
Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Makron, Orta Doğu’da artan gerilim üzerine ülkesinin nükleer güçle çalışan uçak gemisi Charles de Gaulle’ün Doğu Akdeniz’e doğru yola çıktığını açıkladı. 3 Mart 2026 tarihinde Fransız televizyonlarında yayımlanan konuşmasında Macron, geminin bölgedeki Fransız askeri unsurlarını ve çıkarlarını koruma amacıyla görevlendirildiğini duyurdu.
Fransız donanmasının amiral gemisi Charles de Gaulle, savaş uçakları ve fırkateyn eskortlarıyla birlikte Doğu Akdeniz’de konuşlanacak. Açıklamaya göre geminin temel görevi, füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı savunma kapasitesini güçlendirmek. Makron, bölgede halihazırda görev yapan Fransız unsurlarının bu yeni sevkiyatla destekleneceğini vurguladı.
Fransa’nın Rafale savaş uçaklarıyla erken uyarı ve hava savunma sistemleri de aktif olarak görev yapıyor. Ayrıca bu birimler Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi yakınlarında bulunan El-Dafra Üssü’nde konuşlu. Macron, Orta Doğu’daki iki Fransız askeri üssünün sınırlı saldırıya uğradığını bildirdi. Bu nedenle bölgedeki askeri üsler ve büyükelçiliklerde güvenlik önlemlerinin artırıldığını ifade etti.
Kıbrıs Açıklarında Fransız Fırkateyni
Öte yandan Fransız fırkateyni Languedoc’un da Kıbrıs açıklarına gönderildiği bildirildi. Makron, Kıbrıs’ın hem Avrupa Birliği üyesi hem de Fransa’nın stratejik ortaklarından biri olduğunu hatırlattı. Ardından, bölgedeki müttefik ülkelere yönelik savunma taahhütlerinin süreceğini kaydetti. Fransa’nın Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar, Ürdün, Irak ve Kürt müttefikleriyle savunma anlaşmalarına bağlı kalacağını belirtti.
Makron Basra Körfezi’nden başlayarak Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı hattındaki deniz ticaret yolları güvenliğinin sağlanması gerektiğini söyledi. Ayrıca bunun için uluslararası bir koalisyon oluşturulması çağrısı yaptı. Bölgedeki yaklaşık 400 bin Fransız vatandaşının durumunun yakından takip edildiğini bildirdi. Ayrıca ülkelerine dönmek isteyenler için tahliye uçuşlarının başlatıldığını da sözlerine ekledi.
Fransa Cumhurbaşkanı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırı kararını uluslararası hukuk açısından eleştirdi. Bunun yanı sıra İran yönetimine de sert sözler söyledi. Ocak ayında kendi halkına ateş açılması talimatı veren bir yönetimin tarihte iyi anılmayacağını belirtti. Makron, bölgedeki tansiyonun daha da yükselmemesi için diplomatik çabaların sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.