
ABD, 3 Ocak’ta Venezuela’nın sosyalist lideri Nicolás Maduro’yu tutukladı. Uzmanlar, bu olayın Latin Amerika’daki ABD karşıtı güçler için büyük bir darbe olduğunu belirtiyor. Maduro’nun düşüşü ayrıca, Çin ve Rusya’nın bölgedeki etkisini de zayıflattı. Çünkü Çin, Venezuela ile 2023’te “her türlü koşulda stratejik ortaklık” ilan etmişti. Rusya da 2025’te benzer bir anlaşma yapmıştı.
Böylece Venezuela, bu ülkeler için önemli bir askeri, finansal ve petrol stratejisi haline gelmişti. Yeni gelişmelerin ardından, Çin ve Rusya’nın Latin Amerika’daki etkisi büyük ölçüde sekteye uğrayacak. Brezilya’nın eski Dışişleri Bakanı Ernesto Araújo “Maduro’nun düşüşü, bu ülkelerin bölgedeki uzun vadeli planlarını çöpe atıyor,” dedi.
ABD, Maduro’yu uyuşturucu ve silah kaçakçılığı suçlamalarıyla tutukladı. Ayrıca Maduro’nun eşi Cilia Flores ve birkaç yakını da suçlananlar arasında yer alıyor. 2020 ve 2026 tarihli dava dosyalarında, Maduro’nun ABD’yi hedef alan uyuşturucu kaçakçılığı yaptığına dair kanıtlar bulunuyor.
Bolivya’nın eski Savunma Bakanı Carlos Sánchez Berzain, ABD’nin bölgedeki stratejik gücünü yeniden pekiştirdiğini söyledi. Berzain “ABD’nin uyguladığı baskılar, Çin, Rusya ve İran’ın bölgedeki etkisini ortadan kaldırıyor,” dedi. ABD, bu tutuklamayla beraber Venezuela’dan Rusya ve Çin’e giden tüm ticari faaliyetlerin son bulacağını öngörüyor.
Küba da İran da Maduro’nun Tutuklanmasından Etkilendi
Küba, Maduro’nun düşüşünden en çok etkilenen ülkelerden biri oldu. 2025 yılında Venezuela, Küba’ya günlük 27.000 varil petrol göndererek petrol ihtiyacının yüzde 50’sini karşılıyordu. Küba’nın, Venezuela’daki rejime olan desteği ve petrol bağı, ülke ekonomisi için kritik önem taşıyor.
Ayrıca Venezuela ve İran arasındaki bağlantılar da dikkat çekiyor. 2021’deki bir rapor, Maduro’nun İran destekli Hizbullah militanlarını barındırdığını ortaya koymuştu. İran ayrıca, Venezuela’dan enerji ve askeri destek de alıyordu. Bu durum, bölgedeki terörizm riskini artırıyordu. Ancak Maduro’nun tutuklanması, bu ilişkilerin son bulması anlamına geliyor.
ABD 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi’nde, Monroe Doktrini’ni yeniden aktif hale getireceklerini duyurdu. Bu politika, bölgedeki dış güçlerin etkinliğini sınırlamayı hedefliyor. Tüm bu gelişmeler, ABD’nin Latin Amerika’daki hakimiyetini güçlendirecek.
Maduro’nun düşüşü, sadece Venezuela’yı değil, tüm Latin Amerika’yı etkileyen büyük bir gelişme. Bununla birlikte Çin ve Rusya’nın bölgedeki artan etkisi, ABD’nin küresel güç stratejisini tersine çevirdi. Bu yeni stratejik denge, bölgeyi ve dünya politikasını derinden etkileyecek.