
Finlandiya, kara mayınları satın alacağını ve askeri eğitim programlarını başlatacağını duyurdu. Bu karardan hemen önce Finlandiya, 10 Ocak 2026’da Ottawa Sözleşmesi’nden çekildi. Finlandiya, 2012’de bu sözleşmeye katılan son üye ülke olmuştu.
Ülke, 2027 yılına kadar ilk yeni mayınlarını ve eğitim malzemelerini temin etmeyi planlıyor. Kara mayınlarının üretimi, savunma sanayisi işbirliği ile Finlandiya’da gerçekleşecek. Askeri eğitimler ise yıl başında başlayacak ve mayın kullanımına yönelik çalışmalar da eğitimlere dahil olacak.
Finlandiya Savunma Kuvvetleri, kara mayınlarının savunma sistemini güçlendirmek amacıyla kullanılacağını belirtti. Ayrıca mayınlar, düşman hareketlerini engellemek amacıyla, anti-tank mayınları ve doğal engellerle birlikte yer alacak. Eğitimler, savaş zamanları dışında mayın yerine eğitim ekipmanları ile gerçekleşecek.
Finlandiya, 2012’de 1 milyon mayını imha etmişti. 2025’te bazı Avrupa ülkeleri ve ardından Finlandiya, Rusya’nın askeri tehditlerine karşı Ottawa Sözleşmesi’nden çekildi. Finlandiya, Rusya ile en uzun kara sınırına sahip NATO üyesi bir ülke. NATO’ya 2023 yılında katıldıktan sonra, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısına karşı savunma kapasitesini artırmayı hedefliyor.
Rusya’nın, Ukrayna işgalinde kara mayınları kullanmasının ardından, Ukrayna da sözleşmeden çekildi. Birleşmiş Milletler, Ukrayna’nın dünyanın en fazla mayınlı bölgesi olduğunu açıkladı. Ukrayna’daki mayın temizliği için yaklaşık 34,6 milyar dolarlık bir maliyet gerekiyor.
İlk olarak 1997’de imzalanan Ottawa Sözleşmesi, kara mayınlarının yasaklanmasını amaçlamaktadır. Sözleşmeye göre ülkelerin, yüzeydeki mayınları 4 yıl, yer altındaki mayınları 10 yıl içinde temizlemesi gerekiyor. Ancak ABD, Çin, Rusya, Hindistan, İsrail ve Suudi Arabistan bu anlaşmaya katılmadı.
Finlandiya’nın sözleşmeden çekilmesi, uluslararası alanda eleştirilere neden oldu. Uluslararası Kara Mayınları Yasaklama Kampanyası, Finlandiya’yı eleştiren gruplardan biri. Kampanya Finlandiya’nın bu kararını, insancıl silahsızlanma ve uluslararası hukuka karşı büyük bir geri adım olarak nitelendirdi. Ayrıca Finlandiya, bu yeni kararla, bölgedeki güvenlik dinamikleri üzerinde değişikliklere neden olacak.