Rumlar, KKTC’ye Doğrudan Ticaretini ‘İnsan Hakları İhlali’ Olarak Değerlendirecek

LEFKOŞARum eski Başsavcı Alekos Markidis yaptığı açıklamada Avrupa Parlamentosu’nun Doğrudan Ticaret Tüzüğü ile ilgili aldığı kararın bağlayıcı olduğunu fakat bazı siyasi gelişmelerle Kuzey Kıbrıs’a ticaretin başlayabileceğini belirtti. Markidis, Kuzey Kıbrıs’a ticaretin başlaması durumunda Rum tarafının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracağını savundu. Rum eski Başsavcı Alekos Markidis AB’nin KKTC’yle doğrudan bağlantı kurulmasına müsaade edemeyeceğini, bunu yapması halinde Rum yönetiminin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracağını ve davayı da kazanacağını iddia etti. Alekos Markidis Alithia gazetesine yaptığı açıklamada, KKTC’nin “yasadışı bir devlet olduğunu” iddia ederek, bu böyle olduğu sürece Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün uygulanamayacağını, ancak Rum yönetiminin ve yetkililerinin Avrupa Parlamentosu’nda rahat davranmaması gerektiğine vurgu yaptı. Markidis, “Çünkü Avrupa Parlamentosu’nun son kararı, çok önemli ve hukuki açıdan çok ikna edici olmasına rağmen; işgal bölgeleriyle doğrudan bağlantı kurulması yolu bulunmasında ısrar eden bazılarının tavrından anlaşıldığı üzere bu meselede siyasi bir renk tonu da var. Ancak Avrupa Parlamentosu’nun kararından sonra bizim cephaneliğimizin güçlendiği kuşkusuzdur. Bu karar; aksi umulmasına rağmen daha sonra doğrudan bağlantı onaylanırsa Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracağına ve böyle bir bağlantıyı bertaraf edeceğine eminim. Birileri meseleyi yeniden Avrupa Parlamentosu’nun gündemine getirmek isterse de başaramayacak.” yorumunda bulundu.

“TÜRKLERİN UYUŞMAZLIĞINI KANITLAYAMADIK”

Adada yürütülen müzakerelere de değinen Alekos Markidis, Kıbrıs Türk ve Rum tarafları arasında yürütülmekte olan doğrudan müzakerelerin başarısız olması ve zorunlu olarak kesilmesi halinde Rumların zor duruma düşeceklerine dikkat çekti. Markidis, “BM Genel Sekreteri ve uluslararası camia, müzakerelerde ilerleme kaydedilememesinin sorumluluğunu bize yüklerse sözde KKTC’nin siyasi açıdan yükseltilmesi yönünde bir çaba harcanacak. Her gün işittiğimiz, Türk uzlaşmazlığına ilişkin bütün açıklamaların uluslar arasında karşılığı olmayacak. Çünkü Türk uzlaşmazlığı olduğu konusunda ikna etmeyi başaramadık. Türkiye; yapıcı bir oyun oynadı, biz bunu etkin şekilde göğüslemeyi başaramadık.” ifadelerini kullandı.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.