.
Hayatınızdaki tüm canlılara minnettar olun; çünkü onların varlığı, hayatınızı renklendiren ve sizi olgunlaştıran birer unsurdur.
Kaynak: Quan Ming Thoughts about Life: Tolerance Brings Peace of Mind, pureinsight.org