Dünya Avşarlar Derneği Orman Köylüsünün Yanındadır

“Arkadaşlar, varıp Toros Dağlarına bakınız! Eğer orada dumanı tüten tek bir Yörük çadırı dâhi görürseniz, biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet Türk’ü mağlup edemez.” M. Kemal Atatürk

Dünya Avşarlar Derneği Genel Merkez Başkanı Şeref Kocakaya ve Mersin Şube Başkanı Mehmet Arslantaş, çok yakın ve koordineli çalışmalara imza atıyorlar. Başkanlar, Avşarların dertlerine derman olmaya çalışıyorlar. Elbette sadece Avşarların değil diğer tüm Türk boy ve kollarının yanlarında bulunmaya özen gösteriyorlar.

Dernekler, sivil toplum kuruluşları niçin vardır? Tabii ki yardımlaşma ve dayanışma bu teşkilatların en öncelikli görevlerindendir.

Dünya Avşarlar Derneği Genel Merkezi Adana’dadır. Dernek, genel merkezi ve şubeleriyle üyelerinin ve de üye olmayan vatandaşların dertlerine çareler üretmeye çalışıyor, onların yardımına koşuyor..

Mersin Şube Başkanı Mehmet Arslantaş, mesaisinin büyük bölümünü Avşar yerleşim birimlerini, üyeleri ziyaret etmeye ayırıyor. Telefonunu sürekli açık tutan Başkan, her an yola koyulmaya hazır bekliyor. Avşarlar tüm dünyaya ve Türkiye’ye yayılmış en büyük Türk boyudur. Dünya genelinde yaklaşık 24 milyon civarında mensupları bulunmaktadır. Adana-Mersin bölgesi de Avşarların çok yoğun olarak bulundukları bir bölgedir.

Geçen günlerde Dünya Avşarlar Derneği Genel Merkez Başkanı ve Mersin Şube Başkanları, Sarıkeçililer Dernek Başkanı ile birlikte Silifke Lenger Köyü civarındaki Sarıkeçili Yörük-Türkmenleri ziyaret ettiler ve onların sorunlarını dinlediler.

“Yeşil Vatan” tabiri son yıllarda iyice öne çıktı. Kuraklık ve yangınlar ciğerlerimiz olan ormanların değerini yeniden hatırlattı bizlere.. Orman, orman köylüsü ile vardır, güçlüdür ve korunur. Orman köylüsü ormanın teminatıdır.

Orman köylüsü dendiğinde akla ilk Yörük-Türkmenler gelir. Yüzyıllar boyu onlar ormanların ve Türk vatanının sahipleridir.

Türkiye’de hayvancılık ve keçi varlığı da önemlidir. Keçi hem et kaynağı olarak, hem süt ve peynircilik bakımından vazgeçilmezdir. Orman varlığı da keçi ile daha güvenli ve sağlıklıdır. Keçiyi ormandan çıkartmak, ormana, hayvancılığa, süt ve peynir üretimine verilecek zarar anlamına gelir.

Yörük-Türkmenler Türkiye’deki keçi sürülerinin geleceğidir. Yörük Türkmenleri, keçi sürülerini, orman köylüsünü taciz etmek, onları oradan oraya nakletmek ve yaşam alanlarına müdahale etmek, Türk milletine, vatanına, ormanına, hayvancılığına zarar vermektir.

Yörük-Türkmenleri yöredeki bir muhtarın taciz etmesi, şikayet ve rahatsız etmesi, dağları Türk’süz bırakmaya hizmet eder. Yörük-Türkmenler, keçileri ile, obaları ile, yüzyıllardır vatanın yılmaz bekçileridir. Fakat onlar yeterince ilgiden, sahiplikten yoksundur. Sorunları vardır. Türlü yoksunluklar içinde mücadele ederler. Çocuklarının eğitim meselesi en büyük sorunlardandır. Devletimiz ve kurumlarımız bu insanlara sahip çıkmak, onların dertlerine çareler bulmak zorundadır.

Bilinmelidir ki Türk milleti, Yörük-Türkmenleri sahipsiz değildir. Dünya Avşarlar Derneği ve diğer tüm sivil toplum teşkilatları onların yanındadır. Her gerektiğinde onlarla dayanışma içerisindedirler. Dağlardaki Sarıkeçililer, Yörük-Türkmen kültürünün son temsilcileridir. Onların varlıklarını sürdürmeleri Türk kültürü ve geleceği bakımından çok önemlidir. Onları teşvik edeceğimiz, destek olacağımız yerde, onlara engeller çıkartmak, akıl kârı değildir.

Dernek başkanlarımız Şeref Kocakaya ve Mehmet Arslantaş yüzlerce kilometre yol kat ederek, dağ-taş, gece-gündüz demeden büyük ve özverili dayanışma gösterdiler ve gerektiği her seferinde göstereceklerdir. Biz basın mensupları, medya çalışanları da Yörük-Türkmen kardeşlerimizin, dertlerini, sorunlarını her vesileyle duyurmaya devam edeceğiz..

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.