Halk Omurgalı Siyaset İstiyor

Kemal Kılıodaroğlu’nun  Mersin’de gerçekleşen 2. Kardeş Göçerler Yörük Festivali’ni ziyareti ve Vahap Seçer’in festivalde yaptığı açıklamalar Türkiye gündemine oturdu.

Bu etkinlik, Kemal Kılıçdaroğlu’nun hukuksuzluğu aşikar mutlak butlan kararından sonra polis zoruyla CHP Genel Merkezi’ne girip Parti’nin genel başkanlık koltuğuna oturmasının ardından ilk defa halkın içerisine karıştığı bir etkinlikti. 

Tırtar Şeker Çeşme alanında yapılan etkinlikte Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı olarak yaptığı konuşmada, Atatürk’ün özellikle bağımsızlık ateşini yanar halde tutan Yörüklerden ve Yörük çadırlarından bahseden sözlerine bir kere bile atıfta bulunmadı.

Ama CHP adına “oy istemeyi” ihmal etmedi. 

Abdurrahman Yıldız ve Gülcan Kış da Atatürk demediler…

Bir tek Atatürk adını anan konuşmacı Vahap Seçer’di…

Ve ardından mücadelesine CHP’de devam edeceğini söyledi.

Bu açıklama pek çok kişide hayal kırıklığı ve öfke yarattı.  

Kimileri buna ihanet dedi…  

Vahap Seçer’in neden Kemal Kılıçdaroğlu ile hareket etiği ile ilgili seçmenin  aklında oluşan iki seçenek var.

Bunlardan birincisi Seçer’in CHP içerisinde genel başkanlığa ve hatta  cumhurbaşkanlığı adaylığına oynayacağı.

Kulağa güzel geliyor.

Şimdi bu konuyu bir düşünelim. Hukuksuz bir mutlak butlan kararı ile Atatürk’ün partisi CHP’nin binasına polis zoru ve biber gazı ile girme cüretini gösteren eski bir genel başkan isteseydi bu işi hiç bu hale getirmeden de halledemez miydi?  Bütün bunların yaşanmasına gerek olur muydu? Olmazdı. Bu durum CHP seçmeninin kalbinde ve zihninde kapanmaz bir yara açtı.

Ama Kılıçdaroğlu, Parti’yi önce  istediği hale getirmek istedi. Genel Başkan koltuğuna oturarak Parti’yi yeniden dizayn etmek istedi.  Kılıçdaroğlu varken parti içi bir muhalefeti örgütlemeniz artık çok zor. Aslında Yeni Parti’nin kurulması bu süreçte Kılıçdaroğlu’nun ekmeğine yağ sürdü çünkü muhalif üyelerin ve vekillerin büyük çoğunluğu Yeni Parti’ye geçti ya da geçmeye zorlandı.

Parti içi muhalefeti örgütlemek şu anda daha zor ve Vahap Seçer eğer Parti içerisinde ilerlemek istiyorsa Kemal Kılıçdaroğlu ile hareket etmek zorunda.  Eğer çıkıp, “Ben CHP’de kalıyorum ama mevcut yönetime muhalefet edeceğim, yeni bir yönetim oluşturacağım.” deyip parti içi bir muhalefet örgütleme çağrısı yapsaydı, parti içi disipline verilip ihraç edilmesi de büyük olasılıktı. Ama yine de omuırgalı bir duruş sergilemiş olur ve hatta Kılıçdaroğlu’nu da ciddi anlamda yıpratırdı. Ama böyle yapmayınca da Kılıçdaroğlu’nun yaptığı her şeyi onaylamış oldu.   

Halbuki daha önceki konuşmalardan bildiğimiz üzere bu durumu sert cümlelerle eleştirmişti.

Bu yüzden kendisi ile ters düştü ve seçmen önünde zor durumda kaldı.  

Peki neden böyle yaptı? Yeni Parti’ye geçse bu daha omurgalı bir duruş olmaz mıydı?

Evet, olurdu.

Peki neden böyle bir şey yapmadı?

Burada particilik yapmıyorum. Yanlış anlaşılmasın. Sadece tutarlılık açısından konuşuyor ve seçmeninin düşüncelerine tercüman olmaya çalışıyorum. 

Burada bize mevcut durum ikinci seçeneği düşündürüyor.   

Kemal Kılıçdaroğlu’nun tartışmalı bir mutlak butlan kararı ile bu şekilde CHP genel başkanı olması AKP ile bir danışıklı dövüş hissini uyandırdı CHP seçmeninde. İşte olayın koptuğu yer burası. Kulislerde konuşulan bir bilgi var. O da Vahap Seçer’in diğer belediye başkanları gibi her an çok ciddi hukuki suçlamalarla  karşı karşıya kalabileceği. Gerçek ya da iddia ama söylenen bu yüzden Kemal Kılıçdaroğlu tarafını seçmek zorunda kaldığı ve gemisini güvenli limana çektiği.

Kılıçdaroğlu ile hareket eden birinin ne olursa olsun bu eleştirilerden kurtulma şansı yok. Çünkü seçmen bu iki senaryoyu ister istemez düşünüyor ve buna çok kızıyor.

Çünkü halk omurgalı siyaset istiyor.

Vahap Seçer’in bu eleştirilere göğüs germekten başka şansı yok.

Aklında ne olursa olsun öfkeli seçmenin mevcut görüşü bu.

Ben gerçekten Vahap Seçer gibi başarılı bir başkanın CHP Genel Başkanı ya da Cumhurbaşkanı olmasını yürekten isterim.

Mersin’in artık böyle birini çıkarma vakti geldi. Mevcut durumda da bu kişi Vahap Seçer’dir.

Umuyorum ki hepimizi yanıltır ve herkesin güvendiği başkan olduğunu bir kez daha gösterir.

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.