
G7 liderleri, 22 Mart’ta yayımlanan ortak açıklamada deniz yollarının güvenliğini, özellikle Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin korunacağını vurguladı. Liderler, küresel enerji arzının sürekliliğine dikkat çekti.
Dünya petrol ve gaz taşımacılığının önemli bir bölümün Hürmüz Boğazı üzerinden geçiyor. Ancak son haftalarda artan askeri gerilim, enerji operasyonlarını zorlaştırdı. Bu nedenle bölgedeki gelişmeler küresel piyasaları doğrudan etkiledi.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026 tarihinde İran’a yönelik saldırıları sonrası bölgede risk yükseldi. Ticaret gemilerine yönelik füze saldırıları ve ateş açılması, bölgedeki güvenlik endişelerini artırdı. Bunun yanı sıra İran güçlerinin uluslararası deniz kuvvetleriyle karşı karşıya gelmesi de gerilimi yükseltti.
G7 açıklamasında, Uluslararası Enerji Ajansı’nın 11 Mart 2026 tarihli kararına da yer verildi. UEA üyesi ülkeler, toplam 400 milyon varil petrol rezervini piyasaya sürerek enerji fiyatlarını dengelemeyi hedefliyor.
Öte yandan Brent petrol fiyatı 22 Mart sabahı varil başına 112,19 dolara yükseldi. ABD’de ortalama benzin fiyatı ise 3,94 dolara ulaştı. Böylece savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 1 dolar artmış oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin diğer ülkeler tarafından sağlanması gerektiğini belirtti. Ancak gerektiğinde destek verebileceklerini söylerken, ABD’nin doğrudan sorumluluk almayabileceğini dile getirdi.
Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi de konuya ilişkin değerlendirme yaptı. Motegi, ateşkes sağlanması halinde mayın temizleme çalışmalarının gündeme gelebileceğini ifade etti.
Son olarak G7 ülkeleri, Hürmüz Boğazı güvenliğinin küresel ekonomi için kritik olduğunu yineledi. Bu vurgu, enerji piyasalarının istikrarı açısından önem taşıyor.