Başbakan Erdoğan, 61. Hükümete İlişkin Açıklamalarda Bulundu

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 61. Hükümete ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bir gazetecinin ”Yeni Başbakan yardımcılarının görev dağılımı konusunda bilgi verebilir misiniz, özellikle demokratik açılım konusunda” sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, kendisi adına bir Başbakan Yardımcısının Terörle Mücadele Yüksek Kuruluna başkanlık ettiğini hatırlattı.

”EN ÖNEMLİ GÖREV MİLLETVEKİLLİĞİ”

Bakan yardımcılarının atanmasına yönelik sürece ilişkin soru üzerine Erdoğan, ”Çok vaktimiz yok. Hemen süratle, yarın Bakanlar Kurulunu toplayacağım. Bakanlar Kurulu toplantısında arkadaşlarımıza bununla ilgili çalışmalarını hemen başlatmalarını ve alternatif arkadaşlarla gelmelerini…” yanıtını verdi. Bakan yardımlarının 3 ana görevinin olacağını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

”Bir, parlamento ile münasebetleri onlar ağırlıklı olarak yürütecekler. Yani milletvekillerimiz illeriyle ilgili olabilir, farklı yerlerle ilgili olabilir sorunları o bakanlığa iletmede muhatap bulabilmesi lazım. Onun için bakan yardımcılarının bu noktada adeta sabit bir görevi var. İki, illerin sorunlarını kesinlikle bunlar almalı ve illerden gelen sorunları da aldıkları zaman bunları yakın takipte onlar sürdürmeli. STK’ların sorunlarını onlar takip etmeli ve kendi bakanlıklarıyla ilgili bu süreçleri de sürdürerek sona erdirmeli.”

”Hükümet sözcüsü belirlendi mi?” sorusu üzerine Erdoğan, yarın Bakanlar Kurulu’ndan sonra açıklayacaklarını söyledi.

Başbakan Erdoğan, bir soru üzerine Milli Savunma Bakanlığı için ihdas edilecek bakan yardımcısının ”sivil” olacağını olacağını söyledi.

”PARLAMENTO İÇ HUKUKUNUN GEREĞİ YAPILIR”

Başbakan Erdoğan, ”Cuma günü hükümet programını sunacaksınız, Hükümet programının satır başlarını önemli başlıkları itibariyle paylaşır mısınız? Gerek hükümet programı okunurken, gerek güven oylaması sırasında muhalefet sıralarının boş kalma ihtimaline karşı bir çözüm beklentisi de var. Böyle bir ustaca çözüm beklentisi noktasında bu gibi mesajınız olur mu?” sorusu üzerine şunları söyledi:

”Birincisi bizim hükümet programımızın birinci bölümünü ağırlıklı olarak yeni anayasa, ileri demokrasi ve bunun yanında temel hak ve özgürlükler oluşturuyor. Arkasında ekonomi önemli bir yer tutuyor, bunun yanında güçlü toplum önemli bir yer alıyor. Ve özellikle de bugüne kadar olan sürecin bir kısa özetlemesi ve bundan sonra yapılacak olanlar ki sosyal politikalar önemli bir yer alacak bu dönem bizim çalışmalarımızda. Onun için de sosyal politikalar üzerinde ciddi manada yoğunlaşacağız. Tabii bir diğeri de uluslararası ilişkiler noktasında dış politika önemli bir yer alacak ve bu konuda bugün son çalışmamızı hükümet programı üzerinde yapıyoruz. Yani bizim hükümet programımız şu anda hazır. Kendim de programı okudum arkadaşlarımla beraber bir çalışma yaptık, bugün son çalışmayı ucu açık olarak sizlerden sonra bir ziyaretçi heyetim var Libya’dan onlarla görüşmem var ondan sonra çalışmamızı yapacağız. Ve çalışmamıza müteakiben de Cuma günü saat 15.00’da parlamentoda sunumunu yapacağız.”

Arzularının muhalefetin yemin ederek TBMM’de yerini alması olduğunu beliren Erdoğan, burada bir önyargılarının söz konusu olmadığını söyledi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Grup Başkanvekili arkadaşımın ayın 15’iyle ilgili böyle bir sürçülisanı olmuş. Tabii böyle bir tarih vermeyi doğru bulmuyorum o yanlış bir şey. Anamuhalefet herhalde marjinal değildir. Anamuhalefet demokrasilerde her zaman iktidarın alternatifidir. İktidarın alternatifi olan bir anamuhalefet partisi marjinal düşünce kalıbı içerisinde hareket ederse bu öyle zannediyorum ki kendisine yetki verenleri de üzecektir. Ve şu anda anamuhalefetin tavrını tasvip etmemiz mümkün değildir. Sadece kendilerine verilen bir görev vardır o da milletvekili olmuşlardır ama vekaleti tamamlayıcı o yemini yapmadıkları için ciddi bir sorumluluğun altındadır. Çünkü yasama çalışmalarına katılamadıktan sonra alınan vekaletin bir anlamı olur mu? Alınan vekaletin bir anlamı olması için sana o vekaleti verenlerin verme gerekçesine yerine getireceksin nedir o? Hizmettir. Şu anda bir hizmet var mı? Yok.

Bir gazetecinin yeni kabine listesi açıklanmadan önce ”Veysel Eroğlu’nun yeni kabinede yer almayacağına yönelik bazı yorumlar olduğunu” hatırlatması üzerine Başbakan Erdoğan, ”O yorumları kimler yapıyor bilmiyorum. Böyle bir şey söz konusu değil” diye konuştu.

Türkiye’nin yüzölçümünün büyük bir kısmını orman alanlarının oluşturduğunu belirten Erdoğan, yeni oluşumda bu konuda çok hassas olduklarını bildirdi. Suyun artık petrol kadar kıymet ifade eden bir konuma geldiğini dile getiren Başbakan Erdoğan, suyun artık sadece içmek için ya da kullanmak göreviyle kullanılmadığını söyledi.

Suyun enerji, çevrecilik, balıkçılık açılarından da önemli olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, ”Dolayısıyla bu konuyu çok ciddi olarak ele alalım istedik” diye konuştu.

BDP’LİLERİN TUTUMU

Bir gazetecinin anamuhalefet partisinin yanı sıra BDP’li milletvekillerini de Meclise gelmediklerini anımsatarak, ”Cumhurbaşkanı ile bu konuda bir değerlendirmeniz oldu mu?” sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

”Sayın Cumhurbaşkanımızla bu konuyla ilgili değerlendirmemiz noktasında zaten öyle ciddi bir farklılığımız söz konusu değil. Ancak BDP’nin desteklediği veya desteklemediği derseniz, desteklemediği bağımsız milletvekili yok. Hepsi zaten onunla koordineli olarak seçime girmiş milletvekili bunlar. Şu anda da kendilerine farklı bir yol belirlemişler ve Diyarbakır’da toplanarak, orada toplantılarını yapıp, oradan değişik yerlere dağılma, yani demokrasi içerisinde bir yol arama hedefleri, bir yol arama sorunları yok. Sırtlarını nereye dayadıkları zaten belli. Eğer demokrasi içerisinde bir yol arayacaklarsa bunun yeri Diyarbakır değil. Diyarbakır hepimizindir. Eğer onun üzerinde farklı hesaplar içine giriyorlarsa aldanıyorlar. Tek yeri var bu işin TBMM’dir. Türkiye’nin milletvekiliyse bunlar yerleri TBMM’dir, ama Türkiye’nin değil farklı bir anlayışta, bir Belediye Meclis üyesi ise veya İl Genel Meclis üyesi ise onu bilemem. Çünkü şu anda yaptıkları şey o kategorinin içerisindedir. Adeta bir İl Genel Meclisi Üyesi olarak çalışıyorlar. TBMM üyesi olarak değil. Olayın aslı budur. Ve biz bu konuda az önce CHP ile alakalı ne söylediysem, şu anda BDP Grubunu zaten kurmuş durumda onun içinde söyleyeceklerim farklı değil.”

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.