İnsan ve Davranışı
“Neye yakından bakarsan o büyüktür”
Attığım başlık Silifkeli bilim insanı Doğan Cüceloğlu’nun bir kitabının adıdır. Cüceloğlu yıllar öncesinde insan ve davranışları hakkında kapsamlı bir araştırma yapmıştı. O dönemler internet öncesi zamana aitti. Ben interneti ve ona bağlı olarak gelişen tüm teknolojileri -ki buna sosyal medya, yapay zekâ da dâhil- bir milat olarak görüyorum. Gelecekte yazılacak dünya tarihi, ‘internetten öncesi İÖ ve internetten sonrası İS’ diye ikiye ayrılacaktır.
İnsan ve davranışları da pekâlâ öyledir. Bir internetten önceki insan davranış kalıpları vardır, bir de internet dünyasının şekillendirdiği insan davranış kalıpları vardır. İnternet tüm yenilikleriyle insanı değiştirdi. Genellikle teknolojinin kötü taraflarına vurgu yapılır. Oysa teknoloji birçok konuda refahı ve yaşam kalitesini arttırdı.
Bana göre internet çağı insanlara müthiş zaman kazandırdı. İnternet aracılığıyla birçok işlemi, kuyruğa, trafiğe girmeden, kurumlara uğramadan oturduğunuz yerden hallediyorsunuz. Bu, günde ortalama 2- 3 saatlik bir zaman kazanımıdır. Evden dışarıya çıkmadan ilave kazanılan zamandır. Tabii bu boş zamanın nasıl değerlendirildiği de önemlidir.
İnsan zamanı hovardaca harcar, farkına bile varmaz. İşte günümüzde kazanılan o süreler büyük ölçüde sosyal medya mecralarına gitmektedir. Oturduğunuz yerden tüm dünya ile iletişime geçmek ve istenilen hemen her şeye ulaşmak, konfor alanı oluşturuyor. Eğer bu alanı verimli kullanmasanız, tembelliğe ve kötü sayılabilecek alışkanlıklara da yol açabilir -ki birçok insan, bilhassa çocuklar ve gençler, olumsuz etkilenen taraftadır.
Demem o ki Cüceloğlu’nun kaleme aldığı yıllardaki insan ve davranışı, bugün biçim değiştirmiştir. İşin doğası gereği değişim elbette vardır ve süreğendir. Fakat şu an yaşananlar çok hızlıdır ve üst üste binmektedir. Örneğin ‘video kaydırmak’ diye bir kavram türedi. Bu, bağımlılık yapan ve insanı tembelliğe iten bir alışkanlıktır. Üretim çağındaki insanlar için büyük zaman kaybıdır ki orada geçen zamanın farkına bile varamazsınız.
İnsana dair birçok tanımlama vardır. Her sıfat aslında insan bünyesinde vardır, ancak önemli olan insanın bunlardan hangilerini öne çıkarttığıdır. Çoklu kişilik meselesi de mesela buna dâhildir. Hani derler ya ‘iki yüzlü’ diye… Oysa günümüz insanına ‘çok yüzlü’ demek daha doğrudur. Sosyal medya buna çok müsait imkânlar sunar. İnsan kendini orada farklı yüzleri ile ortaya çıkarır. Sosyal medyada gerçekle alakası olmayan bir karaktere, bambaşka bir kimliğe bürünebilir.
Sosyal medya çok kimlikli ve çok kültürlü bir yaşam sürmemize imkân verir. Fakat aynı zamanda ifşa olmak da kolaydır bu macerada. Hani derler ya ‘ipliği pazara çıkmak’, tam da öyle. Tüm yaratılan ve sunulan imaj, saatler içerisinde yerle bir olabilir.
Son dönemde ‘ünlülere’ yapılan operasyonlar buna uygun örneklerdir. Kişinin uzun yıllar uğraşarak elde ettiği tüm imajı, oluşturduğu profili, bir haber ile tersyüz olur. Hoş, onu da bir tür piar (PR) çalışmasına çevirmek de olasıdır.
İnsan ve davranışları öngörülemez ve kestirilemezdir. Bana insan davranışlarındaki en belirgin özelliğini sorsalar, onun öngörülemezliği derim. İnternet öncesi çağda daha stabil olan insan karakterleri, internet hızına paralel şekilde hızlandı ve değişken haller aldı.
Ezcümle; arza sunulan hız ve çeşitlilik, insan davranışlarına yansıdı ve onun hızlı ve çeşitli karakterlere bürünmesine yol açtı.