Pat Durumu

“Korku, çok büyük bir silahtır”

Pat durumu satranç oyunu çıkışlı bir terim olsa da genelde tüm berabere kalma ve yenişememe durumlarında halk arasında sık kullanılır. Hatta kimi yerlerde ‘pata kaldı’ denir. Berabere kalmak ifadesi daha çok spor ve oyunlarda kullanılır.

Savaşlar için berabere kaldı denemez. Pat kaldı sanki daha uygun. Yani sonuçsuz kaldı anlamında. Savaşta sonuçsuz durumu pek mümkündür. Savaş çıkar fakat sonuçsuz kalır. Buna en iyi örnek bana göre geçmişte yaşanan 8 yıl süren İran-Irak Savaşı’dır. İki taraf da yenişemedi. Fakat ağır bir yıpratma savaşı oldu her iki taraf için de.

Savaş kazanım bakımından sonuçsuz kalsa da taraflar için kayıplar kaçınılmazdır. İnsani, ekonomik kayıplar, toplumsal travmalar, maddi manevi yıkımlar hep vardır. Sonuçsuz kalan uzun süreli savaşlar yıpratma savaşlarıdır.

Bugün baktığınızda iki süper askeri gücün büyük bir yıpratma savaşına düştüklerini görüyoruz. Askeri ve ekonomik kapasite bakımından hem Rusya’nın Ukrayna’da hem de ABD’nin İran’da hızlı sonuçlar alması beklenirdi. Nitekim savaşlar başlamadan evvel, otoriteler karşı tarafa fazla şans tanımıyordu. Ama gelinen noktada her iki büyük devlet de hızlıca sonuç alamıyor ve kayıpları günden güne artıyor.

ABD’nin buradaki kaybı daha çok ekonomiktir. Hem savaşın maliyeti hem de ülke ekonomisinde oluşan diğer kayıplardır. Ayrıca ABD büyük bir prestij kaybı yaşamaktadır. Hakeza Rusya için de aynı kayıplara ilaveten, büyük insan kayıpları ve ülke içindeki yıkımlar söz konusudur.

Ukrayna-Rusya sınır komşusu ülkeler olduğundan, insani ve maddi yıkımlar daha ağırdır. Öyle ki son zamanlarda Ukrayna, Rusya içlerinde ağır kayıplara sebep olmaktadır. ABD, İran ile sınır komşusu olmadığından şanslı sayılır.

Peki nedir Ukrayna ve İran’ı bu denli dirençli tutan? Öncelikle her iki halk da onurlu ve cesurdur. Teslimiyeti kabul etmezler. Elbette dışarıdan aldıkları yardımlar söz konusudur. Ukrayna her konuda, tüm Batı dünyasından yardım almaktadır. Para, silah, istihbarat ve teknoloji desteği… İran da aynı şekilde Çin’den, Rusya’dan ve de gönül dünyasından yardımlar almaktadır.

Fakat tüm bunlara ilaveten en büyük etken, savaş araçlarının ve teknolojisinin değişmiş olmasıdır. Artık 20. yy geride kaldı. 20. yy tüm kurumları ve zihniyeti ile birlikte yerini yeni bir dünyaya bırakıyor ve de bırakmak zorundadır. Ağır askeri teçhizat dönemi kapanırken, yerine dronlar, insansız hava, deniz ve kara araçları gelmektedir.

Ukrayna ve İran bir taraftan yardım alırken, diğer taraftan kendileri de müttefik bildiklerine yardım ediyor. Misal, İran Rusya’ya büyük ölçüde dron sevkiyatı gerçekleştiriyor. Ukrayna da sahip olduğu dron üretim tecrübesini müttefiklerine sunuyor. Öyle ki Ukrayna’nın yıllık 8 milyon adet dron üretme kapasitesine ulaştığı söyleniyor.

Yeni nesil savaşların baş aktörü dronlar hem ucuz hem hızlı üretim imkânı veriyor. Düşünsenize bir savaş uçağının veya tankın üretim maliyeti ve zamanını… Üstelik dronlar için fabrikaya bile gerek duyulmaz. Elbette bu demek değildir ki uçaklar ve tanklar işlevsiz. Fakat büyük oranda savaşın kaderini insansız unsurlar ve roketler belirliyor artık. Ayrıca Batı ülkelerinin savaşacak asker bulma sorunları da var ki buna Rusya da dâhildir. Rusya K. Kore’den ve içindeki Türk unsurlarından asker çekme peşinde.

Tüm bu doneleri karşınıza koyduğunuzda Türkiye, yeni askeri teknolojiler ve asker sayısı bakımından Avrupa ülkelerine ve komşularına nazaran daha iyi bir konumda denilebilir.

Sonuç olarak Ukrayna ve İran’da bir pat durumu kendini göstermektedir. Bu, gelecek açısından önemli sonuçlar doğurur. Zira büyük ülke – küçük ülke ayrımı savaş sahasında son buluyor belli ki.

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.