Bangladeş’te Esrarengiz Kayboluşlar

Bangladeş'teki Acil Eylem Taburundan bir üye etrafı kollarken (Münir Uz Zaman / AFP / Getty Images)2010 yılından Bangladeş’li Muhammed Salim Mian, bir arkadaşını ziyaret etmeye gittiği sırada polis tarafından tutuklanmış ve o günden beri ondan haber alınamamış. Ailesi şu zamana kadar onu görmemiş veya ondan haber alamamış.

Salim’in karısı kocasından bir iz bulabilmek için hastanelere, morglara, polis istasyonlarına  ve Bangladeş cezaevlerine gitmiş fakat bir sonuç alamamış. Kaybolmasıyla ilgili dava açılmış ve bu davanın açılmasına ülkenin başsavcılığı şaşırmış.

Çoğu ülkede bu gibi bir durum meydana geldiğinde çok tuhaf görünür ve arama-kurtarma ekipleri işin içine girer.  Asya İnsan Hakları Komisyonuna göre bu kaybolmalar doğal bir durum ve Bangladeş’te çok yaygın.

Esrarengiz bir şekilde kaybolan insanlar genellikle kolluk kuvvetleri tarafından aranan veya anti-terör birimlerinden olan kişiler olduğu iddia edildi. Geçen yıl 32 kişi iz bırakmadan kaybolurken 2010 yılında 18 kişi kayboldu.

“Komisyona göre, “Kaybolmalar medya ve insan hakları grupları tarafından kaybolan kişiler ortaya çıkarılıyor”.  Komisyon Bangladeş’te kaybolan kişiler için muhalifler ve diğerlerinin “fare gibi kapana yakalandı” benzetmesini kullandıklarını söyledi. Bangladeş dünyanın en fakir Asya ülkelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Komisyon ayrıca, kaybolan kişilerin ailelerin polis ve istihbarat ajanları tarafından bu konuda konuşmamaları ve susmaları konusunda tehdit edildiklerini belirtti.

Düzgün bir istihbarat kuruluşu olmadığı ve Acil eylem Taburunun bu konuda gerekli önlemleri almadığı da eklendi.

Bu sorunlar artık Bangladeş mahkemelerinin ve hükümetin üst kademelerine kadar ulaşmış durumda.

İnsanların güvenliğini korumakta zorunlu olan mahkemelerin kayıtları genellikle kaybolan kişiyi inkar eden devlet ajanlarının ifadelerini içeriyor.

Salim’in kuzeni Muhammed Ali Hüseyin ve arkadaşı Manil İslam’da, aynı gün polisler tarafından kelepçelenerek, gözleri bağlanmış ve götürülmüşlerdi. Fakat Salim ayrı bir araçla götürülmüştü.

İnsan hakları örgütüne göre, Ali gözleri bağlı olarak sorguya alınmış ve sorgu sırasında Salim ve İslam’ın hedef alındığını öğrenmiş ve cinayet suçuyla suçlanmışlardı.  Ali, sekiz gün boyunca gözaltında tutuldu. Kaldıkları evin etrafı Acil Eylem Taburu tarafından kuşatıldı.

Örgüt meydana gelen kaybolmaların açığa kavuşturulması için çağrıda bulundu, aksi halde, bunun hukuka karşı olduğu ve yaptıkları davranışların insan yapılan bir haksızlık olduğunu belirttiler.

Orijinal İngilizce Metin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.