
Çin, Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik son yaptırımlarına doğrudan karşılık verdi. 13 Ağustos 2025’te Çin Ticaret Bakanlığı, Litvanya merkezli UAB Urbo Bankası ve AB Mano Bankasına yaptırım uyguladığını duyurdu. Karar, Çin resmi medya organı Xinhua aracılığıyla yayımlandı.
Avrupa Birliği, 18 Temmuz’da Çin’in kuzeydoğusundaki iki yerel bankayı yaptırım listesine ekledi. Yetkililer, Rusya’ya destek verdikleri gerekçesiyle Heihe Kırsal Ticaret Bankası ile Suifenhe Kırsal Bankasını Avrupa finansal sisteminden çıkardı. Bunun üzerine Çin, hızlı bir şekilde karşılık verdi ve misilleme adımı attı.
Çin Ticaret Bakanlığı, AB’yi Çin’in çıkarlarını zedelemekle suçladı. Bakanlık, “AB, yanlış uygulamalara son vermeli,” diyerek Avrupa’yı uyardı. Ayrıca Çin, bu yaptırımları ‘Yabancılara Karşı Yaptırımlar Yasası’ kapsamında uyguladığını belirtti. Yasa Çin’e, yabancı yaptırımlara karşı misilleme hakkı tanıyor.
Çinli yetkililer, bu iki Litvanya bankasıyla tüm iş ilişkilerini ülke genelinde yasakladı. Kararla birlikte, Çin’deki kişi ve kuruluşlar bu bankalarla artık işlem yapamaz hale geldi. Yetkililer, yaptırımı yürürlüğe sokarak uygulamayı hemen başlattı.
Öte yandan Avrupa Komisyonu, Çin’in kararını incelediklerini ve gerekirse yeni adımlar atacaklarını açıkladı. Komisyon, “Çözüm için diyaloga açığız,” diyerek diplomatik yolları açık tuttuğunu ifade etti.
Avrupa Birliği, 18. yaptırım paketinde Rusya’nın enerji, savunma ve bankacılık sektörlerini doğrudan hedef aldı. AB bu kapsamda 14 kişiyi ve 41 kuruma ek olarak, Çin ve Hong Kong merkezli 7 şirketi de yaptırım listesine ekledi.
Avrupa Birliği ayrıca 22 Rus bankasını da Avrupa finans sisteminden çıkardı. Bu kararla AB, yaptırımları Çin’de faaliyet gösteren bazı bankalara kadar genişletti. Sonuç olarak Avrupa Birliği, Çin ile arasındaki siyasi ve ekonomik gerilimi daha da artırdı.
Kaja Kallas: Yeni Yaptırımlar Geliyor, Taviz Yok
AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, sürecin devam edeceğini belirtti. “Rusya tam ve koşulsuz ateşkes ilan etmeden taviz veremeyiz,” diyerek yeni yaptırımların yolda olduğunu duyurdu. Avrupa, 19. yaptırım paketi üzerinde çalışmalara başladı.
Kallas, daha önce Çin’i Rusya’nın savaşını desteklemekle suçlamıştı. Temmuz ayında Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, “Çin, Rusya’nın savaşı kaybetmesini istemiyor,” açıklamasıyla tepkileri üzerine çekmişti. Bu sözler, Avrupa başkentlerinde endişeyle karşılandı.
Çin ise bu iddiaları reddetti. Pekin yönetimi, Rusya’ya askeri destek vermediğini ve barıştan yana olduğunu öne sürdü. Ancak Batı, bu açıklamaları ikna edici bulmadı ve Çinli şirketlere yeni yaptırımlar uyguladı.
Sonuç olarak Çin ve AB arasındaki ekonomik ve diplomatik gerilim giderek derinleşti. Taraflar karşılıklı yaptırımlarla birbirine baskı uygulamayı sürdürüyor. Bu gelişmeler, küresel ticaret ve diplomasi açısından ciddi sonuçlar doğuracak gibi görünüyor.
Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.