Akkuyu’da Umutlar Tükeniyor mu?

Fotoğraf: İHA
Fotoğraf: İHA

Akkuyu Nükleer Santrali’ne verilen ÇED olumlu raporunun ardından nükleer karşıtlarının  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine açtığı davanın olumlu sonuçlanması ile ÇED raporunun değerlendirmesini yapmak üzere atanan 15 kişilik bilirkişi heyeti Akkuyu nükleer santral alanında incelemelerde bulundu.

Çeşitli örgüt ve kişilerin Akkuyu Nükleer Santrali için verilen ÇED raporunun iptali için açtığı davanın Danıştay 14. Dairesinde olumlu sonuçlanmasının ardından bugün Akkuyu’ya 15 kişilik bilirkişi heyeti geldi.  ÇED raporunun uygunluğu ile ilgili görüş bildirecek heyete, davaya müdahil kişi ve kuruluşlar da eşlik etti. Heyetin alana gelmesinden önce NKP, MERÇED, Sinop NKP, Adana NKP, Karadeniz İsyandadır gibi pek çok çevre örgütü alana gelerek bilirkişi heyetini protestolar ile karşıladı.  Akdeniz İsyandadır Platformu da bütün değerlendirme süreci boyunca demir santral kapısına taşlarla vurarak çevre örgütlerinin içeri alınmamalarına tepki gösterdi.

ÇED olumlu raporunun iptalinin görüşüleceği bu günde Sinop, Artvin, Bergama, Adana gibi şehirlerden çevreci örgütler gelmesine rağmen protestocuların sayısının geçmişte gerçekleştirilen eylemlerdeki sayının çok altında olması dikkat çekti. Özellikle bu kritik dönemde bölge halkından hemen hemen hiç katılımın olmaması ise başka önemli bir noktaydı. Protestocuların sayısındaki azalma pek çok insanın kafasında nükleer karşıtı hareket ile ilgili soru işaretleri bıraktı.

Müdahillerin görüşleri

İncelemelerin ardından bilirkişi heyetine görüş sunan ve davanın müdahillerinden Mersin CHP Milletvekilleri Aytuğ Atıcı ve Hüseyin Çamak, Mersin Barosu Başkanı ve NKP Yürütme Kurulu Üyesi Alpay Antmen ve Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut basına açıklamalarda bulundular.

Aytuğ Atıcı bu nükleer santralin yapımını ancak ve ancak 40 yıldır direnen Mersin halkının durdurabileceğini söylerken Hüseyin Çamak geçmişte nükleer santral teknolojisinin güvenli olduğunu düşündüğünü ama Fukuşima’nın ardından düşüncelerinin değiştiğini ve en temiz ülkenin nükleer santralin olmadığı ülke olduğunu düşündüğünü ifade etti. Mustafa Turgut ise hakime ve bilir kişilere Silifke halkı ve gelecek nesiller için endişeli olduklarını söylediklerini ve nükleer santralin yapılmaması için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Alpay Antmen ise heyete önlerindeki 3.500 sayfalık raporun hukuka da gerçeğe de uygun olmadığını anlattıklarını belirtti.

Umutlar tükeniyor mu?

Konu ile ilgili yaptığı açıklamada Antmen Türkiye’nin bir hukuk devleti olmaktan hızla çıkışını takip ettiklerini  ve çıkarılan yasa ile tüm Danıştay hakimlerinin azledileceğini ve o hakimlerden birinin de bilirkişi heyetine başkanlık ettiğini ifade ederek; “Bilirkişi heyetine aslında hakimliği tartışmalı olan bir hakim başkanlık etti” ifadelerini kullandı ve bu durumun heyet başkanı üzerinde yaratacağı baskıyı vurguladı.

Atıcı ise yaptığı açıklamaların ardından gazetemizin sorusuna cevaben itirazlarını heyete ilettiklerini ve bu itirazların kabul görmesi neticesinde hazırlanan ÇED raporunun iptal edilebileceğini  fakat hükumetin gönderdiği insanların da sıkıntılı olduğunu gördüğünü ifade etti.  Atıcı, bilirkişilerin bir kısmının daha önceden nükleer santral iyidir diye demeç vermiş taraflı kişiler olduklarını bildiklerini ifade ederek müdahil avukatlarının da bilirkişilerin bir kısmına  itirazları olduğunu belirtti. “Eğer bilirkişiler daha önce görüşlerini beyan etmişse bu kişilerin burada yer alması doğru değildir ama inşallah  vicdanlı bir kara çıkar. Burada hükumetin çok büyük baskısı var. Bu yüzden umudumun da çok yüksek olmadığını söyleyeyim. Umudum şurada saatlerce bekleyen halktadır yoksa hükumetten bir umudum yok.” dedi.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.