ABD-İsrail Operasyonu: Hameney’in Ölümü ve Çin’in Tepkisi

28 Şubat 2026 tarihinde ABD-İsrail askeri operasyonları sırasında İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in ölümü, dünya çapında büyük yankı yarattı. Atlanta'da bir adam, Hamaney'in portresinin yer aldığı bir tabela ve bir Amerikan bayrağı taşırken. (Fotoğraf: The Epoch Times aracılığıyla, Elijah Nouvelage, AFP - Getty Images)
28 Şubat 2026 tarihinde ABD-İsrail askeri operasyonları sırasında İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in ölümü, dünya çapında büyük yankı yarattı. Atlanta’da bir adam, Hamaney’in portresinin yer aldığı bir tabela ve bir Amerikan bayrağı taşırken. (Fotoğraf: The Epoch Times aracılığıyla, Elijah Nouvelage, AFP – Getty Images)

İran’ın en güçlü ismi ve dini lideri Ali Hamaney’in ölümü, İran’da bazı bölgelerde sevinçle karşılandı. Hamaney 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail tarafından düzenlenen ortak bir hava saldırısında öldü. Bunun yanı sıra Çin’in tepkisi daha ölçülü ve bazı açılardan İran yönetimine sempati gösteren bir tutum sergiledi. İlk olarak, Çin’in devlet destekli haber ajansı Xinhua, İran hükümetinin Hamaney’in ölümünü yalanladığını duyurdu. Ancak, İran’ın devlet televizyonu IRIB 1 Mart 2026’da Hamaney’in öldüğünü açıkladı. Bunun ardından Çin medyası, dil değiştirerek liderin ölümünü “suikast” olarak nitelendirdi. Ayrıca Hamaney’in ölümünü saygıyla anılan bir liderin kaybı olarak yorumladı.

Hamaney’in ölümünün ardından, dünya çapında önemli jeopolitik yankılar meydana geldi. ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya paylaşımında, Hamaney’i “tarihin en kötü insanlarından biri” olarak tanımladı. Truth Social’da yaptığı açıklamada ayrıca İran halkının bu olayı bir fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Trump saldırıyı “adalet” olarak tanımlayarak, İran’da rejim değişikliği için halkı harekete geçmeye teşvik etti. Bununla birlikte İran’dan gelen video görüntülere göre halk sokaklarda sevinç gösterileri yapıyor. Ancak Hamaney’in uzun yıllar süren yönetiminin ardından ülkenin geleceği için belirsizlikler arttı.

Hamaney, 1989’dan bu yana İran’ın en yüksek dini ve siyasi lideri olarak görev yapıyordu. Ayrıca İran’ın bölgedeki etkisini artırmak için birçok militan gruba destek vermişti. ABD ve müttefikleri, İran’ı dünya çapında terörist gruplara destek vermekle suçluyor. İran ise bölgesel etkinliğini, Batı ve İsrail’in etkisine karşı bir direniş hareketi olarak tanımlıyor.

İran ve Çin Arasındaki İşbirliği Anlaşması

Çin, son yıllarda İran ile ekonomik ve jeopolitik bağlarını güçlendirdi. 2021 yılında iki ülke enerji, altyapı ve güvenlik alanlarını kapsayan 25 yıllık bir işbirliği anlaşması imzaladı. Ayrıca İran, Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne dahil olan ülkelerden biridir. Bununla birlikte Çin’e enerji sağlayan önemli bir ortak olarak öne çıkmaktadır. Çin, İran’dan gelen petrol ile büyük bir enerji açığını kapatmaktadır ve bu, Çin ekonomisi için kritik bir öneme sahiptir. 2025 verilerine göre, İran’ın petrol ihracatının yüzde 80’inden fazlası Çin’e gitmektedir.

Ancak Hamaney’in ölümü, Çin’in İran’a olan bağımlılığını ve dolayısıyla stratejik çıkarlarını tehdit etmektedir. Çinli analistler, İran’da rejim değişikliği ve iç karışıklıkların artmasının, İran’dan gelen petrol akışını olumsuz yönde etkileyebileceğini söylüyor. Bu durumun Çin için büyük ekonomik zorluklar yaratabileceğini belirtiyor. Çin, İran ile ilişkilerinin zayıflamasının, Washington’ın Pekin’e karşı ekonomik baskılarında yeni bir araç haline gelebileceğini düşünüyor.

Hamaney’in ölümü, sadece İran’da değil, dünya çapında büyük bir etki yarattı. İran’daki dini yönetimin geleceği belirsizleşirken, Çin’in bu süreçte alacağı tavır, küresel enerji piyasalarından güvenlik politikalarına kadar geniş bir yelpazede belirleyici olabilir. Çin’in İran ile olan ilişkisini sürdürebilmesi için, Tahran’daki yeni liderliğin şekillenmesi gerekecek. Ayrıca olası rejim değişikliklerine karşı Çin’in tutumunu netleştirmesi de önem taşıyor.

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.