Mersin Dünya Kentleri Arasında Nerede?

Dünya kenti veya küresel kent olarak adlandırılan kentler uluslararası sermaye, ticaret, finans, kültür ve siyaset ağlarında birincil düğüm noktası görevi gören, bütün bu yanları ile küresel ekonomik sisteme yön veren büyük metropoller olarak tanımlanır. Bu şehirler ülke sınırlarını aşarak dünya ölçeğinde etki gösterirler.

Dünya şehirleri genellikle hiyerarşik olarak sınıflandırılır. Küreselleşme ve Dünya Kentleri Araştırma Ağı (GaWC) tarafından yapılan en güncel sınıflandırmalarda bu şehirler seviyelere ayrılır:

Alfa Kentler (Alpha): Küresel ekonomiye en üst düzeyde entegre olmuş en üst kademe şehirlerdir (Örneğin: Londra, New York, Singapur, Hong Kong, Tokyo, Paris).

Beta Kentler (Beta): Bölgesel ve küresel ekonomide önemli roller oynayan önemli merkezlerdir (Örneğin: İstanbul, Madrid, Brüksel).

Gama Kentler (Gamma): Daha küçük ölçekte küresel bağlantıları olan şehirlerdir.

Bu sınıflandırmaların kendi alt sınıfları da vardır: Alfa++ veya beta – gibi.

Alfa kentlerin en önemli özellikleri finans ve yönetim merkezleri olmalarıdır. Uluslararası bankaların, çok uluslu şirketlerin genel merkezlerinin ve borsaların ana toplanma yerleridir (Örneğin: Londra, New York, Tokyo).

Ayrıca yoğun hizmet sektörüne sahiplerdir. Hukuk, danışmanlık, reklamcılık ve muhasebe gibi ileri düzey üretici hizmetlerin merkezleridir.

Gelişmiş havalimanlarına, lojistik ağlara ve küresel veri iletişim altyapısına sahiptirler.

Uluslararası etkinliklere, sanat merkezlerine ve göçmen ağlarına ev sahipliği yaparlar.

Dünya siyasetine yön veren önemli kurumların yönetim merkezleri bu şehirlerdedir. Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nin New York’ta olması gibi.

Bu sınıflandırmaların altında ve bu sınıflandırmalara ek olarak bir de şehirler yeterlilik düzeylerine bağlı olarak yüksek yeterlilikte ve yeterli olarak iki kategoriye daha ayrılır.

Bu kategorizasyona göre İstanbul alfa kent olarak tanımlanırken İzmir yüksek yeterlilikte ve Ankara ise yeterli kentler arasında yer alır. Listede Türkiye’den başka şehir yoktur.

Mersin, bu haliyle “Yeterlilik Seviyesindeki Kent” (Sufficiency Level City) kategorisine aday bir şehirdir. Yani küresel ağlara belirli sektörler üzerinden güçlü şekilde eklemlenmiş, kendi bölgesinde uluslararası bir merkez görevi gören bir şehir olarak görülebilir.

Mersin’in küresel bir düğüm noktası olmasını sağlayan temel özellikleri aşağıdaki gibi özetlenebilir.

Mersin Uluslararası Ticaret ve Lojistik Kentidir

Mersin, küresel ekonomik sistemde bir finans merkezi olarak değil, uluslararası ticaret ve lojistik geçidi olarak rol oynar. Mersin Limanı ile de Türkiye’nin konteyner hacmi bakımından en büyük limanlarından biridir. Doğu Akdeniz’in en stratejik ticaret limanları arasında yer alarak Orta Doğu, Kuzey Afrika, Avrupa ve Orta Asya arasındaki deniz ticaret rotalarını birbirine bağlar.

Açılan Çukurova Uluslararası Havalimanı da bölgeyi dünyaya bağlayan önemli bir havalimanı görevi görür.

Mersin Serbest Bölgesi, Türkiye’nin ilk kurulan serbest bölgelerindendir. Uluslararası firmaların üretim, depolama ve dış ticaret operasyonlarını yürüttüğü küresel bir üstür.

Mersin, Adana ve arka tasarında bulunan şehirlerle birlikte oluşturduğu devasa ekonomik hinterlandın denize ve gökyüzüne açılan kapısıdır. Kent, sahip olduğu narenciye ve yaş sebze-meyve üretimiyle sadece yerel değil, başta Rusya ve Avrupa olmak üzere küresel gıda tedarik zincirlerinin önemli bir parçasıdır.

Mersin’in insan hareketliliği

Dünya kentlerinin en önemli özelliklerinden biri küresel insan hareketliliğinin odağında olmalarıdır. Mersin, özellikle 2010’lu yıllardan itibaren Orta Doğu ve Doğu Avrupa kaynaklı (Suriye, Irak, Rusya ve Ukrayna) yoğun göç dalgalarıyla çok kültürlü, kozmopolit bir nüfus yapısına kavuşmuştur. Ayrıca inşa halinde olan Akkuyu Nükleer Santrali ile şehirde başta Rus uyruklu olmak üzere çeşitli uyruklardan pek çok kişi de yaşamaktadır. Mersin’de bulunan 4 üniversite de pek çok yabancı uyruklu öğrenciye ev sahipliği yapmaktadır. Şehirde çok dilli bir sosyal ve ticari hayat gelişmiştir.

Mersin enerji denkleminde kritik bir aktördür

Mersin, küresel enerji denkleminde kritik bir aktör olma yolundadır. Yapımı tamamlanma aşamasında olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali, şehre uluslararası mühendislik, finans ve teknoloji çevrelerinin doğrudan entegre olmasını sağlamıştır. Ayrıca hinterlandında bulunan petrol ve doğal gaz boru hatları çıkış noktalarına yakınlığı, Mersin’e küresel stratejik önem kazandırır.

Mersin bölgesel bir kapı kenttir

Özetle Mersin lojistik üstünlüğü, uluslararası ticareti, enerji koridorları ve göç rotalarının kesişim noktasında yer alan, küresel ekonomik sisteme lojistik yetenekleriyle bağlı “bölgesel bir kapı kent” (Gateway City) profili çizer.

Mersin Akdeniz havzasında çok kültürlü bir kesişim noktasıdır

Mersin, dünya kenti (küresel kent) kavramının kültür ve sanat boyutunda değerlendirildiğinde, ekonomik ve lojistik yapısına paralel bir profil çizer. Küresel kültür endüstrisinin yönlendirildiği bir üretim merkezi (New York veya Paris gibi) olmasa da, “Akdeniz havzasında çok kültürlü bir kesişim noktası” ve “tarihsel mirasın küresel koruyucusu” rolleriyle öne çıkar.

Bu bağlamda Mersin, sanatı yerelden evrensele taşıyan ve uluslararası prestije sahip etkinliklere ev sahipliği yapar. Mersin Uluslararası Müzik Festivali (Merfest şehrin kültürel alandaki en önemli küresel markasıdır. 2007 yılında merkezi Brüksel’de bulunan Avrupa Festivaller Birliği’ne (EFA) kabul edilmiştir. Dünyaca ünlü sanatçılardan senfoni orkestralarına kadar küresel çaptaki müzisyenleri ağırlar ve konserlerini antik kentler ile kiliseler gibi tarihi mekanlarda gerçekleştirerek kültürel diplomasi yürütür.

Mersin Narenciye Festivali her ne kadar ekonomik tabanlı görünse de onlarca farklı ülkeden gelen yabancı dans ve performans gruplarının katılımıyla devasa bir kültürlerarası etkileşim ve sokak sanatı karnavalına dönüşür.

Bir dünya kentinin en belirgin özelliği kozmopolit yapısı ve farklı kültürleri barındırmasıdır. 19. yüzyıldan itibaren bir liman kenti olarak gelişen Mersin, bu çok kültürlülüğü sanatsal ve mimari mirasında yaşatır.

Şehir merkezinde yan yana bulunan Latin Katolik Kilisesi, Ortodoks Kilisesi ve camiler, şehrin tarihsel çoğulcu kimliğinin tescilidir.

Tarsus (St. Paul Kilisesi ve Kuyusu), Hristiyanlık dünyası için küresel ölçekte en önemli inanç ve hac merkezlerinden biridir. Bu durum, Mersin’i dünya inanç ve kültür haritasında kalıcı bir referans noktası yapar. Yine Tarsus antik dönemin ünlü filozoflarının doğduğu ve yaşadığı bir yerdir.

Mersin, insanlık tarihinin en eski dönemlerinden beri küresel göç ve yerleşim rotalarının merkezindedir: Kentte UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan 4 devasa kültür varlığı bulunur. Bunlar: Alahan Manastırı, St. Paul Kilisesi ve Kuyusu, Mamure Kalesi ve Korykos Antik Kenti (Kızkalesi)’dir.

Yumuktepe Höyüğü, geçmişi M.Ö. 7000’li yıllara (Neolitik Dönem) kadar uzanan ve dünyada kesintisiz yerleşimin görüldüğü nadir arkeolojik alanlardan biridir.

Yenilenen Mersin Arkeoloji Müzesi, “Zaman Tüneli” konsepti ve interaktif alanlarıyla bölgedeki zengin Helenistik, Roma ve Osmanlı mirasını küresel standartlarda sergilemektedir.

Mersin, Türkiye’de Ankara, İstanbul ve İzmir gibi metropollerin ardından Devlet Opera ve Balesi’ne kavuşan ilk Anadolu şehirlerinden biridir. Bu kurumsal yapı, kente yüksek sanat üretimi noktasında bölgesel bir liderlik misyonu yükler. Şehir, çok sesli batı müziği ile geleneksel Akdeniz motiflerini birleştiren uluslararası standartta eserler üretir.

Mersin, küresel sanat piyasasını (müzayedeler, büyük bienaller veya film endüstrisi) domine eden bir şehir değildir. Ancak “Akdeniz çok kültürlülüğü”, “köklü arkeolojik mirası” ve “uluslararası sanat festivalleri” ile küresel kültür ağlarına başarıyla eklemlenmiş, Doğu Akdeniz’in en önemli kültürel kapılarından biridir.

Bütün bu açılardan değerlendirildiğinde aslında Mersin, Küreselleşme ve Dünya Kentleri Araştırma Ağı sınıflandırmasında “yeterlilik düzeyinde şehir” listesine girmeye adaydır.

Mersin Doğu Akdeniz’de kültür ve sanatın başkenti olabilir

Mersin’in bu bağlamda yapabileceği en iyi atılım ise kültür ve sanat alanında olacaktır. Özellikle Mersin Büyükşehir Belediyesinin ve MBB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’nın Mersin’i Doğu Akdeniz’in kültür, sanat ve felsefe başkenti yapacak olan bir anlayışla hareket etmesi, bu konudaki projeleri desteklemesi ve kente bu anlamda bir dinamizm kazandırması Mersin’i Doğu Akdeniz’de hızla yukarı taşıyacak ve Mersin’in diğer güçlü yanlarının daha da güçlenmesine ön ayak olarak yıldızını hızla parlatacaktır.

Mersin’in tarihi, coğrafi ve insan çeşitliliğinin yanı sıra düşünsel, entelektüel, akademik ve sanatsal potansiyeli buna müsaittir. Bilinenlerin dışında Mersin’de bilinmeyen ve duyulmayan ama Mersin’in adını dünyaya duyurabilecek, keşfedilmeyi bekleyen pek çok yetenek var. Yapılması gerekken şey ise bu potansiyelin doğru bir şekilde ortaya çıkmasını sağlamak, bu kişilerin kendilerini ifade edebilecekleri mecraları yaratmak ve ardından onları dünyayla buluşturmaktır.

Belki de bu insanları dünyayla buluşturmak yaşadığımız dönemde işin en kolay kısmıdır.

 

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.