Mersin 26 Uluslararası Sanatçı İle Ekim Geçidi Bieanli’nde 

Soldan sağa: Mersin Kent Konseyi Başkanı Alper Girgeç,Otantika Ritim ve Halk Dansları Atölyesi yürütücüsü Ece Öngeç, Prof. Nurseren Tor ve Hatice Ayaz Mersin Ekim Geçidi Bienal’i açılışında (Fotoğraf: G. Hakan Koçman, The Epoch Times Türkiye )

24 yıldır 35 il ve ilçede binlerce sanatçıyı buluşturan Ekim Geçidi sergileri, bu yıl uluslararası bir Bianele dönüştü. Atatürk’ün “Sanatkâr, alnında ışığı ilk duyan insandır.” sözünden ilham alan Ekim Geçidi sergileri, 25 yıldır Türkiye’nin tek sürdürülebilir çağdaş sanat sergisi olmayı başardı. Daha önce pek çok Ekim Geçidi sergisine ev sahipliği yapan Mersin, Prof. Nurseren Tor ve Hatice Ayaz’ın küratörlüğünde Bianele ev sahipliği yaptı. Çeyrek asırdır sanatçıya özgürce ifade fırsatı sunan Ekim Geçidi Bianelinin Mersin ayağına bu sene yerli ve yabancı 26 sanatçı katıldı.

Bianel, Mersin Kent Konseyi binasında gerçekleştirildi. Bianelin açılış konuşmasını Mersin Kent Konseyi Başkanı Alper Girgeç yaptı. Girgeç ilk defa bir sergi salonu olarak kapılarını Ekim Geçidi’ne açtıklarını ifade eti. Ekim Geçidi’ne ev sahipliği yapmaktan duydukları mutluluğu belirten Girgeç, “Cumhuriyet demek sanat demek. Cumhuriyet demek bağımsız kadın demek. Özgür bir insan demek. Dileklerinizi, isteklerinizi hiçbir çekince olmadan rahatlıkla her platformda dile getirebiliyor olmak demek. Atatürk’ün bize en büyük armağanı, bu vatanı kurtardıktan sonra Cumhuriyet’i ilan etmesidir. Bu anlamlı günde yanımızda olduğunuz için hepinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

“Cumhuriyet dendiği zaman aklıma gençlik geliyor.”

Bianelin Mersin küratörlerinden Hatice Ayaz da yaptığı konuşmasında, “Aslında bu projenin gençlerle olmasını istedim. Özellikle Nurseren Hoca’yla görüştüğümüz zaman… Çünkü Cumhuriyet dendiği zaman aklıma gençlik geliyor, yenilenme geliyor. Yani yeni projelerle – bu teknik alanda olabilir, sanat alanında olabilir – gençlerin içinde olduğu yeni Cumhuriyet bayramları kutlamayı diliyorum.“ dedi.

Ekim Geçidi ortak bir belleği yeniden inşa ediyor

Prof. Nurseren Tor ise Bianelin bir ayağını Mersin’de oluşturmaktan duydukları mutluluğu ifade ederek şunları söyledi: “24 yıldır Ekim Geçidi, Türkiye’nin farklı kentlerinde yaşayan sanat üretimlerini bir araya getirerek ortak bir belleği yeniden inşa ediyor. Bu yıl bianel formatına dönüşen etkinliğin Mersin ayağı Akdeniz’in çok sesli ve çok kültürlü yapısını sanatın evrensel diliyle yeniden okumayı amaçlıyor. 26 uluslararası sanatçının katıldığı bu sergi 18 kadın ve 8 erkek sanatçının disiplinler arası üretimleriyle şekilleniyor. Kenti, tarih ve çağdaşlık arasında kurulan dinamik bir köprüye dönüştürüyor.”

“Mustafa Kemal Atatürk, kültür politikalarının temelini sanatın halkla buluşması ilkesine dayandırmıştı.”

“Cumhuriyetin ilanıyla birlikte sanatın toplumsal yaşamın vazgeçilmez bir bilişeni olması gerektiğine inanan Mustafa Kemal Atatürk, kültür politikalarının temelini sanatın halkla buluşması ilkesine dayandırmıştı.” diyen Tor konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu inanç Türkiye’nin erken Cumhuriyet döneminde kurulan sanat kurumlarının, sergilerin ve eğitim hareketlerinin çıkış noktası oldu. Bugün Cumhuriyet’in 2. yüzyılına adım atarken bu vizyonun Mersin’de yeniden hatırlanması hem simgesel hem de tarihsel bir anlam taşımaktadır.“

“Mersin’de yeterince galeri ve sergi alanı yok.”

Konuşmasında kalabalık bir nüfusa sahip büyük bir kent olan Mersin’de galerilerin ve sergi alanlarının yokluğuna da dikkat çeken Tor, bu durumun çağdaş sanat üretimlerinin görünürlüğünü uzun yıllar boyunca sınırladığına değindi. “Bu nedenle Mersin Kent Konseyi’nin böylesine kapsamlı bir bianel sergisine ev sahipliği yapması kentin kültürel yaşamında bir seferberlik niteliği taşımaktadır.” diyen Tor, Kent Konseyi Galerisi adını verdiği etkinlik mekanının yalnızca bir sergi mekanı değil, aynı zamanda bir düşünme, paylaşma ve üretme alanı haline geldiğini vurguladı.

Mersin’in tarihsel kimliğinin Akdeniz’in farklı farklı kültürlerini, dillerini ve duyarlılıklarını bir araya getirdiğini de hatırlatan Tor, bu bağlamda Bianelin Mersin ayağında yer alan sanatçıların bu çok katmanlı coğrafyadan yola çıkarak kimlik, bellek, göç, ekoloji ve kadın varlığı gibi temaları yeniden yorumladıklarını dile getirdi. Resim, heykel, video, dijital sanat, enstalasyon ve performans gibi farklı disiplinlerin etkileşimleriyle izleyiciyi duyusal bir yolculuğa davet ettiklerini söyleyen Tor, “Bu çeşitlilik kentin çok kültürlü yapısıyla örtüşür. Ve Ekim Geçidi’nin temel değerlerinden biri olan birlikte üretim düşüncesini güçlendirir.” dedi.

Sanat yalnızca estetik bir ifade değil, aynı zamanda toplumsal bir bilinç ve varoluş biçimidir

Tor, Bianel’in aynı zamanda yerel ve uluslararası sanatçılar arasında kurduğu diyalogla kentin Akdeniz havzasında kültürel bir köprü işlevi gördüğünü belirtti. Serginin sanatın sınırlarını aşan bir ortak dil olduğunu söyleyerek: “Sanat, bize toplumsal dönüşümün ve dayanışmanın güçlü bir aracı hâline gelebileceğini hatırlatır. Ekim Geçidi Bienali’nin Mersin ayağı Cumhuriyetin 102. yılında sanatın yalnızca estetik bir ifade olmadığını anlatıyor. Aynı zamanda toplumsal bir bilinç ve varoluş biçimi olduğunu vurguluyor. Cumhuriyet’in aydınlanmacı ilkeleriyle beslenen bu sergi Mersin’de yeniden filizlenen bir kültürel direnişi ve dirilişi simgeler. Sanat tıpkı Cumhuriyet gibi sürekli yeniden doğan bir umuttur. Mersin, bu umudun Akdeniz’e açılan kapısı olmayı sürdürüyor.” dedi.

Açılış konuşmalarının ardında çoğunluğu kadınlardan oluşan Otantika Ritim Grubu Cumhuriyet türkülerini katılımcılara güçlü ritimler eşliğinde sundu.

Ekim Geçidi Bienali Mersin ayağına katılan sanatçıların isimleri ise şöyle;
Ramazan Polat
Rabia Şeker
Recep Çakar
Hüseyin Emre Gündem
Hazal Yapıkaya
Eylül Demir
İlk Çağ Meçkin
Adil Sivri
Hilal Yıldız
Halime Çiftçi
Damla Gösteren
Merivan Pala
Dilan Demirbilek
Halime Demir
Ticrihan Öz
Sigrun Yakubaçke
Tarık Botella Tor
Ayca Juana Tor
Hüseyin Emre
Şevval Koç
Atış Daras Öziner
Sara Aksoy
Florya Mirli
Olga Erden

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.