Saharov Ödülü Çinli İnsan Hakları Savunucusuna

 

Çinli insan hakları savunucusu Hu Jia, Avrupa Parlamentosu’nun düşünce özgürlüğü ödülü olan Saharov’a layık görüldü. DW’den Hai Gui, düşüncelerinden dolayı ülkesinde 3,5 yıl hapisle cezalandırılan Hu Jia’yı anlatıyor.

Çinli insan hakları savunucusu Hu Jia

Hu Jia, ilk bakışta hiç de öyle sert bir savaşçıya benzemiyor, ama konuşmaya başladığında sakin tavrı ve güçlü konuşma yeteneği bir felsefe profesörünü hatırlatıyor.

35 yaşındaki Hu, yabancı basın ile yaptığı mülakatlarda Çin’deki insan hakları ihlallerini anlatıyor, diğer demokrasi savunucularının cezaevlerinden salınması, özgürlüklerine kavuşması için çaba harcıyor. Ayrıca ülkesinde AIDS hastalarına yapılan muamelenin iyileştirilmesi ve çevre kirliliğinin durdurulması için de mücadele veriyor.

Ancak bu durum Pekin yönetimini rahatsız ediyor. Hu Jia, 2006 yılından itibaren ev hapsine alındı. Buna rağmen hükümeti ve anti demokratik uygulamaları eleştirmekten vazgeçmedi.

Çin’deki ihlalleri anlatıyordu

Pekin Olimpiyatları öncesinde, ülkesinde insan hakları ihlalleri yaşandığını tüm dünyaya duyurdu. AIDS hastalarının maruz kaldığı uygulamaları da eleştirdi. Hu, geçen yıl internet videosu ile Avrupa Parlamentosunda düzenlenen ve Çin’deki insan hakları konusunu ele alan oturuma canlı bağlanmasının ardından tutuklandı.

DW’ye verdiği bir röportajında da ülkesindeki AIDS hastalarının durumuna dikkat çekmişti. Çin’de AIDS hastalarına uygulanan dışlama ve aşağılamanın dünyada benzerine rastlanan türden olmadığını belirten Hu, bunun sebebinin ise 80’li yıllara dayandığını belirmişti.

Hu sözlerini şöyle sürdürmüştü: “O zaman Batı’dan gelen ve AIDS’in hızla yayıldığını duyuran haberler üzerine Çin yönetimi bu gelişmeyi sevinçle karşılamış ve propaganda malzemesi yapmıştı. HIV’in çöken, bozulmuş kapitalist sistemin sonucu olduğunu açıklayıp, hastalığın Batı’da yaygın olan uyuşturucu kullanımı ile homoseksüellik ve fuhuştan kaynaklandığını duyurmuştu. Bu nedenle AIDS hastaları, hastalıklarından kendileri sorumlu tutuluyor ve ‘pis, kirli varlıklarmış’ havası yaratılıyor.”

Hu’nun tutuklanması

Hu, geçen yılın sonunda tutuklanmış, ancak bu gelişme 2008 yılı başında basına yansımıştı. Hu’ya yöneltilen suçlamada 6 rejim karşıtı yazı ile Batılı basın organlarına verdiği iki röportaj yer almıştı.
Ancak Avrupa Parlamentosu’na yaptığı video bağlantısını tutuklanmasındaki asıl neden olduğu iddia ediliyor.

Avrupa’dan Hu’ya destek

Parlamento Başkanı Hans Gert Pöttering ise Hu’nun 3,5 yıl hapse mahkûm edilmesinin kabul edilemez olduğunu söylüyor. Pöttering, Hu’nun Avrupa Parlamentosu’nun oturumuna bağlanmasının uluslararası standartlar açısından normal olduğunu, küreselleşen dünyamızda her konuda görüş alışverişinde bulunmanın mümkün olması gerektiğini belirtiyor. Pöttering, “Teknik açıdan var olan bu imkânı kullanmak şart. Bu yüzden kimsenin cezalandırılması mümkün olmamalı. İnsan hakları her yerde geçerli, Çin’de de.”

Pekin yönetimi ise Hu’yu “suçlu” olarak niteliyor. Ülkesinde bu kadar tartışılan Hu, bu yıl Nobel Barış Ödülü’ne de aday gösterilmişti. Bu nedenle Hu Jia’nun Saharov Ödülü’nü alması destekçilerini sevindirdi. Almanya Başbakanı Angela Merkel’de Çin’in en ünlü insan hakları savunucusunun bu ödüle layık görülmesini memnuniyetle karşıladı ve Berlin hükümetinin Hu’nun salıverilmesi için çabalayacağını belirtti.

Hao Gui / DW

Kaynak: http://tr.clearharmony.net/articles/200901/5164.html

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.