Antik Çin’den Hikayeler: Yemek Açlığı Bastırmak İçindir

Bir kişi aç olduğunda ve karnını doyurması gerektiğinde, pilavın ne kadar kuru olduğunun bir önemi yoktur. (Willfahrt/pixelio)

Eskiler, “Açlık hissettiğinde, herhangi bir şey mideni dolduracaktır.” der. Aşağıda anlatılan hikaye, bu sözlerdeki anlayışın doğruluğunu destekleyecektir.

Liu Nayuan, Ming Hanedanlığı zamanındaki Jiajing Dönemi’nde (1522-1566) halk işlerinden sorumlu vekilmiş. Emekliliğinden sonra memleketine dönmüş. Vekil’in emekliliğinde karar yetkisi bulunan taşralı bir memur, yemek konusunda seçici ve çok zor beğenen biriymiş. Bölgedeki yardımcı memurlar, onun ziyaretini bekledikleri zamanlarda çok tedirgin oluyorlarmış. Emekli Mr. Liu Nanyuan yardımcı memurlara “Bir zamanlar o benim öğrencimdi, ona bir nasihatte bulunacağım” demiş. Lui, bu seçici taşralı memuru evinde ziyaret ederek, “Senin için bir ziyafet düzenlemek istiyorum fakat büyük ihtimalle bu senin değerli zamanını alacak ve işlerini yapmanı engelleyecek, o halde herşeyi daha kolaylaştırmak için neden benim evime gelmiyorsun? Eşim şehir dışında, bu yüzden bu davet için özel bir yemek hazırlayacak kimsemiz yok, daha basit bir öğün için ne nersin?” demiş. Protokol, taşralı memurun daveti reddetmesini engellemiş, çünkü Lui ne de olsa onun eski öğretmeniymiş.

Taşralı memur, Lui’yi ziyaret ettiğinde, öğlen vakti gelmiş geçmiş, fakat hala ortada  bir yemek yokmuş. Taşralı memur artık oldukça açıkmış. En sonunda bir yemek geldiğinde, yemekte sadece pilav ve biraz fasulye püresi varmış. Lui ve misafiri üçer kase yemişler ve artık taşralı memur bir şey daha yiyemeyecek kadar doymuş. Ancak biraz sonra, eşsiz bir şarapla birlikte, nefis bir yiyecek sevis edilmiş ve kısa sürede masa muhteşem yemeklerle donatılmış. Fakat ne yazık ki, taşralı memur bu güzel yemekleri yiyemeyecek kadar tokmuş. Liu Nanyuan, misafire daha fazla yemesi için ısrar etmiş, fakat memur reddederek, “Geçekten çok tokum, bir lokma daha yiyemem” demiş. Lui gülümseyerek, “Gördün mü, yemeğin ne kadar lezzetli, ne kadar muhteşem ve ne kadar mükellef olduğu farketmiyor. Bir kere doydunmu, en mükemmel yemeğin bile bir cazibesi yok. Fark zamanlamada. Yemek, sadece bir amaca hizmet eder – mideyi doldurmak ve açlığı bastırmak. Sadece iyi ahlaktan, erdemden yoksun bir kişi özel yemekler talep eder, istekleriyle başkalarına yük olduğunu farketmez ve diğerlerine problem yaratır.” demiş.

Tüm bu olanlardan sonra taşralı memur, eski öğretmeninin tavsiyesini dinlemiş ve bir daha asla yemekle ilgili akla uygun olmayan isteklerde bulunmamış.

İngilizce kaynak: http://www.theepochtimes.com/n2/content/view/18162/

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.