
Naked Eyes ikilisinin solisti Peter Byrne, kısa süren hastalığın ardından 74 yaşında Los Angeles’ta hayatını kaybetti.
New Wave ve synth-pop esintilerini dünyaya taşıyan 1980’lerin unutulmaz Naked Eyes grubunun solisti ve söz yazarı Peter Byrne, 74 yaşında hayatta veda etti. Billboard’a ve grubun resmi internet sitesinde yapılan açıklamalara göre, kısa bir süredir hastalıkla mücadele eden sanatçı, 14 Eylül Pazartesi günü Los Angeles, Kaliforniya’da hayatını kaybetti. Resmi ölüm nedeni henüz açıklanmayan Byrne; arkasında kardeşleri Eileen, Sandy, Carol ve Steve’i, üç çocuğu Merlin, Dylan ve Chloe’yi ve eski eşi Elena’yı bıraktı. Sanatçı için aile arasında özel bir tören düzenleneceği bildirildi.
Müziğe ilk adımlar ve neon grubu
9 Haziran 1952’de İngiltere’nin Bath şehrinde dünyaya gelen Peter Byrne, müzik kariyerine 1970’lerin ortalarında adım attı. 1976-1977 yıllarında Jeff Starrs ile bir ikili oluşturan sanatçı, ardından 1977-1979 yılları arasında Studio grubunda yer aldı. Müziğe olan tutkusu onu üniversite arkadaşı klavyeci Rob Fisher ile yan yana getirdi. İkili, 1979-1982 yılları arasında Neon adlı grupta birlikte sahne aldı. Dikkat çekici bir detay olarak, Neon grubunun kadrosunda daha sonra dünyaca ünlü Tears for Fears grubunu kuracak olan Curt Smith ve Roland Orzabal da bulunuyordu.
Naked Eyes ile gelen küresel başarı
Neon’un dağılmasının ardından Peter Byrne ve Rob Fisher, 1982 yılında Naked Eyes grubunu kurarak anında büyük bir başarı yakaladı. Aynı yıl EMI Records ile sözleşme imzalayan ikili, efsanevi Abbey Road Stüdyoları’nda ilk albümlerini kaydetti. Bu albüm İngiltere’de Burning Bridges, ABD’de ise grubun kendi adıyla (Naked Eyes) yayınlandı ve Billboard 200 listesinde 32 numaraya kadar yükseldi.
MTV’nin altın çağında New Wave akımının en popüler temsilcilerinden biri haline gelen Naked Eyes, iki yıl içinde Billboard Hot 100 listesinde ilk 40’a giren dört hit şarkıya imza attı. Grubun kariyerindeki en büyük çıkış, Burt Bacharach ve Hal David ikilisinin klasikleşmiş eseri “Always Something There to Remind Me”ye yaptıkları synth-pop yorumuyla geldi. Bu şarkı, 1983 yazında Billboard Hot 100 listesinde 8 numaraya kadar tırmanarak küresel bir fenomene dönüştü. Grubun “Promises, Promises”, “When the Lights Go Out” ve “(What) In the Name of Love” gibi diğer parçaları da dönemin radyolarında büyük beğeni topladı.

Ayrılık, kayıplar ve küllerinden doğan miras
Büyük radyo başarılarına rağmen, Byrne ve Fisher ikilisi birlikte uzun süre çalışamadılar ve hiç turneye çıkmadan, 1984 yılında çıkardıkları ikinci albümleri Fuel For The Fire sonrası yollarını ayırdılar. Grubun diğer yarısı olan Rob Fisher, 1999 yılında henüz 42 yaşındayken bağırsak kanseri ameliyatı sonrası gelişen komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybetti.
Yakın arkadaşının ve grubunun mirasını yaşatmak isteyen Peter Byrne, 2006 yılında Naked Eyes’ı yeniden hayata geçirdi. Bu süreçte solo çalışmalarına da devam eden sanatçı, 2001’de The Real Illusion adlı solo albümünü, ardından Naked Eyes çatısı altında 2007’de Fumbling with the Covers ve 2021’de Disguise the Limit albümlerini müzikseverlerle buluşturdu. Grubun ilk efsanevi albümünün yeniden düzenlenmiş (remastered) versiyonu ise yakın zamanda, 2025 yılında piyasaya sürülmüştü.
Çok yönlü bir müzisyen ve canlı performans tutkusu
Peter Byrne, sadece Naked Eyes ile sınırlı kalmayan üretken bir müzisyendi. 1985 yılında dünya starı Stevie Wonder’ın hit şarkısı “Part-Time Lover”da arka vokal olarak yer aldı. Ayrıca sinema ve televizyon dünyası için de üretim yapan Byrne, 1993 yılında popüler Olsen İkizleri için “I Am The Cute One” şarkısını kaleme aldı.
Son yıllarında nostalji turlarının aranan isimlerinden biri olan sanatçı; 2008’de Belinda Carlisle, ABC ve Human League ile “Regeneration” turnesine; 2024’te ise Wang Chung, Men Without Hats ve The Motels ile 80’ler temalı geniş bir ABD ve Kanada turnesine çıktı. Sahneleri asla bırakmayan Peter Byrne, Naked Eyes ile son canlı performansını ise 6 Haziran’da Las Vegas’taki Totally 80’s Pool Party kapsamında sergilemişti. 80’ler müziğine yön veren o karakteristik sesiyle hafızalarda silinmez bir iz bırakan Byrne, pop müzik tarihindeki özel yerini korumaya devam edecek.